MESAİ SAATLERİMİZ

Telefon Numaralarımız;
+90 252 317 05 28
Mesai Saatlerimiz;
Hafta İçi: 09:00-17:00
Cumartesi: 09:00-13:00
Acil Durumlarda 24 Saat GSM' numaralarımızdan Ulaşabilirsiniz...

Haberler

Kusma ve İshalli Çocuğa Yaklaşım Kusma ve ishal her yaşta çocukta sık görülen yakınmalardır. Aynı anda başlayabilir veya kusmanın ardından ishal gelebilir. Kusma ve ishalin pek çok nedeni olabilir, ancak en sık kusma nedeni sindirim sistemine alınan bir virüs veya yenilen gıdalardır. İshal de en sık yenilen gıdalardan, enfeksiyondan veya antibiyotik alımından ortaya çıkar.  Kusma anne babaları en çok endişelendiren belirtilerden biridir. Bu endişe ve panikle de bazen yanlışlar yapabilirler. Örneğin çocuğun susuz kalacağından korkup hızla birşeyler içirmeye çalışmak doğru değildir. Evet, sıvı alması gerekmektedir, ama bunun yavaş yavaş, yudum yudum olması emilebilmesine olanak sağlayacaktır. Yemek için teklifte bulunmamak en iyisidir. Altta ciddi bir neden yoksa, çoğu kusma yaklaşık 12 saatte geçecek, çocuk rahatlayacaktır. Yudum yudum vereceğiniz sıvı, su veya doktorunuzun önereceği tuz-şeker karışımı olabilir. Kusma azalınca sıvı verme hızını arttırabilirsiniz. Ancak, çocuğun susuz kaldığından endişe ediyorsanız, kaybını yerine koyamadığınızı düşünüyorsanız, hemen doktorunuza ulaşmalısınız. Sindirim sistemine aldığımız virüsler, önce kusma ardından ishale yol açarlar. İshalde de çocuğun sıvı kaybını karşılamak çok önemlidir. Eğer, ishalle kaybettiği sıvıyı verdiğiniz içeceklerle telafi edebiliyorsanız, ne kadar sık gaita yapsa da sorun olmayacaktır. Eğer, yemek istiyorsa, barsak hareketlerini hızlandırmayacak muz, şeftali, elma, patates, ekmek, pirinç, yoğurt ( özellikle probiyotik yoğurt ) gibi gıdalar verebilirsiniz. Eğer hasta anne sütü alan bir bebekse, emmeyi sürdürmekte fayda vardır, böylece ishali daha kolay atlatacaktır. Kusma ve ishal durdurucu ilaçları, doktorunuz genellikle önermeyecektir. Çünkü; kusma ve ishal vücudun kendini rahatsız eden maddeyi uzaklaştırması için faydalı mekanizmalar olarak kabul edilmektedir.  ? Details...

Lösemi Nedir?  Lösemi, bağışıklık sistemimizin önemli bir parçası olan beyaz kan hücrelerinin ( alyuvarlar ) kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşan bir çeşit kanserdir. Çocukluk çağında en sık görülen kanser türüdür. En çok görüldüğü yaşlar 2-8 yaşları arasıdır. Lösemide, kemik iliğinde çok sayıda anormal hücre kontrolsüzce çoğalır ve normal kan hücrelerinin yerini alır. Bu nedenle hasta, enfeksiyon ve kanamaya açık hale gelir. Kemik iliğinden başlayan lösemi, vücudun farklı yerlerine de yayılabilir. Çocukluk çağında en sık ALL ( Akut Lenfoblastik Lösemi ) denilen türü görülmektedir. Löseminin Nedeni Nedir? Löseminin nedeni kesin olarak bilinmiyor. Ancak, bazı risk faktörlerinden bahsedilebilir. Down sendromu gibi bazı kromozomal hastalıklar, genetik yatkınlıklar, bazı viral enfeksiyonlar, yüksek doz radyasyona maruz kalmak, benzen türü kimyasal maddelere maruz kalmak bu risk faktörleri arasındadır. Bu risklere sahip kişilerin tümünde lösemi görülmemektedir. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda, gebelik sırasında sigara içen annelerin çocuklarında artmış lösemi sıklığı saptanmıştır. Anne sütü almanın ise, çocuklarda lösemiden koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir. Löseminin Belirtileri Nelerdir? Soluk görünüm ( düşük kan değerlerine bağlı) Ateş İştahsızlık, halsizlik Kilo kaybı Kolay morarma ve kanama ( Burun kanaması, dişeti kanaması ) Gece terlemesi Kemik ve eklem ağrıları Düzelmeyen enfeksiyonlar Karında şişlik ( Karaciğer ve dalak büyümesine bağlı ) Lenf bezelerinde büyüme ( boyun, koltukaltı, kasıkta olabilir ) Lösemi Nasıl Tedavi Edilir? Çocukluk çağı lösemisi tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hastalığın türüne göre bazı tedavi protokolleri uygulanmakta, uygun tedavi ve destekle iyi sonuçlar alınmaktadır. Kemoterapi ( ilaç tedavisi ): İlaçlar hap şeklinde, iğne şeklinde olabilir veya damardan serum içinde verilebilir. Bu ilaçların etkisiyle kötü huylu hücreler yok edilmektedir. Radyoterapi ( ışın tedavisi ) Kemik iliği nakli: Nadiren bazı hastalarda gerekebilmektedir.  ? Details...

Menenjit Menenjit, beyni saran zarların iltihaplanmasıyla oluşan, hemen tedavi edilmezse işitme kaybı, beyin hasarı ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir bakteriyel enfeksiyondur. Hastalığa yakalananların %95'i 5 yaş altındaki çocuklardır. Kalabalık ortamlarda bulunan çocuk ve erişkinler daha fazla risk taşırlar. Bazı virüs türleri de daha hafif bir menenjit tablosuna yol açabilirler. Ancak, bakteriyel menenjit tıbbi bir acildir. Belirtiler Nelerdir? Ateş, şiddetli başağrısı,halsizlik, iştahsızlık, ensede ağrı veya ense sertliği, bilinç bulanıklığı, uyku hali, kusma, parlak ışığa bakamama, ciltte basmakla solmayan lekeler, havale geçirme menenjitin belirtileri olabilir. Menenjit, birkaç gün süren bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya barsak enfeksiyonu gibi de başlayabilir. Devamında çocuğun tablosu ağırlaşır, diğer belirtiler de ortaya çıkmaya başlar. Bebeklerde belirtiler daha zor anlaşılabilir. Yüksek veya düşük vücut ısısı, huzursuzluk, kucağa alınınca geçmeyen ısrarlı ağlamalar, uyku hali, beslenmede isteksizlik, kafadaki bıngıldağın normalden bombe olduğu farkedilebilir. Nasıl Bulaşır? Mikrop, solunum yoluyla veya ellerle vücuda alınır. Tanı ve Tedavi Nasıl Yapılır? Bakteriyel menenjit, tıbbi bir acildir. Çocuğun durumundan şüphelenirseniz, hemen doktorunuza başvurmalısınız. Doktor, çocuğu muayene edecek, kesin tanı için beyin omurilik sıvısından örnek alacaktır ( Bu işlemin sanılanın aksine çocuğa herhangi bir zararı yoktur, işlemin yapıldığı bölgede sinir dokusu bulunmamaktadır ). Bakteriyel etken söz konusuysa, hemen antibiyotik tedavisine başlanacak, çocuk büyük olasılıkla hastanede izleme alınacaktır. Bazen, hastayla temastaki kişilere de koruyucu ilaç verilebilir. Eğer viral bir menenjit söz konusuysa, antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Ağrı kesici, ateş düşürücü, sıvı tedavisi gibi rahatlatıcı yöntemlerle hasta takip edilecektir. Menenjiti Önlemek Mümkün mü? Hijyen kurallarına uymak, sık sık elleri yıkamak tehlikeli mikropların vücudumuza ulaşmasına engel olacaktır. Bu konuda, çocuklarımıza örnek olmalı, küçük yaşta iyi alışkanlıklar kazandırmalıyız. Özellikle çocuklarda önemli menenjit etkenleri olan H.influenza ve Pnömokok adlı bakterilerden aşıyla korunmak mümkündür. Anne sütü almanın, pekçok başka faydaları yanında, bebekleri menenjitten de koruduğu gösterilmiştir.  ? Details...

Hepatit A Hepatit A, hepatit virüslerinden birinin yol açtığı karaciğerin iltihabi hastalığıdır. Hepatit virüsleri A'dan G'ye dek uzanan geniş bir yelpazede yer alırlar, farklı özellikleri vardır. Hepatit A, ülkemizde sık görülen, zaman zaman okullarda salgınlar yapan bir hepatit türüdür. Hastayla yakın temasla, enfekte su ve gıdayla bulaşır.  Mikrop alındıktan sonra bir kuluçka döneminin ardından; cilt ve göz aklarında sararma, iştahsızlık, halsizlik, bulantı, kusma, koyu renkli idrar görülebilir. 6 yaş altı küçük çocuklar, sarılık olmadan, hatta hiç belirti olmadan da hastalığı geçirebilirler. Gençler ve erişkinlerde daha ağır seyredebilir. Hasta kişi, belirtiler görülmeden önceki birkaç haftalık dönemde de bulaşıcıdır. Bulaşıcılık sarılık veya diğer belirtiler görüldükten bir hafta sonrasına kadar sürer. Kesin tanı kan testleriyle konur. Özel bir tedavisi yoktur, hastanın genel durumunu destekleyecek tedaviler verilir.Tedavide antibiyotiğin yeri yoktur.  Hijyen kurallarına dikkat etmek, özellikle el yıkama ile enfeksiyondan korunmak mümkündür. En güvenli yöntem ise, 2 yaştan sonra iki doz halinde yapılan aşıyla korunmaktır.  ? Details...

Büyümüş Lenf Bezleri Çocuklarda lenf bezleri, genelde enfeksiyonlar sırasında şişerek özellikle boyunda gözle görülen, ele gelen kitlelere yola açarlar. Bu durum, anne babayı kaygılandırır, kötü olasılıkları akla getirir. Bu yazıda, büyümüş lenf bezleri hakkında bilinmesi gereken önemli noktalara değineceğiz. Lenf bezleri, vücudumuzun savunma sisteminin önemli bir parçasıdır. Enfeksiyonlarla savaşmak için gerekli antikorları üreten hücreler, bu bezlerde bulunur. Bir enfeksiyon sırasında, o bölgeye yakın lenf bezleri aktifleşir, büyürler ve savunma hücreleri ve antikorların üretimi artar. Böylece, vücut enfeksiyon etkenine karşı korunmuş olur. Çocukların bağışıklık sistemi, sık sık önceden karşılaşmadığı mikroplarla karşılaşmakta, onlarla baş etmeye çalışırken vücudun normal bir reaksiyonu olarak lenf bezleri büyümektedir. Belli bir bölgede büyümüş lenf bezleri, genellikle çevre dokulardaki enfeksiyonlara veya o bölgedeki cilt bütünlüğünü bozan kesik, yanık, çizik, sinek ısırığı gibi olaylara bağlıdır. Baş, boyun bölgesi çocuklarda büyümüş lenf bezlerinin en sık görüldüğü yerlerdendir. Anjin, diş veya dişeti enfeksiyonları, ağız içindeki başka enfeksiyonlar buna neden olur. Kafatasının arka bölümü, kulak arkasındaki bezlerde büyüme; bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlarda, kızamıkçık gibi bazı döküntülü hastalıklarda görülür. Eğer vücuttaki lenf bezlerinde yaygın bir büyüme saptanırsa, bu durumun nedenleri Enfeksiyonlar Bazı romatizmal hastalıklar İlaçlara reaksiyon Lösemi gibi hastalıklar olabilir. Bazen de lenf bezleri kendileri iltihaplanabilir ( bu duruma lenfadenit denir ). Bu durumda lenf bezi hızla büyür, üstünde kızarıklık, ısı artışı fark edilir. Antibiyotikle tedavi edilmesi gerekli olur. Eğer lenf bezi şişmiş, ısı artışı veya kızarıklık yoksa izleme alınır. Neden olan enfeksiyon geçtikten 1-2 hafta sonra, küçüldüğü görülür. Ancak küçük çocuklarda, bu süreç bazen aylar alabilmektedir. Eğer tüm vücutta lenf bezlerinde büyümeler varsa Beraberinde ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri varsa Şişmiş lenf bezi giderek büyüyorsa Ele sert ve hareketsiz geliyorsa Büyüklüğü 1 cm’den fazlaysa, gerekli araştırmaların yapılabilmesi için zaman kaybetmeden doktora başvurmak gereklidir  ? Details...

Zatürre Zatürre ( tıbbi adıyla pnömoni ) virüs, bakteri gibi etkenlerin yol açtığı, akciğer dokusunun tek veya iki taraflı enfeksiyonudur. Enfeksiyon, genellikle basit bir soğuk algınlığı, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar ve ilerler.  Zatürrenin lafı bile anne babaları korkutsa da, riskli bazı gruplar dışında ayaktan tedaviyle yüz güldürücü sonuçlar alınan bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi zayıf, iyi beslenememiş, kronik hastalıkları olan çocuklar, prematür bebekler, sigara dumanına maruz kalan çocuklar daha riskli gruplardır, zatürreyi ağır geçirebilir, tedavi için hastaneye yatmaları gerekebilir.     Belirtiler Nelerdir? Ateş, titreme, üşüme, terleme Öksürük, balgam Göğüs / sırt ağrısı Hızlı nefes alıp verme Göğüste hırıltı Nefes alıp verirken göğüs duvarında içe çekilmeler Kusma Başağrısı Kas ağrısı Halsizlik, iştahsızlık Bebekte emmeyi reddetme görülebilir Nasıl Bulaşır? Hasta kişiyle yakın temasla, onun aksırık, öksürüğünden, aynı tabak, çatal, kaşığı kullanmakla bulaşır. Ancak, mikrobu alan herkeste zatürre görülmeyecek, bazıları hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirecektir. Nasıl Tanı Konur? Şikayetleri dinleyen doktor, muayeneden sonra akciğer filmi, kan testleri, balgam kültürü gibi testler isteyebilir. Nasıl Tedavi Edilir? Bakterilerin yol açtığı zatürreler antibiyotikle tedavi edilir. Çoğu hasta, antibiyotik tedavisini evde alabilir. Tedaviyi doktorun önerdiği süre boyunca almak, iyileşme görülünce kesmemek çok önemlidir. Viral kaynaklı zatürrelerde antibiyotikler işe yaramaz, hastanın genel durumunu destekleyici tedaviler yapılır. Solunum sıkıntısı, morarmaları olan hastalar hastaneye yatırılarak tedavi edilirler. Bol sıvı alımını sağlamak iyileşmeye, balgamın atılmasına yardımcı olacaktır.  Doktor önerisi olmadan, rasgele öksürük şurubu kullanmak yarardan çok zarar verebilir. Öksürük, vücudun balgamı atmak için ihtiyaç duyduğu normal bir savunma mekanizmasıdır. Ağrı kesici, ateş düşürücüler bazen gerekli olabilir. Korunma İçin Neler Yapabiliriz? Çocukluk çağı aşıları; H.influenza, kızamık gibi bazı zatürre etkenlerine karşı koruyucudur. Çocuklarda en sık zatürre etkeni olan pnömokoklara karşı 2 yaş altında kullanılabilecek pnömokok aşısı artık ülkemizde de mevcuttur. Grip aşısı da riskli çocuklar için yararlıdır. Çocuklarımızın aşılarının tam olmasını sağlamalıyız. Çocukları, bebekleri sigara dumanına maruz bırakmamalıyız. Anne sütü alan bebeklerin her tür enfeksiyona karşı daha korunaklı olduğunu unutmamalı, bebeklerimizi mümkün olduğunca anne sütüyle beslemeliyiz. Çocuklarımızı hasta kişilerle temastan korumalı, enfeksiyonların sık görüldüğü mevsimlerde onları kalabalık ortamlarda bulundurmamaya gayret etmeliyiz.  Anlayacağı yaşa gelince çocuklarımıza el yıkamanın önemini anlatmalı, el yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız. Dengeli beslenmelerini sağlamalıyız.  ? Details...

Suçiçeği Suçiçeği, varisella- zoster virüsünün yol açtığı döküntülü bir hastalıktır. En sık ilkokul çağındaki çocuklarda görülür, kış sonu ve ilbaharda salgınlar yapar.  Suçiçeğinin kaşıntılı, su dolu kabarcıklardan oluşan döküntüsü önce gövde ve yüzde başlar, ardından ağız içi dahil olmak üzere tüm vücuda yayılır. Hasta çocukta ateş, iştahsızlık, halsizlik görülür. Çok bulaşıcı bir hastalıktır. Solunum yolu ve yakın temasla bulaşır . Ev içi temasta bulaşma riski % 80-90 'dır. Tüm döküntü kabuklanana kadar ( yaklaşık 1 hafta ) bulaşıcıdır. Hasta çocuk 1 hafta sonra okula gidebilir. Hastayla temastan 10-21 gün sonrasında da diğer çocuklarda döküntü başlar. Hasta çocuğun izole edilmesi önemlidir, ancak döküntü başlamadan 1-2 gün öncesinde de bulaşıcı olduğundan diğerlerini tam olarak korumak için yeterli olmayacaktır.  1 yaşı dolduran çocuklar aşıyla korunabilir. Suçiçeği geçirmemiş hamileler, yenidoğan bebekler, bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi bir hastalığı olanlar suçiçeği ile temastan kaçınmalıdırlar. Hastalığın sık görülen ateş, kaşıntı gibi yakınmalarına karşı doktorunuz bazı ilaçlar önerecektir. Özellikle kaşıntının önlenip cilt döküntüsünün iltihaplı yaralara dönüşmesi engellenmelidir.  ? Details...

Bebeklerde Reflü   Bebeklerde Reflü  Mide içeriğinin sindirim borusuna geri kaçması olarak tanımlanan REFLÜ her yaşta çocuk ve erişkinde görülse de, en sık olarak görüldüğü dönem bebeklik dönemidir. Bebeklerde Reflü Neden Sık Görülür? Normalde sindirim borusunun alt ucundaki kaslar gevşeyerek gıdaların mideye geçişine izin verir, ardından kasılarak geri kaçışa engel olur. Bebeklerde, bu kapakçık mekanizması henüz yeterince çalışmamaktadır. Bebeklerin sıvı gıdayla beslenmeleri, çoğunlukla yatar pozisyonda olmaları da reflüyü kolaylaştırmaktadır. Fizyolojik Reflü Nedir? Bebekte, sık görülen reflü çoğunlukla fizyolojiktir, yani hastalık olarak kabul edilmez. Bu bebekler iyi beslenip kilo alırlar, keyifleri yerindedir. Sadece aile çok kustuğundan şikayetçidir. Bebek büyüdükçe, katı gıdalara geçtikçe, mide girişindeki kapakçık daha iyi çalıştıkça kusma giderek azalacaktır. Böyle bebeklere, tedavi vermek gerekmeyecektir. Reflü Ne Zaman Hastalık Olarak Kabul Edilir? Eğer çok kusan bebek, iyi kilo alamıyorsa veya asitli mide içeriğinin sindirim borusunu, akciğerleri tahriş etmesi nedeniyle aşağıdaki belirtilerin bazılarını gösteriyorsa, reflü hastalığından söz edilebilir. Beslenme sonrası veya yatarken aşırı huzursuzluk Aç olmasına rağmen az miktar emip bırakma Ağızdan aşırı miktarda salya akıtma Aşırı ağlamalar ( bazen gaz sancısı ile karışabilir ) Hırıltı, geçmeyen öksürük, tekrarlayan zatürreler Kronik ses kısıklığı Reflü Ne Zamana Kadar Sürer? Bebek büyüdükçe, büyük olasılıkla, reflü azalıp kaybolacaktır. İlk 6 ayda düzeldiği gibi 18-24 aya kadar süren reflüler de görülmektedir. Tüm vakaların % 80‘i, 2 yaşa kadar kendiliğinden geçmektedir. Reflü Nasıl Tedavi Edilir? Çoğu bebekte ilaca gerek kalmadan, aşağıdaki basit önlemlerle rahatlama sağlanabilir. Sık sık, az az besleme Beslenme sırasında sık sık gaz çıkarma Mümkün olduğunca anne sütüyle besleme ( mamaların içerdiği inek sütü proteinine karşı alerji de, reflüye yol açar) Yatarken başın biraz yüksekte olması reflüyü azaltacaktır. Mama ile beslenen bebeklerde daha koyu kıvamlı özel mamalar denenebilir. Bu önlemlerle yanıt alınamazsa, önce ilaç tedavisi, çok nadiren de cerrahi tedavi gerekli olabilir.  ? Details...

Orta Kulak İltihabı (Akut Otit Media) Özellikle küçük yaşta çocuğu olan aileler için orta kulak iltihabı ( tıbbi adıyla otit ) ne yazık ki, çok tanıdıktır. Küçük çocukları en sık doktora getiren enfeksiyon sebeplerinden biri orta kulak iltihabıdır. Ani ağlamalar, şiddetli kulak ağrısıyla aileyi de çocuğu da üzen bir tablodur. Neden Çocuklarda Orta Kulak İltihabı Sık Görülür? Çocuklarda, özellikle 6 ay- 2 yaş arası, başka bir risk faktörü olmasa da anotomik olarak östaki tüpleri (genizden orta kulağa uzanan tüp), erişkindekine göre daha kısa ve yatay olduğu için, burun veya boğazdaki mikroplar kolayca orta kulağa kadar ilerleyebilmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi henüz yeni gelişmekte olduğundan sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirler, bu da orta kulak enfeksiyonuna zemin hazırlar. Diğer Risk Faktörleri Nelerdir? Sigara dumanına maruz kalmak Yatar pozisyonda biberonla beslenmek Yuva, kreş gibi kalabalık ortamlarda bulunmak Allerjik bünye- özellikle inek sütü, ev tozu allerjileri Kulağa Su Kaçması Orta Kulak Enfeksiyonuna Yol Açar mı? Hayır. Mikrop kulağa dışarıdan değil içeriden (boğazdan) gelip enfeksiyona yol açar. Annelerin, banyoda kulağına su kaçırıp kulağının iltihaplanmasına yol açtım diye üzülmesine gerek yoktur! Nasıl Anlaşılır? Derdini anlatabilen yaşta bir çocuksa, zaten kulak ağrısını tarif edecektir. Özellikle gece, yatınca artan veya aniden uykudan uyandıran bir ağrı görülebilir. Daha küçük çocuklarda ise, huzursuzluk, ağlama, uyuyamama kulak ağrısına işaret edebilir. Kulakla oynama, kulağı çekiştirme bebeklerde her zaman kulak iltihabı demek değildir. Çoğu bebek bunu sırf meraktan veya diş çıkarırken yapar. Gerçekten iltihap olduğunda ise, çoğu zaman kulağı ellemeyecek veya elletmek istemeyecektir. Ateş görülebilir. Kusma, ishal görülebilir. Bazen kulaktan kanlı veya iltihaplı akıntı görülebilir. Bu yakınmalarla doktora gittiğinizde, doktorunuz kulak muayenesi ile kesin tanıya ulaşacaktır. Otit Nasıl Tedavi Edilir? Tedavide temel amaç, ağrı kesiciyle çocuğu rahatlatmak ve antibiyotikle enfeksiyonu ortadan kaldırmaktır. Tedavide doktorun önerdiği süre ve doza uymak önemlidir. Korunmak İçin Neler Yapılabilir? Öncelikle dengeli beslenme, uygun aşılama ile çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlü tutmalısınız. Anne sütü alan bebeklerin, diğer pek çok enfeksiyon gibi orta kulak iltihabına karşı da korunaklı olduğunu unutmamalı, ilk 6 ay bebeğinizi sadece anne sütüyle beslemelisiniz. Bebeğe yatar pozisyonda biberon vermemelisiniz. Özellikle yuva gibi kalabalık ortamlarda bulunan çocuğa el yıkama alışkanlığı kazandırmalısınız. Bebek ve çocukları sigara dumanından uzak tutmalısınız.  ? Details...

Kızıl Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. Diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı antibiyotik tedavisi gerektirmesidir.  Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini oldukça kötü hissetmekte, başağrısı, karın ağrısı, bulantıdan şikayet etmektedir. Mikrop, boğaza alındıktan 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır. Kasık ve koltuk altında daha yoğun olabilir. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür, dokununca zımpara kağıdı hissi verir. Bu sırada, hastanın dili de beyaz veya kırmızı çileğe benzer bir görünüm alabilir. Kesin tanı, boğazdan alınacak kültürde streptokok bakterisinin gösterilmesiyle konur. Streptokok anjini geçiren biriyle yakın temas, aynı bardak, çatal-kaşığı kullanmakla mikrop bulaşır. Temastan sonra kuluçka dönemi 2-5 gündür. Ancak, kişinin hassasiyetine bağlı olarak aynı mikrobu alan başka biri, cilt döküntüsü olmadan sadece anjin geçirebilir. Hasta kişi, tedavi başlandıktan 24 saat sonra artık bulaşıcı değildir.  Kızılda, en önemli nokta doktorun önerdiği antibiyotik tedavisini uygun şekilde kullanmak, önerilenden önce kesmemektir. Doktorunuz, eğer iğne değil de ağızdan tedaviyi tercih ederse, antibiyotik şurubu 10 gün vermeniz gerekecektir. Bu, boğazdan mikrobun tam olarak silinebilmesi ve romatizmal ateş gibi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Çocuğun boğazı acıyacağı için kolay yutabileceği sıvı, yumuşak kıvamlı gıdalar vermek, ılık tuzlu suyla gargara yaptırmak rahatlatıcı olacaktır. Ateş için doktorunuzun önereceği ateş düşürücüyü birkaç gün kullanmanız gerekebilir. Günümüzde kızıl artık korkunç bir hastalık değildir, ancak tedavi edilmesi gereken bir döküntülü hastalık olduğu da unutulmamalıdır.  ? Details...

--= NFSP =--

ÇOCUKLARDA ATEŞ ve ATEŞLİ HAVALE  Normalin üstündeki vücut ısısı olarak tanımlayabileceğimiz ateş, anne babaları korkutsa da aslında çocuk için zararlı değil hatta yararlıdır. Çocuk hastalıklarında, özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur, kendi başına bir hastalık değildir. Ateş, vücudun enfeksiyon etkeniyle savaşmasını, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar. Kaç Dereceye Ateş Demeliyiz? Bu, ateşin ölçüldüğü yere göre değişir. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, ağızdan 37.5 , koltuk altından 37.2, kulaktan 38 derecenin üstündeki değerler ateş olarak kabul edilmelidir. Ateş Ne Kadar Yükselirse Tehlikeli Olur?  Ateşli bir çocuğu değerlendirirken, ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu yol gösterici olmalıdır. Ateşin ne kadar yüksek olduğu, hastalığın ağırlığının bir göstergesi değildir. Çocuklarda ateşin en sık nedeni olan basit viral enfeksiyonlar, 39-40 derece ateşe neden olabilir. Tam tersine, bazı ciddi hastalıklar da çok yüksek ateşe yol açmayabilir. Ancak 0-3 ay arası bebeklerde, normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısı- değer kaç olursa olsun- hemen doktora ulaşmayı gerektirir. Daha büyük çocuklarda, çocuğun genel durumuna dikkat etmek gerekir. Eğer çocuk uyanık, aktifse, oynuyorsa, yiyip içebiliyorsa, uykusu iyiyse, solunumu normalse çok korkmaya gerek yoktur. Ancak eğer; uyku hali, huzursuzluk, solunum zorluğu varsa, yeme içmeyi reddediyorsa, şiddetli başağrısı varsa, ateşi düşse de genel durumu düzelmiyorsa veya ateş 24-48 saatten uzun sürerse yine doktora ulaşmak gerekir. Çoğu anne babanın ateşle birlikte aklına gelen havale geçirme olasılığı ise, ancak bazı ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülmektedir. ( Buna yazının devamında ayrıca değineceğiz) Ateşin Nedenleri Nelerdir?  Virüs veya bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar: Soğuk algınlığı, grip gibi enfeksiyonlar ateşin sık görülen nedenleridir. Soğuk algınlığında ilk 24 saat tek bulgu ateş olabilir, diğer belirtiler arkadan gelir. Anjin, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonu da ateşe yol açar. Nadiren zatürre, menenjit, tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar da ateşin nedeni olarak saptanabilir. Aşılar: Bazı aşılardan sonra ateş görülebilir, aşıyı yaparken doktorunuz sizi uyaracaktır. Fazla kalın giydirme: Küçük bebekler, özellikle yenidoğanlar sıcak ortamlarda fazla giyimli olurlarsa, vücut ısılarını dengeleyemediklerinden ateşleri çıkacaktır. Romatizmal hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları,lösemi, lenfoma gibi hastalıklar ise uzun süren ateşlerde araştırılması gereken nedenlerdir. Ateşli Çocuğa Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?  Öncelikle, ateşin düşmanımız değil dostumuz olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Ateşin yükselmesiyle, vücut enfeksiyon etkeniyle daha iyi savaşabilmektedir. O halde, ateşli çocukta hemen ateşi düşürmeye çalışmak gereksizdir. Eğer bir enfeksiyon söz konusuysa, ateşi düşürmek enfeksiyonu daha çabuk iyileştirmeyecek, nedeni ortadan kaldırmayacaktır. Ancak çocuk ateşli dönemde kendini kötü hissediyorsa, halsizse ateş düşürücü ilaçların yardımıyla kendini daha iyi hissedecektir. Bu durumda, doktorun önereceği parasetamol veya ibufen grubu ateş düşürücüler kullanılabilir. Ateşli çocuğun, normalden fazla sıvı almasına, susuz kalmamasına dikkat etmek gerekir. Eğer ateş çok yüksek değilse ve çocuk kendini kötü hissetmiyorsa, ilaç vermeden önce üzeri soyulup ılık bir duş aldırılabilir. Bulunduğu oda serin tutulmalı, giysileri mümkün olduğunca ince ve pamuklu olmalıdır. Ateşli Havale Nedir? Ateşli havale, 6 ay- 5 yaş arası ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülen bir havale ( nöbet ) türüdür. Görülme sıklığı yaklaşık yüzde 3 ‘tür. Ateşli havaleye ailesel bir yatkınlık söz konusudur. Ateşli havale geçiren çocukların anne, baba veya yakınlarında çocuklukta ateşli havale geçirme öyküsü saptanabilir. Ateşli Havalede Ne Görülür? Çocuk aniden bilincini kaybeder, vücudu, kol ve bacakları kilitlenir. Ardından kasılmalar başlar, gözleri kayabilir.Altını ıslatabilir. Rengi solar. Genelde birkaç saniyeden 1-2 dakikaya dek sürer ve kendiliğinden geçer. Kasılmaların ardından çocuk derin bir uykuya dalmış gibi görünür. Ateşli Havale Sırasında Ne Yapmak Gerekir? Çocuğunun havale geçirdiğine tanık olmak, anne babalar için korkunç bir deneyimdir. Özellikle ilk defa böyle bir olay yaşanıyorsa, soğukkanlılığını korumak, paniğe kapılmamak pek kolay değildir. Ancak elden geldiğince sakin olmak, çocuğun da yararına olacaktır. Nöbet sırasında boğulma, tıkanmayı önlemek için çocuğun başı yana çevrilir. Ağzını açmaya çalışmak doğru değildir. Üzerinde sıkı giysiler varsa, açılıp gevşetilmesi uygun olur. Nöbet sonrası, ateşi düşürmek için ilaç verilebilir. İlk ateşli havale mutlaka doktor tarafından değerlendirilmeli, ateşe neden olan etken saptanıp buna uygun tedavi başlanmalıdır. Tekrarlayan ateşli havaleler geçiren çocuklarda, aileye nöbet sırasında makattan verilecek, nöbeti durduracak bir ilaç önerilebilir. Ateşli Havalenin Tehlikesi Nedir? Korkutucu görünümüne rağmen, ateşli havale geçirmek çocuklarda kalıcı bir hasara, nörolojik bir bozukluğa neden olmaz. Bir kez ateşli havale geçiren çocuk, ateşli olduğu dönemlerde tekrar havale geçirebilir. Yaşı büyüdükçe bu risk azalacak, 5-6 yaştan sonra ateşli havale görülmeyecektir.  ? Details...

DİL SEÇİMİ

English Arabic Bulgarian Croatian Czech Danish Dutch Finnish French German Greek Hindi Italian Japanese Korean Norwegian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Swedish Catalan Filipino Hebrew Indonesian Latvian Lithuanian Serbian Slovak Slovenian Ukrainian Vietnamese Albanian Estonian Galician Hungarian Maltese Thai Turkish

İSTATİSTİK

BUGÜN56
DÜN309
BU HAFTA656
BU AY6235
TOPLAM867312

(C) BilCELL
Büyüme ve Gelişme
5 Yaş Çocuğunun,

Beslenmesi
Artık çocuğunuzun sevdiği ve sevmediği gıdalar belirlenmiştir.
Sağlıklı, besleyici öğün ve ara öğünlerle gereksinimlerini karşılamasını sağlayın.
Kahvaltı öğününü atlamasına izin vermeyin, kahvaltı alışkanlığı kazandırın.
Yemek saatleri, ailenin bir araya geldiği huzurlu zamanlar olmalı, çocukta iyi anılar bırakmalıdır. Yemekleri TV karşısında yemeyin.
Büyümesine katkısı olmayan, gereksiz kalori içeren gıdalardan çocuğunuzu uzak tutun.
İyi beslenme alışkanlıklarıyla çocuğa örnek olun.
Gıda seçiminde, yemek hazırlığında yardım etmeyi çoğu çocuk zevkle yapar, işin içine katıldığı zaman daha zevkle de yiyecektir.
Dişleri
Süt dişleri dökülmeye başlayabilir.
Diş bakımının önemini vurgulayın ve iyi bir örnek oluşturun. En azından sabah ve akşam diş fırçalamasını sağlayın.
Diş macununu az miktar kullanın, tüpten yemesine izin vermeyin.
Diş fırçalarken, özellikle azı dişleri temizleyip temizleyemediğini kontrol edin.
Dişe yapışan abur cuburlar vermeyin.
Diş hekimiyle tanıştırın, gereksiz korkuların oluşmasına yol açacak davranışlardan kaçının.
Fiziksel Gelişimi
5 yaş çocuğu neler yapabilir?
Parmak ucunda yürüyebilir.
Üç tekerlekli bisikleti iyi kullanır.
Kalemi iyi kullanır.
10 veya daha fazla küpten kule yapabilir.
Dişlerini fırçalayabilir.
Şakaları sever.
Kendisi giyinir, ancak düğme ve bağcıklarda yardım ister.
Daire, üçgen, artı gibi şekilleri kopya edebilir.
Üç veya daha fazla parçadan oluşan insan resmi çizebilir.
Ev işlerine ufak çapta yardım edebilir.
Öğrenmesini nasıl desteklersiniz?
Boyama, kesme, yapıştırma içeren el işleri yaptırın
Hayal gücüne dayalı oyunları destekleyin.
Fiziksel egzersize dayalı oyunlar oynatın.
Küplerle, Legolarla kuleler, evler inşa etmesini sağlayın.
Kendi kendine giyinmesini destekleyin.
Kır gezileriyle doğayı tanımasına yardım edin.
Dil Gelişimi
Neler Yapabilir?
Saymaya başlar.
Temel renkleri bilir.
Bazı basit kelimeleri açıklayabilir.
Harfleri tanıyabilir.
Bozuk paraları tanıyabilir.
Şarkı söyler.
Basit öyküler anlatır.
Benzer ve zıt kavramlarını anlar.
Çocuğun dil gelişimini nasıl desteklersiniz?
Ona kitap okuyun.
Birlikte şarkılar söyleyin.
Renkleri gösterin.
Saymayı oyunlarla gösterin.
Sosyal ve Duygusal Gelişimi
Anaokuluyla birlikte yeni beklentiler ve kurallarla tanışır.
Diğer çocuklarla birlikte oyunlar oynar, paylaşabilir.
Vücudunu merak eder.
Diğer çocukların veya kardeşlerinin yaptığı şeyleri yapmak ister.
Kendi cinsiyetini bilir.
Bebeklerin nereden geldiğini merak edip sorabilir.
Doğru, yanlış gibi kavramları öğrenir.
Kendi duygularını kelimelerle daha iyi anlatabilir.
Kolayca utanır.
Yanlış davranınca suçluluk hisseder.
Oyun sırasında daha yaratıcıdır.
Hayalle gerçeğin farkını henüz ifade edemez.
Ailece yapılan aktivitelerden hoşlanır.
Çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi için neler yapabilirsiniz?
Okuldaki aktivitelere katılımını destekleyin.
Yaşıtlarıyla oynayacağı, enerjisini boşaltabileceği fırsatlar yaratın.
Vücuduyla ilgili, bebeklerin nasıl olduğu ile ilgili sorularına anlayacağı, basit ve dürüst yanıtlar verin.
İyi davranışlarını takdir edin,böylece bu davranışlar kalıcı olacaktır.
Günlük yaşadıklarını, duygu ve düşüncelerini paylaşmasına fırsat verin.
Disiplini
Ona koyduğunuz sınırlar konusunda kararlı ve tutarlı olun.
İyi davranışlarını övün, takdir edin.
Onu başkalarının yanında eleştirmeyin.
Doğru ve yanlış davranışların neler olduğunu öğretin.
Oyun sırasında kurallara uymasını isteyin.
Okula Hazırlığı
Okula hazır olduğunu nasıl anlarsınız?
Düz çizgi çizebiliyorsa
Bir üçgeni kopyalayabiliyorsa
Tek ayak üstünde 10 saniye dengesini koruyabiliyorsa
Erişkin cümle yapısıyla konuşuyorsa
Diğer çocuklarla sorunsuz oynuyorsa
Yarım gün evden uzak kalabiliyorsa
Üç bölümlü bir emri yerine getirebiliyorsa fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan okula başlamaya hazır demektir.
Okul öncesi dönemde, sık sık okuldan, orada yapacağı güzel şeylerden bahsedin. Başlamadan önce okula götürün ve etrafı tanımasını sağlayın. Okul ihtiyaçlarını birlikte satın alın, çoğu çocuk için bu alışveriş çok zevkli bir süreçtir.
Okul Korkusu
Okula başlama, 5 yaş çocuğu için önemli bir basamaktır. Uygun bir hazırlık yapıldığında, önceden yuva deneyimi olmayan çocuklar bile anasınıfına kolay uyum sağlarlar.
Ancak bazı çocuklarda da, okul korkusu görülmektedir. Bu durum, aşırı endişe, gerginlik, karın ağrısı, kusma, iştahsızlık, yorgunluk, uykusuzluk gibi tablolara neden olabilir. Bununla karşılaştığınızda, çocuğunuzla konuşarak korkusunun nedenini anlamaya çalışın. Eğer, çözülmesi gereken somut bir problem yoksa, okula gitmesi konusunda kararlı olun. Ertelemek sadece olayı daha da zorlaştıracaktır.
Nasıl yardım edebilirsiniz?
Çocuğunuza karşı dürüst olun, okulla ilgili sorularına gerçekçi cevaplar verin.
Önceden öğretmenle tanışın.
Okula başlamayı büyüme sürecinin bir parçası olarak değerlendirin.
Çocuğunuzun gösterdiği iyi davranışları övün.
Okula uyumunu veya başarısını başkalarıyla kıyaslamayın.
Okul saatleri dışında birlikte zaman geçirin, onu dinlemeye zaman ayırın.
Televizyon
 
Aşırı televizyon izlemenin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisi iyi bilinmektedir. Bunu engellemek ve TV kumandasına kumanda etmek anne babanın sorumluğundadır.
TV bağımlısı olan çocuklar, fiziksel aktivite ve arkadaşlarla oyuna, daha az zaman ayırmakta, daha kilolu olmaktadırlar. İzledikleri reklamlarda gördükleri zararlı ürünleri tüketerek kötü beslenme alışkanlıkları kazanmaktadırlar. Bu çocuklarda şiddete eğilim ve kötü alışkanlıklar daha sık görülmektedir.
Anne babalara düşen görev, çocuğun TV karşısında geçirdiği süreyi kısıtlamak, TV izlerken onun yanında olup gerekli açıklamaları yapmak, boş zamanlarını değerlendireceği başka alanlara çocuğu yöneltmektir. Bu arada, ne söylersek söyleyelim çocuklarımızın özellikle bizim davranışlarımızdan etkilendiğini unutmamalı ve televizyon izleme konusunda da çocuklarımıza iyi örnek olmalıyız.
Güvenliği
5 yaş çocuğu artık daha çok şeyi kendi başına yapmayı öğrenmektedir, fakat güvenliğini sağlamada halen desteğe ihtiyacı vardır, henüz tehlikeyi değerlendiremez.
Güvenli bisiklete binebileceği yerleri gösterin, işlek cadde ve sokaklarda bisiklete binmesine izin vermeyin. Başına kask giymesini sağlayın.
Yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeyi öğretin.
Arabada emniyet kemeri bağlamadan yolculuk etmesine izin vermeyin. Ön koltukta yolculuk etmesine izin vermeyin.
Hareket halindeyken aracın kapılarını kilitli tutun.
Ateşle, kibritle oynamamayı öğretin. Bunları ulaşamayacağı yerlerde tutun.
Yalnızken yüzmesine veya suyun yakınında oynamasına izin vermeyin.
Asla çocuğu evde yalnız bırakmayın.
Yabancı hayvanlarla oynamamasını, onları kızdırmamasını öğretin.
Size ulaşabileceği bir telefon numarasını öğretin.
Yabancılarla bir yere gitmemesini öğretin.

 
3-4 Yaş

Beslenme:
Bu yaştaki çocuğun iyi beslenme alışkanlıkları kazanmasında ailece yenen yemekler önemlidir, bu alışkanlıklar ömür boyu devam edecektir.

Onun yemesini istediğiniz gıdaları siz de yiyerek çocuğa iyi örnek oluşturmalısınız.

 
Ona yemek hazırlamada, sofra kurmada ufak görevler verebilirsiniz.

İştah konusunu problem haline getirmeyin, acıkınca yiyeceğine inanın.

Sevdiği ve sevmediği gıdalar olabilir ve bunlar sık sık değişebilir.

Bir gıdayı reddederse ısrar etmeyin, bir süre sonra farklı bir şekilde tekrar deneyin.

Yemeğini yemeyince aç kalmasın diye abur cubur vermeyin.

Gıdayı ödül veya ceza olarak kullanmayın.

Tuvalet eğitimi:
3 yaş çocukları halen gece ve gündüz bez kullanıyor olabilirler. 4 yaşta ise, bazıları halen gece beze gerek duyarlar. Bunun için onu suçlamayın veya utandırmayın, her çocuğun bezden kurtulma yaşı farklıdır. Her olumlu gelişmede memnuniyetinizi belirtmeyi unutmayın.

Güvenlik:
 
Oyun parkında gözetim altında tutun.

Araba yolculuklarında uygun şekilde bağlandığından ve kapıların kilitli olduğundan emin olun.

Evde silah bulundurmayın.

Ateş ve kibritle oynamamayı öğretin, kibritleri ulaşamayacağı yerde tutun.

İlaçları ulaşamayacağı bir yerde ve kilit altında tutun.

Banyoda ve sudayken asla yalnız bırakmayın.

Gelişim:
 
Bu yaşlarda çocuk iyi yürür ve koşar.

Tek ayak üstünde denge kurabilir.

Üç tekerlekli bisiklete binebilir.

Kapıları açabilir.

Daire çizebilir.

Kare ve üçgeni tanır.

8-9 küpten kule yapabilir.

Renkleri tanımaya başlar.

Kalem ve makas kullanmaya başlar.

Aç, yorgun, üşümüş gibi kelimelerin anlamını bilir.

Çoğu kelimeyi anlaşılır şekilde söyler.

Adını, yaşını, cinsiyetini bilir.

Vücudunu merak eder.

Başka çocuklarla oynar, ancak paylaşmayı başaramayabilir.

Anaokuluna veya oyun grubuna katılabilir.

Gelişimi Nasıl Destekleyebilirsiniz?
Kum, su, toprakla oynamasına izin verin.

Parmak boyası yaptırın.

Oyun hamuru ile oynatın.

Masayı kurmaya yardım ettirin.

Cisimlerin adlarını, renklerini söyleyin.

Parçaları bir araya getirip bir şeyler yapacağı oyuncaklar ( lego, küpler gibi) alın.

Sorularını cevaplandırın.

Yeni kelimeler öğrenmesine yardım edin.

Öyküler, masallar okuyun.

Televizyon izlemeyi kısıtlayın.

Başka çocuklarla bir araya getirin.

Değişik ortamlarda bulunmasını, yeni arkadaşlarla tanışmasını sağlayın.

Disiplin:
Kurallar ve yasaklar konusunda tutarlı olun.

Ondan ne istediğinizi açıkça anlatın ve iyi davranışlarını övün.

İstenmeyen davranışların neden istenmediğini anlatıp açıklayın.

 

 
2 Yaş

Beslenme:
Artık çocuğunuz aile sofrasında sizinle birlikte yemek yemeli, kendisini ailenin bir parçası olarak hissetmelidir. Kendi kendine yemesine, hangi yemekten ve ne miktar yiyeceğine kendisinin karar vermesine izin verin. Sizin göreviniz, ona sağlıklı seçenekler sunmak, sağlıklı beslenme alışkanlıklarına örnek oluşturmaktır. Çocuklar, anne babaların öğütlerinden çok yaptıklarından etkilenirler. Kendiniz sürekli kola içerken, çocuğa ayran vermeniz pek kabul görmeyecektir.

Diş Bakımı:
Günde en az iki kez dişler fırçalanmalıdır. Bunu yaparken ona yardımcı olun veya kendisi fırçalayıp bitirdiğinde kontrol edin. Diş macununu az miktarda ( bir mercimek tanesi kadar ) kullanın.

Disiplin:
2 yaş çocuğu sürekli ' hayır ' diyen, sizi reddeden, sınırlarını test eden bir çocuktur. Ne kadar sinir bozucu olsa da, bu gelişimin normal bir parçasıdır. Makul kurallar koyun ve bunlara uymasını kararlılıkla isteyin.

Bu zor dönemi daha kolay atlatmak için:

Sorun çıkmadan önce tedbir alın. Çocuğun zarar vereceği veya kendisinin zarar göreceği eşyaları ortadan kaldırın. Böylece sürekli ' Ona dokunma ' demek zorunda kalmazsınız.

Uygun olmayan bir davranış saptadığınızda, hemen başka bir eşya veya oyuncakla dikkatini dağıtın.

Eğer bir kurala uymazsa, bir açıklama yapın ve 1-2 dakikalığına onu sakin bir köşede oturtun ( Mola verin ). Bu mola süresi her yaş için 1 dakika olarak uygulanabilir.

Yerine getiremeyeceğiniz boş tehditlerle onu korkutmayın.

İyi davranışı takdir edin.

Tuvalet Eğitimi:
Eğer çocuğunuz bezinin ıslandığını, kirlendiğini farkediyorsa, belki de tuvalet eğitimi için uygun zaman gelmiştir. Tuvaleti kullanma konusunda istekliyse, ona bir lazımlık alabilirsiniz. Bu süreçte ondan çok fazla şey beklemeyin, onu utandırmayın, başarılarını takdirle karşılayın.

Fiziksel Gelişim:
2 yaş çocuğu sürekli hareket halindedir.

Koşar, bir yerlere tırmanır.

Kendi başına merdiven inip çıkabilir.

Parmak ucunda yürüyebilir.

3-5 küple kule yapar.

Büyük düğmeleri ilikleyip çözebilir.

Gece uyku saati geldiğinde durmak ona zor gelir.

Duygusal Gelişim:
Kolayca kızar, sabırsızdır, öfkelenince ağlar.

Herşeyi kendi istediğince yapmak ister.

Her denileni reddeder, en sevdiği kelime ' Hayır 'dır.

Günlük düzen değişikliklerinden rahatsız olur.

Sosyal Gelişim:
Kardeşleriyle daha çok ilgilenmeye başlar.

Başka çocuklarla aynı ortamda oynamayı sever, ancak henüz birlikte oynamaz.

Paylaşmayı bilmez, herşeyin kendisine ait olduğunu zanneder.

Başka çocukları itip kakabilir, vurabilir.

Zihinsel Gelişim:
2 yaşın sonunda 3-5 kelimelik cümleler kurabilir.

Kullandığı kelimelerden çok daha fazlasını anlar.

Anlaşılmazsa hayal kırıklığına uğrar.

Karar vermede zorlanır.

Gelişimi Nasıl Desteklersiniz?
Onunla oynayın ve nasıl oyun oynanacağını gösterin. Başka çocuklarla biraraya getirin, ancak henüz birlikte oynamaz ve oyuncaklarını paylaşmazlar.

TV karşısında saatler geçirmesine izin vermeyin, yaşına uygun bir programı seyrederken de yanında olun.

Ona kitap okuyun, şarkı söyleyin, onunla konuşun.

Güvenlik:
Çocuğun yanında sigara içmeyin, içilmesine izin vermeyin.

Kibrit ve çakmakları, sıcak alet ve cihazları uzak tutun.

Arabada mutlaka yaş ve kilosuna uygun koltuk kullanın. Emniyet kemerinizi bağlayarak iyi bir örnek oluşturun. Çocuğu arabada asla yalnız bırakmayın.

Araç trafiği olan yollarda gözünüzü ondan ayırmayın, böyle yerlerin yakınında oynamasına izin vermeyin. Kaçan topunun ardına düşen bir çocuk, etraftaki arabaları farketmeyecektir!

Düşmesini önlemek için mobilya üstüne tırmanmamasını öğretin.

Bütün ilaçları, temizlik malzemelerini kilit altında tutun.

Yiyecek içecek kaplarında zehirli maddeler, temizlik malzemeleri saklamayın.
 

 
18. Ay

Beslenme:
Artık çocuğunuz, 3 ana 2 ara öğün alıyor olmalıdır. Bundan fazlası, kötü beslenme alışkanlıklarının yerleşmesine yol açar. Ara öğünlerin mümkün olduğunca sağlıklı olmasına gayret etmeli, abur cubura alıştırmamalısınız.

Alması gereken 4 temel gıda grubu: Tahıl, sebze- meyve, süt ve süt ürünleri, et, tavuk, balık, yumurta grubudur.

Fiziksel Gelişim:
Bu Yaşta Çocuğunuz Neler Yapabilir?

Yardım ederseniz merdiven çıkabilir.

Topu atabilir.

Kaşıkla kendini besleyebilir.

Bardaktan kendisi içer.

Koşmaya başlayabilir.

Karalama yapabilir.

Gelişimi Nasıl Destekleyebilirsiniz?
İtip çekebileceği, vurup ses çıkarabileceği oyuncaklar sağlayın.

Kağıda karalama yapmasına izin verin.

Onunla top oynayın.

Birbirinin içine geçen veya üstüste koyup kule yapacağı oyuncaklar sağlayın.

Dil Gelişimi:
Bu Yaşta Çocuğunuz Neler Yapabilir?
Resimde gördüğü cisimleri adlandırabilir.

4-10 kelime kullanır. ( Çok daha fazlasını anlar )

2 kelimelik cümle kurabilir.

Basit direktiflere uyabilir.

Gelişimi Nasıl Destekleyebilirsiniz?
Ona kitap okuyun, birlikte resimlere bakın.

Yeni öğrendiği kelimeleri sıkça tekrarlayın.

Hayvanat bahçesine götürüp hayvanların seslerini dinletin.

Sosyal Gelişim:
Bu Yaşta Çocuğunuz Neler yapabilir?
Erişkin davranışlarını taklit eder.

Yabancıların yanında çekingen davranır.

Başka çocukların yanında oynar ( birlikte değil).

Sürekli ona koyduğunuz sınırları test eder.

Giderek sizden bağımsız olmaya başlar.

Gelişimi Nasıl Destekleyebilirsiniz?
Ona sevginizi hissetirin, sık sık sarılın, öpün.

Başka çocuklarla biraraya geleceği ortamlar hazırlayın.

Değişik yerleri keşfetmesine fırsat tanıyın.

Disiplin:
Bu yaştaki çocuk, henüz neden her istediğini yapamayacağını anlamamaktadır. Problemleri en aza indirmek için çevreyi uygun şekilde düzenleyin, ona veremeyeceğiniz kırılıp zarar görecek eşyayı veya kendisinin zarar görmesine neden olacak şeyleri ortadan kaldırın. Evinizi bebek doğmadan önceki halinde tutarsanız, sorun yaşamanız kaçınılmaz olur.

Uygun olmayan birşey yapmakta ısrarcıysa, onu ortamdan uzaklaştırıp dikkatini başka bir şeye çekin.

Kurallar koyun ve bu konuda kararlı olun. Eğer; bir davranışa bazen izin vermez, bazen hoşgörüyle karşılarsanız veya anne baba benzer tutumda olmazsa çocuğun da kafası karışacaktır.

İstenmeyen bir davranışın yerine ne yapabileceğini gösterin.

Öfke Nöbetleri:
Çocuğunuz, artık bağımsız olmak, kendi kararlarını vermek istemektedir. Ancak sorun çözmeyi bilmemekte, hayal kırıklığı veya kısıtlamalarla başedememektedir. Yapmak istediğine engel olduğunuzda ağlayıp bağırarak, kafasını vurarak, kendini yerlere atarak, nefesini tutup katılarak bir öfke nöbeti geçirebilir. Ne kadar can sıkıcı olsa da, bu büyümenin normal bir aşamasıdır. Çocuk özellikle aç, yorgun veya hasta olduğunda öfke nöbetine daha yatkındır.

Bu durumda nasıl davranmalısınız?
Sakin olun, ona kızmayın.

Sevgiyle fakat kararlı yaklaşın.

Ondan beklentinizi dile getirin, uyması gereken kurallar hakkında tutarlı olun.

Eğer, çocuk güvendeyse, yaptığını görmezden gelin, ilgilenmeyin. Eğer kendine veya başkasına zarar verecek durumdaysa, onu başka bir odaya götürün, sakinleşmesini bekleyin.

Tuvalet Eğitimi:
Her çocuğun Tuvalet eğitimine hazır olma yaşı farklıdır. Çocuğu akranlarıyla kıyaslamayın ve asla zorlamayın.

Tuvalet eğitimine geçmek için, çocuğun gereken fiziksel olgunluğa ulaşması gereklidir. Hazır olduğuna dair işaretler saptarsanız, bu konuyu gündeme alabilirsiniz.
 

 
Diğer Makaleler...
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 3
BilCELL Bilgisayar letiim - Bodrum Web Tasarm Bilgisayar Cep Telefonu Iphone Notebook Tamiri Sat Kampanyas Bodrum Servis ve Servisi
Copyright © 2010 BilCELL.® All rights Reserved.