MESAİ SAATLERİMİZ

Telefon Numaralarımız;
+90 252 317 05 28
Mesai Saatlerimiz;
Hafta İçi: 09:00-17:00
Cumartesi: 09:00-13:00
Acil Durumlarda 24 Saat GSM' numaralarımızdan Ulaşabilirsiniz...

Haberler

Hepatit B Hepatite yol açan virüslerden biri de Hepatit B virüsüdür. Ancak; Hepatit A'dan farklı olarak ciddi bir enfeksiyona yol açar, kronik karaciğer hasarına, ölümcül komplikasyonlara neden olabilir. Ne yazık ki, ülkemiz Hepatit B 'nin sık görüldüğü ülkeler arasında yer almakta, bazen taşıyıcılar rutin kontrollerde tesadüfen saptanmaktadır. Mikrobu taşıyan anne, doğum sırasında bebeğe bulaştırabilir. Ayrıca, kan ve vücut sıvılarıyla temasla, cinsel yolla da bulaşır. Hepatit B virüsü, anne sütüyle bulaşmamaktadır. Mikrop alındıktan yaklaşık 6 hafta sonra belirtiler görülebilir. 1-2 ay sürebilir, bazen hiç belirti olmayabilir. İştahsızlık, halsizlik, döküntü, eklem ağrısı, sarılık görülebilir. Kronik karaciğer hasarına yol açabilir, kronik taşıyıcılık gelişebilir, yıllar içinde karaciğer kanseri, siroz gibi komplikasyonlarla ölümcül olabilir.  Kesin tanı, kan testiyle konur. Gebelikte annenin hepatit B kan testlerinin yapılması ihmal edilmemelidir. Çünkü anne taşıyıcı bile olsa, yenidoğan bebeği hemen yapılacak aşı ve immunglobülin ile korumak mümkündür. Kesin bir tedavisi yoktur. Enfekte kişi, uzun dönemde takibe alınır. Bebeklere doğar doğmaz başlanan aşı ile ( toplam üç doz ) korunma mümkündür.    ? Details...

Altıncı Hastalık ( Roseola İnfantum ) Anne babaların altıncı hastalık adıyla tanıdığı Roseola, herpes ailesinden bir virüsün yol açtığı döküntülü bir hastalıktır.  Ateş nedeniyle hastaneye götürülen bebeklerde sık görülen bir enfeksiyondur. En sık 6-18 aylar arasında, bazen diş çıkarma ile birlikte görülür. Önce, bebekte 40 dereceye varabilen bir ateş görülür.( Diş çıkarma tek başına asla bu kadar yüksek ateş yapmaz ) Ateşin bu kadar yüksek olması, anne babayı endişelendirir. Bu endişe oldukça haklıdır, çünkü ateşe hassas bebeklerde ateşli havaleler görülebilir. Ateş düşürücü alınca, bebeğin biraz daha keyifli olduğu görülür. Bu yüksek ateşli dönem, 3-4 gün sürebilir. Bu sırada bebekte yapılan muayenede, tanı koydurucu belirgin bir bulgu saptanmaz. Ateşli dönemin ardından, aniden ateş kaybolur ve özellikle gövde, boyun ve kollarda soluk kırmızı döküntü ortaya çıkar. İşte artık ateşin nedeni ve hastalığının adı belli olmuştur. Bağışıklık sistemi normal olan çocuklarda, herhangi bir komplikasyona yol açmaz   ? Details...

Karın Ağrısı Karın ağrısı çocuklarda en sık görülen, anne babayı endişelendiren yakınmalardan biridir. Ani başlangıçlı ( akut ) veya uzun süreli ( kronik ) olabilir. Genellikle masum nedenlere bağlıysa da, bazen de zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gereken ciddi hastalıklarla ortaya çıkabilir. Karın Ağrısına Neden Olan Hastalıklar Nelerdir? Akut Gastroenterit : Çocukta en sık karın ağrısı nedenlerinden biri rotavirüs gibi virüslerin veya bazı bakterilerin yol açtığı mide barsak enfeksiyonlarıdır. Karın ağrısıyla birlikte ishal, kusma, ateş görülür. Apandisit : Çocukta önce göbek çevresinde başlayan karın ağrısı, saatler geçtikçe karnın sağ alt tarafına yerleşir. Çocuk bir şey yiyemez, kusmaya başlar. Yürüyemez, iki büklüm yatıp kalır. Kabızlık: Çocuklarda sık görülen bir karın ağrısı nedenidir. Gaz sancısı : Çocuk karında yer değiştiren keskin bir ağrı tarifler. Beraberinde kusma, ishal yoktur. Gıda zehirlenmesi : Balık, tavuk, mayonez gibi şüpheli bir gıdanın alımından birkaç saat sonra karında kramp tarzı ağrılar, kusma, ardından da ishal başlar. Barsak tıkanıklığı : Karın ağrısına yol açan acil durumlardan biridir. Şiddetli karın ağrısı, sarı- yeşil, safralı kusmalar olur. Çocuk gaz, gaita çıkaramaz. Fonksiyonel karın ağrısı : Beraberinde ishal, kusma, kabızlık, kilo kaybı yoktur. Göbek çevresinde hafif bir ağrı tarifler. Tam nedeni bilinmemektedir. Çocuğa endişe veren, ilgi görmek istediği durumlarda ortaya çıkabilir. İdrar Yolu Enfeksiyonu : Karnın alt tarafında ağrı, idrar yaparken acıma, sık idrara çıkma, ateş gibi bulgular görülür. Ülser : Mide bölgesinde yanıcı bir ağrı olur. Yemek öncesi, sabah ve gece ağrı daha şiddetlidir. Kanlı gaita görülebilir. Ailede ülser öyküsünün oluşu tanıya yardımcıdır. Hepatit : Karaciğer iltihabına genellikle virüsler neden olur. Çocukta halsizlik, bulantı, kusma, karnın sağ üst bölgesinde ağrı, sarılık görülür. Jinekolojik nedenler : Genç kızlarda adet sancısı da sık görülen bir karın ağrısı nedenidir. Karın Ağrısı Olan Çocuğa Yaklaşım Nasıl Olmalı? Kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesine izin verin. Yedirmeye çalışmayın. Eğer alabiliyorsa, az az sıvı almasını sağlayın. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin. Doktora gitmeden karın ağrısıyla birlikte olan bulguları ( ishal, kabızlık, ateş …gibi), ağrının yerini, azaltan veya arttıran faktörleri not ederseniz tanı konmasına yardımcı olacağınızı unutmayın. Fonksiyonel karın ağrısında da çocuğun rol yapmadığını, gerçekten ağrı hissettiğini bilin ve onu suçlamayın. Karın Ağrısında Ne Zaman Doktora Başvurmak Gerekir? Eğer karın ağrısı 12-24 saatte geçmiyorsa veya sık sık tekrarlıyorsa Karın ağrısı, göbek çevresi dışında başka bir bölgedeyse ( Özellikle karnın sağ alt tarafında olan karın ağrılarında apandisit olasılığını göz ardı etmemek gerekir !) Çocuğun genel durumu kötü görünüyorsa ( Anne baba kendi hislerine güvenip hareket etmeliler, kimse çocuğunuzu sizin kadar iyi tanıyamaz ) Uzamış kusma varsa ( 12-24 saati geçen kusmalar ) Sarı- yeşil, safralı kusmalar varsa Kanlı kusma varsa Kanlı ishal varsa İdrar yapmada ağrı, sık idrara çıkma varsa çocuk doktoruna başvurmalısınız. Doktor Ne Yapar? Doktor çocuğu ayrıntılı bir muayeneden geçirir. Bazen muayene bulguları ve sizin verdiğiniz bilgiler tanıya ulaşmada yeterli olur. Bazen de karın filmi, ultrason, gaita incelemesi, idrar testi, bazı kan testlerinin görülmesi gerekebilir. Eğer, ilk muayenede karın bulguları belirgin değilse, doktor çocuğu takibe alıp birkaç saat içinde muayenesini tekrarlamak isteyebilir. Bazen de cerrahi bir nedenden şüphelenirse, çocuğu bir cerrahın da görmesi gerekebilir.  ? Details...

Kızamık Kızamık, bir tür virüsün neden olduğu döküntülü bir hastalıktır. Önce basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar, ardından yüz ve enseden başlayan, gövdeye de yayılan kırmızı renkte döküntü ortaya çıkar. Henüz aşı olmamış ve anneden geçen korumanın azaldığı bebekler, okul öncesi dönemdeki çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler, 2 doz kızamık aşısı yapılmamış kişiler hastalığa yakalanma için yüksek riskli gruplardır.  Mikropla temastan sonra kuluçka dönemi 10-12 gündür. Önce; ateş, halsizlik, iştahsızlık, gözlerde sulanma ve kızarma, öksürük ve burun akıntısı başlar. 2-3 gün içinde, yanak içlerinde beyaz benekler, bundan 2 gün sonra da yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen kırmızı döküntü ortaya çıkar.  Kızamık geçiren hastalarda, özellikle iyi beslenmemiş çocuklarda bronşit, zatürre, ishal, orta kulak enfeksiyonu, konjonktivit, körlük gibi komplikasyonlar görülebilir. Yıllar sonra ortaya çıkabilen nadir bir komplikasyon da, merkezi sinir sistemini dejenere eden ölümcül bir tablo olan SSPE ( Subakut Sklerozan Pan Ensefalit ) denilen bir hastalıktır. Kızamık çok bulaşıcıdır. Hasta kişiyle solunum teması, öpüşme, aynı kaptan yeme gibi yollarla virüs alınır. Hastalığın en bulaşıcı olduğu dönem, ateş başlamadan öncesiyle döküntü çıktıktan 4 gün sonrasına kadarki dönemdir. Hasta çocuk, bu dönemde izole edilmeli, döküntü başladıktan sonra en az 5 gün okula gitmemelidir. Viral bir hastalık olduğu için, etkene yönelik tedavi yoktur. Ancak; yatak istirahati, bol sıvı alımı, öksürük için soğuk buhar yardımcı olacaktır. Doktorun önerdiği ateş düşürücü ve vitamin takviyesi kullanılabilir. Hastalık yaklaşık 1 hafta sürecek, ömür boyu bağışıklık sağlayacaktır. Kızamık aşıyla önlenebilen bir hastalıktır. Ancak ilk yaş içinde ( genellikle 9 ay dolunca ) yapılan tek doz aşının yeterli olmadığı, en az 2 doz aşı gerektiği unutulmamalıdır. Gelişmekte olan ülkelerde, halen tüm çocuklara aşılanması sağlanamamakta ve 5 yaş altı çocuk ölümlerinde en sık sorumlu olan enfeksiyon etkeni olarak kızamık karşımıza çıkmaktadır. Hedefimiz, aşısı olan bir hastalık yüzünden çocuklarımızın sıkıntı çekmemesi, ölümcül olabilen komplikasyonlarla karşılaşmamalarıdır.  ? Details...

Kızıl Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. Diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı antibiyotik tedavisi gerektirmesidir.  Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini oldukça kötü hissetmekte, başağrısı, karın ağrısı, bulantıdan şikayet etmektedir. Mikrop, boğaza alındıktan 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır. Kasık ve koltuk altında daha yoğun olabilir. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür, dokununca zımpara kağıdı hissi verir. Bu sırada, hastanın dili de beyaz veya kırmızı çileğe benzer bir görünüm alabilir. Kesin tanı, boğazdan alınacak kültürde streptokok bakterisinin gösterilmesiyle konur. Streptokok anjini geçiren biriyle yakın temas, aynı bardak, çatal-kaşığı kullanmakla mikrop bulaşır. Temastan sonra kuluçka dönemi 2-5 gündür. Ancak, kişinin hassasiyetine bağlı olarak aynı mikrobu alan başka biri, cilt döküntüsü olmadan sadece anjin geçirebilir. Hasta kişi, tedavi başlandıktan 24 saat sonra artık bulaşıcı değildir.  Kızılda, en önemli nokta doktorun önerdiği antibiyotik tedavisini uygun şekilde kullanmak, önerilenden önce kesmemektir. Doktorunuz, eğer iğne değil de ağızdan tedaviyi tercih ederse, antibiyotik şurubu 10 gün vermeniz gerekecektir. Bu, boğazdan mikrobun tam olarak silinebilmesi ve romatizmal ateş gibi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Çocuğun boğazı acıyacağı için kolay yutabileceği sıvı, yumuşak kıvamlı gıdalar vermek, ılık tuzlu suyla gargara yaptırmak rahatlatıcı olacaktır. Ateş için doktorunuzun önereceği ateş düşürücüyü birkaç gün kullanmanız gerekebilir. Günümüzde kızıl artık korkunç bir hastalık değildir, ancak tedavi edilmesi gereken bir döküntülü hastalık olduğu da unutulmamalıdır.  ? Details...

Suçiçeği Suçiçeği, varisella- zoster virüsünün yol açtığı döküntülü bir hastalıktır. En sık ilkokul çağındaki çocuklarda görülür, kış sonu ve ilbaharda salgınlar yapar.  Suçiçeğinin kaşıntılı, su dolu kabarcıklardan oluşan döküntüsü önce gövde ve yüzde başlar, ardından ağız içi dahil olmak üzere tüm vücuda yayılır. Hasta çocukta ateş, iştahsızlık, halsizlik görülür. Çok bulaşıcı bir hastalıktır. Solunum yolu ve yakın temasla bulaşır . Ev içi temasta bulaşma riski % 80-90 'dır. Tüm döküntü kabuklanana kadar ( yaklaşık 1 hafta ) bulaşıcıdır. Hasta çocuk 1 hafta sonra okula gidebilir. Hastayla temastan 10-21 gün sonrasında da diğer çocuklarda döküntü başlar. Hasta çocuğun izole edilmesi önemlidir, ancak döküntü başlamadan 1-2 gün öncesinde de bulaşıcı olduğundan diğerlerini tam olarak korumak için yeterli olmayacaktır.  1 yaşı dolduran çocuklar aşıyla korunabilir. Suçiçeği geçirmemiş hamileler, yenidoğan bebekler, bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi bir hastalığı olanlar suçiçeği ile temastan kaçınmalıdırlar. Hastalığın sık görülen ateş, kaşıntı gibi yakınmalarına karşı doktorunuz bazı ilaçlar önerecektir. Özellikle kaşıntının önlenip cilt döküntüsünün iltihaplı yaralara dönüşmesi engellenmelidir.  ? Details...

Kabızlık Çocuklarda kabızlık, gaita sıklığından çok gaitanın sertliği veya yapmadaki zorlukla tanımlanır. Çünkü gaita sıklığı çocuktan çocuğa ve bebeklik, çocukluk döneminin belli zamanlarında farklı olabilmektedir. Bebekler, özellikle anne sütüyle beslenenler, her gün çok sayıda bez kirletirler. Bebek büyüdükçe sayı azalacak, 2 yaşında ortalama günde 2, 4 yaşında ortalama günde 1 kaka yapacaktır. Eğer, alışılmış sıklıkta kaka yapmıyor ve kakası sert, kuruysa, yaparken zorlanıp canı yanıyorsa kabız olduğundan söz edebiliriz. Kabızlığın Nedenleri :   Beslenme : Anne sütünden ek gıdalara geçiş veya yeni bir mamaya başlama kabızlığa sebep olabilir. Daha büyük çocuklar ise, genellikle tercih ettikleri gıdalar lifden fakir, barsakta posa bırakmayan gıdalar olduğu ve yeterince su içmedikleri için kabız olurlar. Ayrıca inek sütü ve süt ürünleri bazı çocuklara kabızlığa neden olmaktadır.    Erken Tuvalet Eğitimi : Çocuk henüz hazır olmadığı bir dönemde tuvalet eğitimine zorlanırsa, protesto edip kakasını tutmaya başlayabilir. Tuvalet İhtiyacını Erteleme : Eğer çocuğunuz, oyunu veya seyrettiği çizgi filmi bırakıp tuvalete gitmiyor, ihtiyacını erteliyorsa, bu durum kabızlığa sebep olacaktır. Hastalıklar : Bazı barsak hastalıkları, tiroid bezinin az çalışması ( hipotiroidi), gıda allerjileri kabızlığa yol açabilir. İlaçlar : Kullandığı bazı ilaçlar kabızlığa neden olabilir. Kabızlığa Yaklaşım : Kabız olan çocuk, gaita yaparken çok zorlanıp canı yandığı için bundan kaçınmaya başlar. Böylece de, gaita giderek sertleşir, bir sonraki seferde canı daha çok yanar. Hatta bazen makatta çatlaklar oluşup kanamaya neden olabilir. Böylece, bir kısır döngü başlar. Çocuğu rahatlatmak için bu kısır döngüyü kırmak gereklidir. İlk adım olarak beslenme düzenini değiştirmek uygundur. Bol sebze, meyve, posalı gıdalar yedirmek, beyaz un mamülleri, muz, pilav, patates, süt ürünlerini azaltmak, bol su içmesini sağlamak yararlı olacaktır. Tuvalet ihtiyacını ertelemeden, hergün belli bir saatte ( özellikle kahvaltı, yemek sonrası) tuvalete oturmasını sağlamak alışkanlık kazanmasını sağlayacaktır. Bu önlemlerle sonuç alınamıyorsa, doktorunuz bazı ilaçlar da önerebilir.  ? Details...

İnmemiş Testis Erkek bebekte, doğum öncesi karında olan testisler ( yumurtalıklar), 32-36 gebelik haftalarında skrotuma ( torbaya ) inerler. Ancak, bazı bebeklerde doğumda bu iniş tamamlanmamış olabilir. Eğer, bebeğin testisleri normal yerinde ele gelmiyorsa, kasıkta kalmış olabilir, skrotumun üstünde ele gelirler. Bazen de testisler, karın içinde olabilirler veya hiç gelişmemiş olabilirler. İnmemiş Testis Kimlerde Görülür? İnmemiş testis, anne karnındaki normal süreyi tamamlamadan doğan prematür bebeklerde daha sık görülmektedir. Doğumda Yerinde Olan Testisler Sonradan Yukarı Çıkar mı? Bazı çocuklarda, testisler bebeklikte yerinde olup çocuk büyüdükçe, testisleri karına birleştiren bağın yeterince hızlı büyümemesi sonucu yukarıda kalabilirler. Bu yüzden anaokulu, ilkokul çağındaki erkek çocukların testisleri de kontrol edilmelidir. Retraktil Testis Nedir? Bazı çocuklarda ise, retraktil testis denilen, bazen skrotuma inen bazen de yukarı kaçan testisler görülebilir. Eğer, testis günün büyük bölümünde skrotum dışında kalıyorsa, bunu da inmemiş testis gibi kabul edip tedavi etmek hastanın lehine olacaktır. İnmemiş Testisin Yol Açtığı Riskler Nelerdir? İnmemiş testis, ileride kısırlık veya kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Bazen kasık fıtığıyla da birlikte olabilir. Ne Zaman Tedavi Edilir? Nasıl Tedavi Edilir? İnmemiş testislerin çoğu ilk 3 ayda, bir bölümü de 3-6 ay arasında normal yerine iner. 6 ayda inmeyen testisin tedavi edilmesi gereklidir. Bazen hormon tedavisi denenir, ancak kesin tedavi ameliyattır. Operasyon ile testis normal yerine getirilir. Ameliyatın mümkün olan en kısa zamanda, tercihen 1 yaşı geçmeden yapılması uygun olur.  ? Details...

BEŞİNCİ HASTALIK Beşinci hastalık, parvovirüs B19 adlı virüsün yol açtığı döküntülü bir hastalıktır. Özellikle 5-15 yaş arası çocuklarda görülür. Çocuklarla temasta olan, önceden bu virüsle karşılaşmamış erişkinlerde de görülebilir. Beşinci Hastalık Nasıl Bulaşır? Nasıl Belirti verir?  Hastalık etkeni olan virüs, kişiden kişiye hava yoluyla, örneğin aksırık, öksürükle bulaşır. 1-3 hafta kadar süren kuluçka döneminden sonra gribe benzer yakınmalar ortaya çıkar. Hasta kişi bu dönemde çevresi için bulaşıcıdır. Ardından yanaklarda tokat atılmış görünümü veren bir kızarıklıkla döküntü başlar. Birkaç gün içinde kol ve bacaklarda dantel görünümlü bir döküntü ortaya çıkar. Nadiren vücuda da yayılabilir. Beşinci hastalığın döküntüsü kaşıntılıdır. Hastalığı erişkin yaşta geçirenlerde, kadınlarda daha sık olmak üzere eklemlerde ağrı ve şişlikler görülebilir. Ateş, halsizlik olabilir. Bazen de hiç belirti vermeden geçirilebilir. Döküntü yaklaşık 1 hafta kadar sürer. Sonraki birkaç haftada; ısı değişiklikleri, stres, efor gibi tetikleyicilerle döküntünün tekrar çıkıp kaybolduğu görülebilir. Hastalığı geçiren kişi ömür boyu bağışıklık kazanacaktır. Beşinci Hastalık Tehlikeli midir? Beşinci hastalık, bazı riskli kişiler dışında tehlikeli bir hastalık değildir, masum bir döküntülü hastalıktır. Bu riskli gruplar: Önceden virüsle karşılaşmamış hamileler ( Hamile kadın virüsü alırsa %5 olasılıkla bebeğe de geçebilir. Bu durumda bebekte ciddi kansızlıklara yol açabilir. Düşük veya ölü doğumlara da neden olabilir. ) Bağışıklık sistemi zayıf hastalar Kronik kansızlığı olan hastalardır. Beşinci Hastalık Nasıl Tedavi Edilir? Viral bir hastalık olduğundan etkene yönelik tedavisi yoktur, kendiliğinden geçer. Ancak ateş veya kaşıntı için rahatlatıcı ilaçlar önerilebilir. Hastayı serin tutmak, serin suyla duş yaptırmak kaşıntıya iyi gelecektir. Tedavi gerektiren diğer döküntülü hastalıklardan, ilaç ve gıda alerjilerinden ayrılması için doktor tarafından görülmesi uygun olacaktır.   ? Details...

ÇOCUKLARDA ATEŞ ve ATEŞLİ HAVALE  Normalin üstündeki vücut ısısı olarak tanımlayabileceğimiz ateş, anne babaları korkutsa da aslında çocuk için zararlı değil hatta yararlıdır. Çocuk hastalıklarında, özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur, kendi başına bir hastalık değildir. Ateş, vücudun enfeksiyon etkeniyle savaşmasını, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar. Kaç Dereceye Ateş Demeliyiz? Bu, ateşin ölçüldüğü yere göre değişir. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, ağızdan 37.5 , koltuk altından 37.2, kulaktan 38 derecenin üstündeki değerler ateş olarak kabul edilmelidir. Ateş Ne Kadar Yükselirse Tehlikeli Olur?  Ateşli bir çocuğu değerlendirirken, ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu yol gösterici olmalıdır. Ateşin ne kadar yüksek olduğu, hastalığın ağırlığının bir göstergesi değildir. Çocuklarda ateşin en sık nedeni olan basit viral enfeksiyonlar, 39-40 derece ateşe neden olabilir. Tam tersine, bazı ciddi hastalıklar da çok yüksek ateşe yol açmayabilir. Ancak 0-3 ay arası bebeklerde, normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısı- değer kaç olursa olsun- hemen doktora ulaşmayı gerektirir. Daha büyük çocuklarda, çocuğun genel durumuna dikkat etmek gerekir. Eğer çocuk uyanık, aktifse, oynuyorsa, yiyip içebiliyorsa, uykusu iyiyse, solunumu normalse çok korkmaya gerek yoktur. Ancak eğer; uyku hali, huzursuzluk, solunum zorluğu varsa, yeme içmeyi reddediyorsa, şiddetli başağrısı varsa, ateşi düşse de genel durumu düzelmiyorsa veya ateş 24-48 saatten uzun sürerse yine doktora ulaşmak gerekir. Çoğu anne babanın ateşle birlikte aklına gelen havale geçirme olasılığı ise, ancak bazı ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülmektedir. ( Buna yazının devamında ayrıca değineceğiz) Ateşin Nedenleri Nelerdir?  Virüs veya bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar: Soğuk algınlığı, grip gibi enfeksiyonlar ateşin sık görülen nedenleridir. Soğuk algınlığında ilk 24 saat tek bulgu ateş olabilir, diğer belirtiler arkadan gelir. Anjin, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonu da ateşe yol açar. Nadiren zatürre, menenjit, tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar da ateşin nedeni olarak saptanabilir. Aşılar: Bazı aşılardan sonra ateş görülebilir, aşıyı yaparken doktorunuz sizi uyaracaktır. Fazla kalın giydirme: Küçük bebekler, özellikle yenidoğanlar sıcak ortamlarda fazla giyimli olurlarsa, vücut ısılarını dengeleyemediklerinden ateşleri çıkacaktır. Romatizmal hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları,lösemi, lenfoma gibi hastalıklar ise uzun süren ateşlerde araştırılması gereken nedenlerdir. Ateşli Çocuğa Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?  Öncelikle, ateşin düşmanımız değil dostumuz olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Ateşin yükselmesiyle, vücut enfeksiyon etkeniyle daha iyi savaşabilmektedir. O halde, ateşli çocukta hemen ateşi düşürmeye çalışmak gereksizdir. Eğer bir enfeksiyon söz konusuysa, ateşi düşürmek enfeksiyonu daha çabuk iyileştirmeyecek, nedeni ortadan kaldırmayacaktır. Ancak çocuk ateşli dönemde kendini kötü hissediyorsa, halsizse ateş düşürücü ilaçların yardımıyla kendini daha iyi hissedecektir. Bu durumda, doktorun önereceği parasetamol veya ibufen grubu ateş düşürücüler kullanılabilir. Ateşli çocuğun, normalden fazla sıvı almasına, susuz kalmamasına dikkat etmek gerekir. Eğer ateş çok yüksek değilse ve çocuk kendini kötü hissetmiyorsa, ilaç vermeden önce üzeri soyulup ılık bir duş aldırılabilir. Bulunduğu oda serin tutulmalı, giysileri mümkün olduğunca ince ve pamuklu olmalıdır. Ateşli Havale Nedir? Ateşli havale, 6 ay- 5 yaş arası ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülen bir havale ( nöbet ) türüdür. Görülme sıklığı yaklaşık yüzde 3 ‘tür. Ateşli havaleye ailesel bir yatkınlık söz konusudur. Ateşli havale geçiren çocukların anne, baba veya yakınlarında çocuklukta ateşli havale geçirme öyküsü saptanabilir. Ateşli Havalede Ne Görülür? Çocuk aniden bilincini kaybeder, vücudu, kol ve bacakları kilitlenir. Ardından kasılmalar başlar, gözleri kayabilir.Altını ıslatabilir. Rengi solar. Genelde birkaç saniyeden 1-2 dakikaya dek sürer ve kendiliğinden geçer. Kasılmaların ardından çocuk derin bir uykuya dalmış gibi görünür. Ateşli Havale Sırasında Ne Yapmak Gerekir? Çocuğunun havale geçirdiğine tanık olmak, anne babalar için korkunç bir deneyimdir. Özellikle ilk defa böyle bir olay yaşanıyorsa, soğukkanlılığını korumak, paniğe kapılmamak pek kolay değildir. Ancak elden geldiğince sakin olmak, çocuğun da yararına olacaktır. Nöbet sırasında boğulma, tıkanmayı önlemek için çocuğun başı yana çevrilir. Ağzını açmaya çalışmak doğru değildir. Üzerinde sıkı giysiler varsa, açılıp gevşetilmesi uygun olur. Nöbet sonrası, ateşi düşürmek için ilaç verilebilir. İlk ateşli havale mutlaka doktor tarafından değerlendirilmeli, ateşe neden olan etken saptanıp buna uygun tedavi başlanmalıdır. Tekrarlayan ateşli havaleler geçiren çocuklarda, aileye nöbet sırasında makattan verilecek, nöbeti durduracak bir ilaç önerilebilir. Ateşli Havalenin Tehlikesi Nedir? Korkutucu görünümüne rağmen, ateşli havale geçirmek çocuklarda kalıcı bir hasara, nörolojik bir bozukluğa neden olmaz. Bir kez ateşli havale geçiren çocuk, ateşli olduğu dönemlerde tekrar havale geçirebilir. Yaşı büyüdükçe bu risk azalacak, 5-6 yaştan sonra ateşli havale görülmeyecektir.  ? Details...

--= NFSP =--

Orta Kulak İltihabı (Akut Otit Media) Özellikle küçük yaşta çocuğu olan aileler için orta kulak iltihabı ( tıbbi adıyla otit ) ne yazık ki, çok tanıdıktır. Küçük çocukları en sık doktora getiren enfeksiyon sebeplerinden biri orta kulak iltihabıdır. Ani ağlamalar, şiddetli kulak ağrısıyla aileyi de çocuğu da üzen bir tablodur. Neden Çocuklarda Orta Kulak İltihabı Sık Görülür? Çocuklarda, özellikle 6 ay- 2 yaş arası, başka bir risk faktörü olmasa da anotomik olarak östaki tüpleri (genizden orta kulağa uzanan tüp), erişkindekine göre daha kısa ve yatay olduğu için, burun veya boğazdaki mikroplar kolayca orta kulağa kadar ilerleyebilmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi henüz yeni gelişmekte olduğundan sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirler, bu da orta kulak enfeksiyonuna zemin hazırlar. Diğer Risk Faktörleri Nelerdir? Sigara dumanına maruz kalmak Yatar pozisyonda biberonla beslenmek Yuva, kreş gibi kalabalık ortamlarda bulunmak Allerjik bünye- özellikle inek sütü, ev tozu allerjileri Kulağa Su Kaçması Orta Kulak Enfeksiyonuna Yol Açar mı? Hayır. Mikrop kulağa dışarıdan değil içeriden (boğazdan) gelip enfeksiyona yol açar. Annelerin, banyoda kulağına su kaçırıp kulağının iltihaplanmasına yol açtım diye üzülmesine gerek yoktur! Nasıl Anlaşılır? Derdini anlatabilen yaşta bir çocuksa, zaten kulak ağrısını tarif edecektir. Özellikle gece, yatınca artan veya aniden uykudan uyandıran bir ağrı görülebilir. Daha küçük çocuklarda ise, huzursuzluk, ağlama, uyuyamama kulak ağrısına işaret edebilir. Kulakla oynama, kulağı çekiştirme bebeklerde her zaman kulak iltihabı demek değildir. Çoğu bebek bunu sırf meraktan veya diş çıkarırken yapar. Gerçekten iltihap olduğunda ise, çoğu zaman kulağı ellemeyecek veya elletmek istemeyecektir. Ateş görülebilir. Kusma, ishal görülebilir. Bazen kulaktan kanlı veya iltihaplı akıntı görülebilir. Bu yakınmalarla doktora gittiğinizde, doktorunuz kulak muayenesi ile kesin tanıya ulaşacaktır. Otit Nasıl Tedavi Edilir? Tedavide temel amaç, ağrı kesiciyle çocuğu rahatlatmak ve antibiyotikle enfeksiyonu ortadan kaldırmaktır. Tedavide doktorun önerdiği süre ve doza uymak önemlidir. Korunmak İçin Neler Yapılabilir? Öncelikle dengeli beslenme, uygun aşılama ile çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlü tutmalısınız. Anne sütü alan bebeklerin, diğer pek çok enfeksiyon gibi orta kulak iltihabına karşı da korunaklı olduğunu unutmamalı, ilk 6 ay bebeğinizi sadece anne sütüyle beslemelisiniz. Bebeğe yatar pozisyonda biberon vermemelisiniz. Özellikle yuva gibi kalabalık ortamlarda bulunan çocuğa el yıkama alışkanlığı kazandırmalısınız. Bebek ve çocukları sigara dumanından uzak tutmalısınız.  ? Details...

DİL SEÇİMİ

English Arabic Bulgarian Croatian Czech Danish Dutch Finnish French German Greek Hindi Italian Japanese Korean Norwegian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Swedish Catalan Filipino Hebrew Indonesian Latvian Lithuanian Serbian Slovak Slovenian Ukrainian Vietnamese Albanian Estonian Galician Hungarian Maltese Thai Turkish

İSTATİSTİK

BUGÜN159
DÜN219
BU HAFTA680
BU AY2589
TOPLAM745681

(C) BilCELL
Doktorun Notları
5-6 Ay Arası Beslenme

 5 AY-6 AY ARASI BESLENME

Verilecek ek gıdalar
1)Meyve Püresi
2)Sebze Çorbası
3)Muhallebi
4)Yoğurt
                                   Meyve Pürelerinin Hazırlanışı
4. aydaki beslenmede anlatılan meyveleri aynı işlemlerden geçirin,robotta püre haline
getirin ve kaşıkla yedirin.Günde 1 veya 2 öğün verebilirsiniz(100 ml.meyve suyu veya 1 meyve püresi)
                              Sebze Çorbasının Hazırlanışı
4. ayda anlatıldığı gibi sebzeleri aynı işlemlerden geçirin, farklı olarak bir tutam tuz atın,irmik ilave edilirken bir tatlı kaşığı kadar da pirinç ve 1 çay kaşığı tereyağı veya zeytinyağı ilave edin ve pişirin ,tamamını robotta ezin ve 1 çorba kasesi kadar yedirin.(200-250 gr)
                                     Muhallebinin Hazırlanması
4.aydan sonraki hazırlanışı ile aynıdır.İsterseniz miktar çoğaltılabilirsiniz ,nişasta unu veya mısır unu da kullanılabilirsiniz(200-250 gr).Diğer hazır kaşık mamalarını da deneyebilirsiniz.
                                               Yoğurt Verilmesi
Evde yapılmış yoğurtlar tercih edilir,evde yapılamıyorsa marketten alınan yoğurdun taze olmasına özen gösterin,sade olarak yedirmeye alıştırın,sevmediği zaman içine kendiniz meyve rendeleyin,hazır meyveli yoğurtların kullanımı tercih edilmemektedir.
Yoğurda alıştırırken 3-4 tatlı kaşığıyla başlayın ,miktar artırarak zamanla 1 yoğurt kasesine kadar verebilirsiniz(200-250 gr).
 
                         5 AY-6 AY ARASI BESLENME ŞEMASI
 
        08 00-09 00                                Anne sütü(anne sütü yoksa formül mama)
 
          11 00-12 00                                          Meyve Püresi
 
          13 00-14 00                                          Sebze Çorbası
 
          16 00-17 00                                Yoğurt + Anne sütü(anne sütü yoksa formül mama)
 
          19 00-20 00                                          Muhallebi
 
          23 00-24 00                                Anne sütü(anne sütü yoksa formül mama)
 
Bebeğiniz gece uyanırsa anne sütü veya formül mama verebilirsiniz.
 
                                                                                  
 
                                                                     Hazırlayan:Dr.Sibel Kılıçaslan
 
                                                             
 
4-5 Ay Arası Beslenme 2

4-5 AY ARASI BESLENME

      08 00-09 00                    Anne sütü(anne sütü almayanlar formül mama)
 
       11 00-12 00                                Meyve Suyu
 
       13 00-14 00                                Sebze Çorbası
 
       16 00-17 00                                Meyve Suyu+
                                               Anne sütü(anne sütü almayanlar formül mama)
 
       19 00-20 00                                 Muhallebi
 
       23 00-24 00                   Anne sütü(anne sütü almayanlar formül mama)
 
       Gece boyunca uyuyan bebeğinizi özel olarak mama vermek için uyandırmayın
 eğer uyanırsa anne sütü(anne sütü almayanlar formül maması) verebilirsiniz
       Sebze çorbası ve muhallebiye ilk alıştırdığımız birkaç gün, birkaç kaşık verdiğimiz yemekle
 bebek doymayacağı için ,o öğünler ilk önce denenecek gıdalar tattırıldıktan sonra yine
  anne sütü ve formül maması ile öğün tamamlayabilirsiniz.Bu saatler bebeğin uyuma saatlerine
 göre kaydırılabilir.Artan gıdaları bekletmeyin ve atın.Ek gıdaları verirken bu gıda çeşitlerinin
 dışına çıkmayın,diğer gıdaların sonraki ay verileceğini unutmayın.
 
                                 4  AYLIKKEN OYNANABİLECEK OYUNLAR
Bebeğiniz 4 aylık olduğunda ellerini ,ayaklarını,parmaklarını artık daha kontrollü kullanmaya başlayacaktır,onun bu becerilerini geliştirici oyunlar oynayabilirsiniz.
Tut ve salla oyunu:
Ona sallandıkça ses çıkaran oyuncaklar(çıngırak,halka,sıkınca öten oyuncaklar)verebilirsiniz
ayrıca küçük yastıklarla da oynatabilirsiniz.
Vurma oyunu:
Bebeğinizin ulaşabileceği bir uzaklığa ilginç bir oyuncak veya obje asın,ona vurmasına ve eliyle
onu yakalamasına gayret gösterin.
Tekme oyunları:
Ayak bileklerine kısa ipli ponponlar,sallandıkça ses çıkaran toplar,ya da az şişmiş bir balon
bağlayabilirsiniz,bu nesneleri tekmelemekten zevk alacaktır,ancak sizin gözetiminizde oynamalıdır
Parmak oyunları:
Gözlem altında eline değişik türden kumaşlar ve iplikler verin,bunlarla oynarken ellerini,kollarını parmaklarını nasıl kullandığını gözleyin,ipliklerle oynarken sakın onu yalnız bırakmayın.
Yukarı çekme oyunları:
İnce bir çubuk alın(oklava gibi),bunu bebeğiniz yatarken göğüs hizasında tutun,bebeğiniz bunu
bir süre sonra yakalayacaktır,siz bu çubuğu yavaş yavaş yukarı çekin.
Cee oyunu ve gıdıklama oyunu:
Yüzünüze bir bez,karton veya sadece ellerinizi tutarak saklanın,sonra abartılı seslerle ortaya çıkın
                                                                                                           Hazırlayan:Dr.Sibel Kılıçaslan
 
 
 
4-5 Ay Arası Beslenme 1

 

 4 AY -5 AY ARASI BESLENME
 
Verilecek ek gıdalar
1)Meyve Suyu veya püresi
2)Sebze çorbası
3)Muhallebi 
                                          Meyve sularının hazırlanışı   
Kullanılacak Meyveler=Elma,armut,şeftali,muz,portakal,mandalina(çilek allerjik  olduğu için önerilmez)kivi,kavun ve karpuz ileriki aylarda önerilebilir ,havuç da meyve suyu olarak verilebilir.Elma,armut,havuç,şeftali gibi meyveleri yıkayın,sıcak suda 1 dk kadar bekletin,kabuklarını soyun,meyve sıkacağında suyunu çekin veya cam rendede rendeleyin ve bir tülbentten geçirin ve verin.Portakal,mandalina,kivi gibi yiyecekleri yıkayın,kabuklarını soyun,meyve sıkacağında suyunu çekin veya çatalla iyice ezilip tülbentten geçirin.Muzu yıkayın, kabuğunu soyun,çatalla ezip bir miktar elma veya portakal suyu ile karıştırıp verin.
Meyve sularını günde 1 veya 2 kez verebilirsiniz, ilk 15 gün sadece meyvelerin sularını verin,sonraki aylarda meyveler püre halinde de verilebilir,önceden biberon kullanmış bebeklere meyve suları biberonla verilir,hiç biberon kullanmamış bebeklere ise mümkün olduğunca kaşık veya suluk ile vermeye çalışın.Meyve püresi yaparken cam rende kullanmaya özen gösterin ,içine şeker katmayın.Gaz yapan meyve sularını(portakal,mandalina,kivi),kabızlık yapan meyveleri(muz,elma)şikayet durumuna göre seyrek verin,hazır meyve sularını ise katkı maddesi içermesi dolayısı ile vermeyin.Verilecek miktar 100 ml.
                                         Sebze Çorbasının Hazırlanışı
Kullanılacak sebzeler=Patates,havuç,kabak,taze fasulye,ıspanak,pırasa,enginar,kereviz
maydanoz,dereotu,brokoli,soğan (patlıcan,bakla,karnabahar ,lahana tercih edilmez).
Tüm sebzeleri hazırlanmadan önce yıkayın,kabuklarını alın,ayıklayın.
Hazırlanışı:3 büyük çay fincan suyu tencereye koyun,kabuğu soyulmuş 1/2 havuç ve 1/2 patatesi doğranmadan tencereye koyun ağzını kapatın, normal tencerede 40-45 dk kısık ateşte pişirin,üzerine 1 tatlı kaşığı irmik ilave edin ve 5 dk daha pişirin(düdüklü tencerede 2 fincan su koyun ve 10 dk pişirin ve irmiği en baştan ilave edin) ocaktan alın suyuyla birlikte tamamını robottan geçirin veya çatalla ezin ve yedirin,bu hazırlanan çorbadan ilk gün 2-3 tatlı kaşığı,2. gün 4-6 tatlı kaşığı verin,pişirdiğiniz çorbayı 24 saatten kısa bir zaman aralığında tüketin,ilk gün konulan sebzelere ilaveten 2. gün yarım kabak ve 6-7 adet taze fasulye de ekleyin,bundan 8-10 tatlı kaşığı verin ve her gün verilen miktarı artırarak toplam 1 çorba kasesi verecek duruma gelin(200 gr).Zamanla sebze adetlerini artırıp miktarlarını azaltın,çok sebzeli ama iki tabak yenecek miktarda çorba yapmış olun,az miktarlarda yedirirken önemli olan eklenen sebzelerin bebeğinizde vereceği tepkilerdir allerjik reaksiyonlar,gaz,kabızlık,ishal durumlarını kontrol edin.
                                         Muhallebinin Hazırlanışı
İnek sütü 1 yaşına kadar kesinlikle kullanılmamaktadır.Bu yüzden muhallebi hazırlarken hazır formül mamalar kullanılacaktır.
Hazırlanışı:200 ml suyu cezveye koyun,üzerine 3 tatlı kaşığı pirinç unu ekleyin ve ocakta karıştırın yoğunlaşmaya başlayınca altını kısarak 5 dk karıştırın.pişme bitince ocağı kapatın,cezveyi kenara alın 30-40 derece sıcaklığa kadar soğumasını bekleyin üzerine hazır mamadan 6 ölçek katın.İlk muhallebiye başlarken aynı sebze çorbalarında olduğu gibi bebeğinize muhallebiyi 2-3 tatlı kaşığı verin sonradan miktar artırarak 1 çorba kasesi kadar verecek miktara gelin(200 gr verin).Bu yüzden başlangıçta muhallebiyi yarı ölçü olarak  hazırlamanızı öneririm.Muhallebi öğünü yerine sütlü pirinçli kaşık maması da kullanılabilir.
 
 
2-6 Yaş Oyun

 

              2-6 YAŞ ARASI OYNANACAK OYUNCAKLAR
     İki yaşındaki bebeğiniz bütün olanları parçalara ayırmaktan,kutuların içini doldurup boşaltmaktan zevk alır.Ayrıca lego gibi oyuncaklardan kuleler yapabilir.Bu tür oyuncaklar çocuklarda görsel koordinasyon gelişmesine,şekilleri ve renkleri tanımasına yardımcı olur.Yaşı büyüdükçe basit ve az parçalı bu oyuncağın daha karmaşık ve daha çok parçalı olanlarını tercih edebilirsiniz.Bu dönemde ilgisini çekecek oyuncaklar arasında mutfak eşyaları,bebekler ve arabalar da vardır.Doktor seti marangoz eşyalarının bulunduğu çantadaki nesneleri kullanarak yetişkinleri taklit etmekten hoşlanır. Müzikli oyuncaklar yine vazgeçilmez oyun araçlarıdır.Davul ,trampet gibi vurarak çalacağı oyuncakları tercih eder,enstrümanlar dinlemeye ve taklit etmeye yönlendirir.
     Üç yaş döneminde en çok sevilen oyuncakların başında üç tekerlekli bisikletler gelir.Ayrıca evde kullanılmak için yapılmış plastik büyük arabalara binip dolaşmaktan ayrı bir zevk alır.Yaratıcılığını keşfetmeye çalışan çocuk legolarla oynamaktan hoşlanır.Arabalar,top,bebekler ve basit evcilik oyuncakları yine en çok tercih edilenlerdir.Oyun hamuru bu döneme özgüdür,renkleri ve şekilleri tanımasına yardımcı olur ve el becerisini,hayal gücünü geliştirir.Oyun hamurundan zevk alma durumu uzun süre devam edeceğinden ilerde hamur miktar ve sayısını artırabilirsiniz.Mum boya ve resim yaratıcılığın gelişmesi için çok önemlidir.
     Üç-beş yaş dönemi çocukların keşfetmeye ve grup halinde oynamaya başladıkları dönemlerdir.
Onun için evcilik malzemeleri çok önemlidir.Bebekler,mutfak ve doktor muayene aletleri onların fantezilerini ve keşfetme duygularını artırır.Renkli tuşları olan müzik aletleri,kuklalar dil gelişimini hızlandırır.Lego,maketler onların bilişsel ve algısal hareket becerilerini geliştirir.Oyun hamuru, boyama çalışmaları yaratıcı anlatımları için gereklidir.Bu dönemde küçük insanlar,çiftlik hayvanları gibi çeşitli oyuncaklar da çocuğunuz için çekicidir.
     Altı yaş ve sonrası için açık havada oynanabilecek oyunların yanı sıra masa başında çalışma yapmaktan da hoşlanırlar.Bloklar,kalemler,kağıtlar,boyalar,eşleştirici oyuncaklar,resimli küpler, yap-bozlar en çok sevdikleri oyuncaklar arasında yer alır.Bu oyunlarla çocukların yanılma,düzeltme yeni yorumlar ve çözüm geliştirme yetenekleri de gelişir.Yine arkadaşlarıyla beraber oynayabilecekleri çeşitli evcilik oyunları ,hayvan setleri,marangozluk araçları gibi oyuncaklarla oynamaya bayılırlar.Bu dönemde top,ip gibi hareket etmesine ve enerji harcamasına neden olan oyuncaklar da tercihlerin başında gelir.
Her Dönemde Kitap:
Bebeğinizi çok küçük yaştan kitaplara alıştırmalısınız.Bebeğiniz oturmaya başladıktan sonra bol resimli öykü kitabını açarak öncelikle içindeki resimlere bakmasını sağlayın.Sonra kısa öyküyü okuyun.Bebeğiniz büyüdükçe farklı kitaplar almaya çalışın.Sayfaları açıldıkça içinden kabartmalı resimlerin çıktığı kitapları bir oyuncak gibi algılayacağından daha çok ilgi gösterecektir.Kitap okuma onun sözcük hazinesini geliştirir,hayal gücünün artmasına neden olur.
Oyuncakların Gelişime Katkısı:
Çocuklarda hangi oyuncakların gelişimine katkılarını merak edenler için şöyle sıralama yapmak mümkün.Büyük kas gelişimi için tekerlekli bisiklet,arabalar,tırmanabileceği,kayabileceği oyuncakların yanı sıra tahterevalliyi de saymak mümkün.Küçük kas gelişimi için çeşitli kalemler , mum boya,makas,yapıştırıcı ,legolar,kayma,sallanma oyuncaklarından yararlanabilirsiniz.Yaratıcı gücünü geliştirmek için çeşitli kuklalar,bez bebek,bebek arabası,çeşitli giysiler,süs eşyaları,telefon doktor veya tamirci setini sayabiliriz.Aynı oyuncak örneğin legolar gibi hem kas hem de yaratıcı yeteneğini kullanmak için yararlıdır.           Hazırlayan Dr.Sibel Kılıçaslan.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>

Sayfa 8 / 9
BilCELL Bilgisayar letiim - Bodrum Web Tasarm Bilgisayar Cep Telefonu Iphone Notebook Tamiri Sat Kampanyas Bodrum Servis ve Servisi
Copyright © 2010 BilCELL.® All rights Reserved.