MESAİ SAATLERİMİZ

Telefon Numaralarımız;
+90 252 317 05 28
Mesai Saatlerimiz;
Hafta İçi: 09:00-17:00
Cumartesi: 09:00-13:00
Acil Durumlarda 24 Saat GSM' numaralarımızdan Ulaşabilirsiniz...

Haberler

Çocuklarda Omurga Eğriliği (Skolyoz) Vücudumuzu dik tutan bel kemiği (omurga) bazan eğrilikler gösterir. Çok genç yaşlarda başlayabilen eğrilikleri ancak dikkatli anneler yakalayabilir. Çocuklar elbiseli iken yeni başlayan ve hafif eğrilikleri fark etmek mümkün değildir. Ama anneler çocukları elbisesiz de görebilirler. Daha çok kız çocuklarda gözlenen omurga eğiriliklerini erken fark etmek ana-baba, öğretmen gibi büyüklere düşmektedir. Omurga silindir yapıda birçok kemiğin, disk denilen kıkırdak yapılarla birleşmesinden oluşur. 7 tane boyun,12 tane sırt, 5 tane bel omur kemiği koksiks adı verilen piramide benzer parça ile birleşip iskeletin esas parçası olan bel kemiğini (omurgayı) oluşturur. Omurga vücudu dik tutan bir destek, omuriliği koruyan bir yapıdır. Omurganın boyun ve bel bölgesi oldukça hareketlidir. Omur kemiklerinin mükemmel bir şekilde birbirine eklem ve bağlarla birleşmesinden oluşan omurga yandan belirli normal eğrilikler gösterir, yandan bakılınca boyun ve bel bölgesinde içeri doğru girintili sırtta ise dışa doğru çıkıntılıdır. Ama omurgaya önden bakılınca dümdüzdür. Önden bakıldığında omurganın bir bölümünün sağa veya sola doğru kavis yapması ve rotasyon (dönme) göstermesi bir bozukluktur. Bu bozukluğa Skolyoz denir. Ancak annelerin bu konuya daha duyarlı olması ile bu rahatsızlık daha erken yakalanabilir. Vakaların çoğunda neden bilinemez. Nedeni bulunmayan eğriliklere idyopatik skolyoz denir. Genetik geçiş özellikleri vardır. Kız çocuklarda daha fazla görülür. Ağır vakalarda eğrilmeler ergenlikte çok hızla ilerler. Araştırmalar çocukların %5'inde skolyoz görüldüğünü bildirmektedir. Eğrilikler çeşitli tiplerde olabilir. Sırtta sağa veya sola belde sağa veya sola veya hem sırt hem belde karşılıklı eğrilikler olabilir. Omurga eğrilikleri çocukluktan sonra da oluşabilir. Erişkinlerde sırt kaslarının dengesizliği, aşırı şişmanlık, osteoporoz (kemik erimesi) gibi durumlarda sonradan skolyoz gelişebilir. Çoğu zaman eşit çalışmayan kaslar sırt kaslarında dengesizliğe neden olur ve omurgada eğrilik gelişir. Bu durum omurgada kalıcı bozukluk yapmadan fark edilebilirse düzeltilebilir. Belirti ve Bulgular Hafif bir eğrilik hiç bir fiziksel aktiviteyi engellemez. Çoğu zaman dikkat edilmeden fark bile edilemez. Bazan tesadüfen röntgen filminde omurgada eğrilik görülür. Ağır eğrilikler ise elbiseli iken bile fark edilebilir. Kötü gidişli skolyozda omurganın giderek eğrilmesi ileri yaşlarda göğüs boşluğunu daraltır. Bu daralma ileride kalp ve akciğer sorunlarına yol açar. Teşhis Basit bir çekül doğrultusu ile omurganın doğruluğuna bakılabilir. Ensenin tam ortasına konulan çekül ipinin omurgadan düz olarak geçip yere tam iki ayak ortasına inmesi gerekir. Ayrıca her iki omuzun aynı seviyede olması, öne doğru eğilince sırtta asimetri veye bir tarafta farklılık olmaması gerekir. En ufak bir şüpheniz varsa doğru teşhis için uzman doktor muayenesi ve radyolojik tetkikleri yaptırın. Gerekli omurga filmlerinde omurgalardaki dönmeler tesbit edilir ve skolyozun açısal ölçümleri yapılır. Skolyozlu hasta belirli aralıklarla mutlaka kontrol edilmelidir çünkü eğrilikler hızla ilerleyebilir. Tedavi Hafif vakalar sadece gözlem altında tutulur, erişkin veya çocuk zaman içinde takip edilir. Bu arada kaslardaki dengesizliğin, sertleşme ve kısalmaların önlenmesi için düzenli egzersizler yapılmalıdır. Kötü gidişli vakalarda eğrilik ve omurgada dönmenin artması ile göğüs boşluğunu zamanla çok daralır. Akciğere giren çıkan hava azalır. Yaş ilerledikçe ve çocuk büyüdükçe akciğerde sık sık problemler çıkabileceği için bu tip vakalarda korse uygulaması ve ameliyat yapılmasını gerektirebilir.  ? Details...

Zatürre Zatürre ( tıbbi adıyla pnömoni ) virüs, bakteri gibi etkenlerin yol açtığı, akciğer dokusunun tek veya iki taraflı enfeksiyonudur. Enfeksiyon, genellikle basit bir soğuk algınlığı, üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar ve ilerler.  Zatürrenin lafı bile anne babaları korkutsa da, riskli bazı gruplar dışında ayaktan tedaviyle yüz güldürücü sonuçlar alınan bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi zayıf, iyi beslenememiş, kronik hastalıkları olan çocuklar, prematür bebekler, sigara dumanına maruz kalan çocuklar daha riskli gruplardır, zatürreyi ağır geçirebilir, tedavi için hastaneye yatmaları gerekebilir.     Belirtiler Nelerdir? Ateş, titreme, üşüme, terleme Öksürük, balgam Göğüs / sırt ağrısı Hızlı nefes alıp verme Göğüste hırıltı Nefes alıp verirken göğüs duvarında içe çekilmeler Kusma Başağrısı Kas ağrısı Halsizlik, iştahsızlık Bebekte emmeyi reddetme görülebilir Nasıl Bulaşır? Hasta kişiyle yakın temasla, onun aksırık, öksürüğünden, aynı tabak, çatal, kaşığı kullanmakla bulaşır. Ancak, mikrobu alan herkeste zatürre görülmeyecek, bazıları hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirecektir. Nasıl Tanı Konur? Şikayetleri dinleyen doktor, muayeneden sonra akciğer filmi, kan testleri, balgam kültürü gibi testler isteyebilir. Nasıl Tedavi Edilir? Bakterilerin yol açtığı zatürreler antibiyotikle tedavi edilir. Çoğu hasta, antibiyotik tedavisini evde alabilir. Tedaviyi doktorun önerdiği süre boyunca almak, iyileşme görülünce kesmemek çok önemlidir. Viral kaynaklı zatürrelerde antibiyotikler işe yaramaz, hastanın genel durumunu destekleyici tedaviler yapılır. Solunum sıkıntısı, morarmaları olan hastalar hastaneye yatırılarak tedavi edilirler. Bol sıvı alımını sağlamak iyileşmeye, balgamın atılmasına yardımcı olacaktır.  Doktor önerisi olmadan, rasgele öksürük şurubu kullanmak yarardan çok zarar verebilir. Öksürük, vücudun balgamı atmak için ihtiyaç duyduğu normal bir savunma mekanizmasıdır. Ağrı kesici, ateş düşürücüler bazen gerekli olabilir. Korunma İçin Neler Yapabiliriz? Çocukluk çağı aşıları; H.influenza, kızamık gibi bazı zatürre etkenlerine karşı koruyucudur. Çocuklarda en sık zatürre etkeni olan pnömokoklara karşı 2 yaş altında kullanılabilecek pnömokok aşısı artık ülkemizde de mevcuttur. Grip aşısı da riskli çocuklar için yararlıdır. Çocuklarımızın aşılarının tam olmasını sağlamalıyız. Çocukları, bebekleri sigara dumanına maruz bırakmamalıyız. Anne sütü alan bebeklerin her tür enfeksiyona karşı daha korunaklı olduğunu unutmamalı, bebeklerimizi mümkün olduğunca anne sütüyle beslemeliyiz. Çocuklarımızı hasta kişilerle temastan korumalı, enfeksiyonların sık görüldüğü mevsimlerde onları kalabalık ortamlarda bulundurmamaya gayret etmeliyiz.  Anlayacağı yaşa gelince çocuklarımıza el yıkamanın önemini anlatmalı, el yıkama alışkanlığı kazandırmalıyız. Dengeli beslenmelerini sağlamalıyız.  ? Details...

ÇOCUKLARDA ATEŞ ve ATEŞLİ HAVALE  Normalin üstündeki vücut ısısı olarak tanımlayabileceğimiz ateş, anne babaları korkutsa da aslında çocuk için zararlı değil hatta yararlıdır. Çocuk hastalıklarında, özellikle enfeksiyonlarda görülen bir bulgudur, kendi başına bir hastalık değildir. Ateş, vücudun enfeksiyon etkeniyle savaşmasını, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar. Kaç Dereceye Ateş Demeliyiz? Bu, ateşin ölçüldüğü yere göre değişir. Makattan yapılan ölçümlerde 38 derece üzeri, ağızdan 37.5 , koltuk altından 37.2, kulaktan 38 derecenin üstündeki değerler ateş olarak kabul edilmelidir. Ateş Ne Kadar Yükselirse Tehlikeli Olur?  Ateşli bir çocuğu değerlendirirken, ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu yol gösterici olmalıdır. Ateşin ne kadar yüksek olduğu, hastalığın ağırlığının bir göstergesi değildir. Çocuklarda ateşin en sık nedeni olan basit viral enfeksiyonlar, 39-40 derece ateşe neden olabilir. Tam tersine, bazı ciddi hastalıklar da çok yüksek ateşe yol açmayabilir. Ancak 0-3 ay arası bebeklerde, normalin üstünde ölçülen bir vücut ısısı- değer kaç olursa olsun- hemen doktora ulaşmayı gerektirir. Daha büyük çocuklarda, çocuğun genel durumuna dikkat etmek gerekir. Eğer çocuk uyanık, aktifse, oynuyorsa, yiyip içebiliyorsa, uykusu iyiyse, solunumu normalse çok korkmaya gerek yoktur. Ancak eğer; uyku hali, huzursuzluk, solunum zorluğu varsa, yeme içmeyi reddediyorsa, şiddetli başağrısı varsa, ateşi düşse de genel durumu düzelmiyorsa veya ateş 24-48 saatten uzun sürerse yine doktora ulaşmak gerekir. Çoğu anne babanın ateşle birlikte aklına gelen havale geçirme olasılığı ise, ancak bazı ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülmektedir. ( Buna yazının devamında ayrıca değineceğiz) Ateşin Nedenleri Nelerdir?  Virüs veya bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar: Soğuk algınlığı, grip gibi enfeksiyonlar ateşin sık görülen nedenleridir. Soğuk algınlığında ilk 24 saat tek bulgu ateş olabilir, diğer belirtiler arkadan gelir. Anjin, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonu da ateşe yol açar. Nadiren zatürre, menenjit, tüberküloz gibi ciddi enfeksiyonlar da ateşin nedeni olarak saptanabilir. Aşılar: Bazı aşılardan sonra ateş görülebilir, aşıyı yaparken doktorunuz sizi uyaracaktır. Fazla kalın giydirme: Küçük bebekler, özellikle yenidoğanlar sıcak ortamlarda fazla giyimli olurlarsa, vücut ısılarını dengeleyemediklerinden ateşleri çıkacaktır. Romatizmal hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları,lösemi, lenfoma gibi hastalıklar ise uzun süren ateşlerde araştırılması gereken nedenlerdir. Ateşli Çocuğa Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?  Öncelikle, ateşin düşmanımız değil dostumuz olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Ateşin yükselmesiyle, vücut enfeksiyon etkeniyle daha iyi savaşabilmektedir. O halde, ateşli çocukta hemen ateşi düşürmeye çalışmak gereksizdir. Eğer bir enfeksiyon söz konusuysa, ateşi düşürmek enfeksiyonu daha çabuk iyileştirmeyecek, nedeni ortadan kaldırmayacaktır. Ancak çocuk ateşli dönemde kendini kötü hissediyorsa, halsizse ateş düşürücü ilaçların yardımıyla kendini daha iyi hissedecektir. Bu durumda, doktorun önereceği parasetamol veya ibufen grubu ateş düşürücüler kullanılabilir. Ateşli çocuğun, normalden fazla sıvı almasına, susuz kalmamasına dikkat etmek gerekir. Eğer ateş çok yüksek değilse ve çocuk kendini kötü hissetmiyorsa, ilaç vermeden önce üzeri soyulup ılık bir duş aldırılabilir. Bulunduğu oda serin tutulmalı, giysileri mümkün olduğunca ince ve pamuklu olmalıdır. Ateşli Havale Nedir? Ateşli havale, 6 ay- 5 yaş arası ateşe hassas çocuklarda, ateşin ani yükselmesiyle görülen bir havale ( nöbet ) türüdür. Görülme sıklığı yaklaşık yüzde 3 ‘tür. Ateşli havaleye ailesel bir yatkınlık söz konusudur. Ateşli havale geçiren çocukların anne, baba veya yakınlarında çocuklukta ateşli havale geçirme öyküsü saptanabilir. Ateşli Havalede Ne Görülür? Çocuk aniden bilincini kaybeder, vücudu, kol ve bacakları kilitlenir. Ardından kasılmalar başlar, gözleri kayabilir.Altını ıslatabilir. Rengi solar. Genelde birkaç saniyeden 1-2 dakikaya dek sürer ve kendiliğinden geçer. Kasılmaların ardından çocuk derin bir uykuya dalmış gibi görünür. Ateşli Havale Sırasında Ne Yapmak Gerekir? Çocuğunun havale geçirdiğine tanık olmak, anne babalar için korkunç bir deneyimdir. Özellikle ilk defa böyle bir olay yaşanıyorsa, soğukkanlılığını korumak, paniğe kapılmamak pek kolay değildir. Ancak elden geldiğince sakin olmak, çocuğun da yararına olacaktır. Nöbet sırasında boğulma, tıkanmayı önlemek için çocuğun başı yana çevrilir. Ağzını açmaya çalışmak doğru değildir. Üzerinde sıkı giysiler varsa, açılıp gevşetilmesi uygun olur. Nöbet sonrası, ateşi düşürmek için ilaç verilebilir. İlk ateşli havale mutlaka doktor tarafından değerlendirilmeli, ateşe neden olan etken saptanıp buna uygun tedavi başlanmalıdır. Tekrarlayan ateşli havaleler geçiren çocuklarda, aileye nöbet sırasında makattan verilecek, nöbeti durduracak bir ilaç önerilebilir. Ateşli Havalenin Tehlikesi Nedir? Korkutucu görünümüne rağmen, ateşli havale geçirmek çocuklarda kalıcı bir hasara, nörolojik bir bozukluğa neden olmaz. Bir kez ateşli havale geçiren çocuk, ateşli olduğu dönemlerde tekrar havale geçirebilir. Yaşı büyüdükçe bu risk azalacak, 5-6 yaştan sonra ateşli havale görülmeyecektir.  ? Details...

İnmemiş Testis Erkek bebekte, doğum öncesi karında olan testisler ( yumurtalıklar), 32-36 gebelik haftalarında skrotuma ( torbaya ) inerler. Ancak, bazı bebeklerde doğumda bu iniş tamamlanmamış olabilir. Eğer, bebeğin testisleri normal yerinde ele gelmiyorsa, kasıkta kalmış olabilir, skrotumun üstünde ele gelirler. Bazen de testisler, karın içinde olabilirler veya hiç gelişmemiş olabilirler. İnmemiş Testis Kimlerde Görülür? İnmemiş testis, anne karnındaki normal süreyi tamamlamadan doğan prematür bebeklerde daha sık görülmektedir. Doğumda Yerinde Olan Testisler Sonradan Yukarı Çıkar mı? Bazı çocuklarda, testisler bebeklikte yerinde olup çocuk büyüdükçe, testisleri karına birleştiren bağın yeterince hızlı büyümemesi sonucu yukarıda kalabilirler. Bu yüzden anaokulu, ilkokul çağındaki erkek çocukların testisleri de kontrol edilmelidir. Retraktil Testis Nedir? Bazı çocuklarda ise, retraktil testis denilen, bazen skrotuma inen bazen de yukarı kaçan testisler görülebilir. Eğer, testis günün büyük bölümünde skrotum dışında kalıyorsa, bunu da inmemiş testis gibi kabul edip tedavi etmek hastanın lehine olacaktır. İnmemiş Testisin Yol Açtığı Riskler Nelerdir? İnmemiş testis, ileride kısırlık veya kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Bazen kasık fıtığıyla da birlikte olabilir. Ne Zaman Tedavi Edilir? Nasıl Tedavi Edilir? İnmemiş testislerin çoğu ilk 3 ayda, bir bölümü de 3-6 ay arasında normal yerine iner. 6 ayda inmeyen testisin tedavi edilmesi gereklidir. Bazen hormon tedavisi denenir, ancak kesin tedavi ameliyattır. Operasyon ile testis normal yerine getirilir. Ameliyatın mümkün olan en kısa zamanda, tercihen 1 yaşı geçmeden yapılması uygun olur.  ? Details...

Kızıl Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. Diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı antibiyotik tedavisi gerektirmesidir.  Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini oldukça kötü hissetmekte, başağrısı, karın ağrısı, bulantıdan şikayet etmektedir. Mikrop, boğaza alındıktan 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır. Kasık ve koltuk altında daha yoğun olabilir. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür, dokununca zımpara kağıdı hissi verir. Bu sırada, hastanın dili de beyaz veya kırmızı çileğe benzer bir görünüm alabilir. Kesin tanı, boğazdan alınacak kültürde streptokok bakterisinin gösterilmesiyle konur. Streptokok anjini geçiren biriyle yakın temas, aynı bardak, çatal-kaşığı kullanmakla mikrop bulaşır. Temastan sonra kuluçka dönemi 2-5 gündür. Ancak, kişinin hassasiyetine bağlı olarak aynı mikrobu alan başka biri, cilt döküntüsü olmadan sadece anjin geçirebilir. Hasta kişi, tedavi başlandıktan 24 saat sonra artık bulaşıcı değildir.  Kızılda, en önemli nokta doktorun önerdiği antibiyotik tedavisini uygun şekilde kullanmak, önerilenden önce kesmemektir. Doktorunuz, eğer iğne değil de ağızdan tedaviyi tercih ederse, antibiyotik şurubu 10 gün vermeniz gerekecektir. Bu, boğazdan mikrobun tam olarak silinebilmesi ve romatizmal ateş gibi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Çocuğun boğazı acıyacağı için kolay yutabileceği sıvı, yumuşak kıvamlı gıdalar vermek, ılık tuzlu suyla gargara yaptırmak rahatlatıcı olacaktır. Ateş için doktorunuzun önereceği ateş düşürücüyü birkaç gün kullanmanız gerekebilir. Günümüzde kızıl artık korkunç bir hastalık değildir, ancak tedavi edilmesi gereken bir döküntülü hastalık olduğu da unutulmamalıdır.  ? Details...

Menenjit Menenjit, beyni saran zarların iltihaplanmasıyla oluşan, hemen tedavi edilmezse işitme kaybı, beyin hasarı ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir bakteriyel enfeksiyondur. Hastalığa yakalananların %95'i 5 yaş altındaki çocuklardır. Kalabalık ortamlarda bulunan çocuk ve erişkinler daha fazla risk taşırlar. Bazı virüs türleri de daha hafif bir menenjit tablosuna yol açabilirler. Ancak, bakteriyel menenjit tıbbi bir acildir. Belirtiler Nelerdir? Ateş, şiddetli başağrısı,halsizlik, iştahsızlık, ensede ağrı veya ense sertliği, bilinç bulanıklığı, uyku hali, kusma, parlak ışığa bakamama, ciltte basmakla solmayan lekeler, havale geçirme menenjitin belirtileri olabilir. Menenjit, birkaç gün süren bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya barsak enfeksiyonu gibi de başlayabilir. Devamında çocuğun tablosu ağırlaşır, diğer belirtiler de ortaya çıkmaya başlar. Bebeklerde belirtiler daha zor anlaşılabilir. Yüksek veya düşük vücut ısısı, huzursuzluk, kucağa alınınca geçmeyen ısrarlı ağlamalar, uyku hali, beslenmede isteksizlik, kafadaki bıngıldağın normalden bombe olduğu farkedilebilir. Nasıl Bulaşır? Mikrop, solunum yoluyla veya ellerle vücuda alınır. Tanı ve Tedavi Nasıl Yapılır? Bakteriyel menenjit, tıbbi bir acildir. Çocuğun durumundan şüphelenirseniz, hemen doktorunuza başvurmalısınız. Doktor, çocuğu muayene edecek, kesin tanı için beyin omurilik sıvısından örnek alacaktır ( Bu işlemin sanılanın aksine çocuğa herhangi bir zararı yoktur, işlemin yapıldığı bölgede sinir dokusu bulunmamaktadır ). Bakteriyel etken söz konusuysa, hemen antibiyotik tedavisine başlanacak, çocuk büyük olasılıkla hastanede izleme alınacaktır. Bazen, hastayla temastaki kişilere de koruyucu ilaç verilebilir. Eğer viral bir menenjit söz konusuysa, antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Ağrı kesici, ateş düşürücü, sıvı tedavisi gibi rahatlatıcı yöntemlerle hasta takip edilecektir. Menenjiti Önlemek Mümkün mü? Hijyen kurallarına uymak, sık sık elleri yıkamak tehlikeli mikropların vücudumuza ulaşmasına engel olacaktır. Bu konuda, çocuklarımıza örnek olmalı, küçük yaşta iyi alışkanlıklar kazandırmalıyız. Özellikle çocuklarda önemli menenjit etkenleri olan H.influenza ve Pnömokok adlı bakterilerden aşıyla korunmak mümkündür. Anne sütü almanın, pekçok başka faydaları yanında, bebekleri menenjitten de koruduğu gösterilmiştir.  ? Details...

Bebeklerde Reflü   Bebeklerde Reflü  Mide içeriğinin sindirim borusuna geri kaçması olarak tanımlanan REFLÜ her yaşta çocuk ve erişkinde görülse de, en sık olarak görüldüğü dönem bebeklik dönemidir. Bebeklerde Reflü Neden Sık Görülür? Normalde sindirim borusunun alt ucundaki kaslar gevşeyerek gıdaların mideye geçişine izin verir, ardından kasılarak geri kaçışa engel olur. Bebeklerde, bu kapakçık mekanizması henüz yeterince çalışmamaktadır. Bebeklerin sıvı gıdayla beslenmeleri, çoğunlukla yatar pozisyonda olmaları da reflüyü kolaylaştırmaktadır. Fizyolojik Reflü Nedir? Bebekte, sık görülen reflü çoğunlukla fizyolojiktir, yani hastalık olarak kabul edilmez. Bu bebekler iyi beslenip kilo alırlar, keyifleri yerindedir. Sadece aile çok kustuğundan şikayetçidir. Bebek büyüdükçe, katı gıdalara geçtikçe, mide girişindeki kapakçık daha iyi çalıştıkça kusma giderek azalacaktır. Böyle bebeklere, tedavi vermek gerekmeyecektir. Reflü Ne Zaman Hastalık Olarak Kabul Edilir? Eğer çok kusan bebek, iyi kilo alamıyorsa veya asitli mide içeriğinin sindirim borusunu, akciğerleri tahriş etmesi nedeniyle aşağıdaki belirtilerin bazılarını gösteriyorsa, reflü hastalığından söz edilebilir. Beslenme sonrası veya yatarken aşırı huzursuzluk Aç olmasına rağmen az miktar emip bırakma Ağızdan aşırı miktarda salya akıtma Aşırı ağlamalar ( bazen gaz sancısı ile karışabilir ) Hırıltı, geçmeyen öksürük, tekrarlayan zatürreler Kronik ses kısıklığı Reflü Ne Zamana Kadar Sürer? Bebek büyüdükçe, büyük olasılıkla, reflü azalıp kaybolacaktır. İlk 6 ayda düzeldiği gibi 18-24 aya kadar süren reflüler de görülmektedir. Tüm vakaların % 80‘i, 2 yaşa kadar kendiliğinden geçmektedir. Reflü Nasıl Tedavi Edilir? Çoğu bebekte ilaca gerek kalmadan, aşağıdaki basit önlemlerle rahatlama sağlanabilir. Sık sık, az az besleme Beslenme sırasında sık sık gaz çıkarma Mümkün olduğunca anne sütüyle besleme ( mamaların içerdiği inek sütü proteinine karşı alerji de, reflüye yol açar) Yatarken başın biraz yüksekte olması reflüyü azaltacaktır. Mama ile beslenen bebeklerde daha koyu kıvamlı özel mamalar denenebilir. Bu önlemlerle yanıt alınamazsa, önce ilaç tedavisi, çok nadiren de cerrahi tedavi gerekli olabilir.  ? Details...

Tüberküloz Her ne kadar çocuk hastalıkları başlığı altında ele alsak ta, aslında tüberküloz (verem) tüm dünyada her yaştan kişiyi tehdit eden yaygın bir hastalıktır. Özellikle akciğerleri etkileyen bakteriyel bir enfeksiyondur. Kişi mikropla karşılaştıktan sonra, bağışıklık sistemi onunla savaşır. Üstesinden gelemezse bakteri akciğerlere yerleşir.Bazen de belirti vermeden yıllarca vücutta kalıp yıllar sonra hastalık alevlenebilir. Bağışıklık sistemi henüz zayıf olduğundan bebekler ve kalabalık, pis ortamlarda yaşayan, iyi beslenemeyen çocuklar hastalık için en riskli gruplardır. Belirtiler Nelerdir? Öksürük, kanlı balgam, hafif ateş, iştahsızlık, kilo kaybı, yorgunluk, terleme, göğüs ve sırt ağrısı, parmaklarda çomaklaşma görülebilir. Ayrıca, tüberküloz vücutta farklı bölgeleri etkileyip menenjit, eklem iltihabı da yapabilir. Etkilenen bölgeye göre belirtiler de farklılık gösterir. Tanı koymak için doktorunuz bir cilt testi isteyecek, şüphe varsa akciğer filmi çektirecek, bazı kan testleri yaptıracak, mikrobun varlığını kanıtlayacak testleri görmek isteyecektir. Tüberküloz, hasta kişinin aksırık ve öksürüğünden bulaşır. Çocuklar, genellikle mikrobu erişkinlerden alırlar. Hasta bir çocuğun yaşıtlarına mikrobu bulaştırma riski çok düşüktür. Tedavi başlandıktan sonra 2-4 hafta daha bulaşıcılık sürebilir. Tedavi 1 yıl kadar uzun sürebilir.  BCG aşısıyla tüberkülozdan korunmak mümkündür.  ? Details...

Kızamık Kızamık, bir tür virüsün neden olduğu döküntülü bir hastalıktır. Önce basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar, ardından yüz ve enseden başlayan, gövdeye de yayılan kırmızı renkte döküntü ortaya çıkar. Henüz aşı olmamış ve anneden geçen korumanın azaldığı bebekler, okul öncesi dönemdeki çocuklar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler, 2 doz kızamık aşısı yapılmamış kişiler hastalığa yakalanma için yüksek riskli gruplardır.  Mikropla temastan sonra kuluçka dönemi 10-12 gündür. Önce; ateş, halsizlik, iştahsızlık, gözlerde sulanma ve kızarma, öksürük ve burun akıntısı başlar. 2-3 gün içinde, yanak içlerinde beyaz benekler, bundan 2 gün sonra da yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen kırmızı döküntü ortaya çıkar.  Kızamık geçiren hastalarda, özellikle iyi beslenmemiş çocuklarda bronşit, zatürre, ishal, orta kulak enfeksiyonu, konjonktivit, körlük gibi komplikasyonlar görülebilir. Yıllar sonra ortaya çıkabilen nadir bir komplikasyon da, merkezi sinir sistemini dejenere eden ölümcül bir tablo olan SSPE ( Subakut Sklerozan Pan Ensefalit ) denilen bir hastalıktır. Kızamık çok bulaşıcıdır. Hasta kişiyle solunum teması, öpüşme, aynı kaptan yeme gibi yollarla virüs alınır. Hastalığın en bulaşıcı olduğu dönem, ateş başlamadan öncesiyle döküntü çıktıktan 4 gün sonrasına kadarki dönemdir. Hasta çocuk, bu dönemde izole edilmeli, döküntü başladıktan sonra en az 5 gün okula gitmemelidir. Viral bir hastalık olduğu için, etkene yönelik tedavi yoktur. Ancak; yatak istirahati, bol sıvı alımı, öksürük için soğuk buhar yardımcı olacaktır. Doktorun önerdiği ateş düşürücü ve vitamin takviyesi kullanılabilir. Hastalık yaklaşık 1 hafta sürecek, ömür boyu bağışıklık sağlayacaktır. Kızamık aşıyla önlenebilen bir hastalıktır. Ancak ilk yaş içinde ( genellikle 9 ay dolunca ) yapılan tek doz aşının yeterli olmadığı, en az 2 doz aşı gerektiği unutulmamalıdır. Gelişmekte olan ülkelerde, halen tüm çocuklara aşılanması sağlanamamakta ve 5 yaş altı çocuk ölümlerinde en sık sorumlu olan enfeksiyon etkeni olarak kızamık karşımıza çıkmaktadır. Hedefimiz, aşısı olan bir hastalık yüzünden çocuklarımızın sıkıntı çekmemesi, ölümcül olabilen komplikasyonlarla karşılaşmamalarıdır.  ? Details...

Kusma ve İshalli Çocuğa Yaklaşım Kusma ve ishal her yaşta çocukta sık görülen yakınmalardır. Aynı anda başlayabilir veya kusmanın ardından ishal gelebilir. Kusma ve ishalin pek çok nedeni olabilir, ancak en sık kusma nedeni sindirim sistemine alınan bir virüs veya yenilen gıdalardır. İshal de en sık yenilen gıdalardan, enfeksiyondan veya antibiyotik alımından ortaya çıkar.  Kusma anne babaları en çok endişelendiren belirtilerden biridir. Bu endişe ve panikle de bazen yanlışlar yapabilirler. Örneğin çocuğun susuz kalacağından korkup hızla birşeyler içirmeye çalışmak doğru değildir. Evet, sıvı alması gerekmektedir, ama bunun yavaş yavaş, yudum yudum olması emilebilmesine olanak sağlayacaktır. Yemek için teklifte bulunmamak en iyisidir. Altta ciddi bir neden yoksa, çoğu kusma yaklaşık 12 saatte geçecek, çocuk rahatlayacaktır. Yudum yudum vereceğiniz sıvı, su veya doktorunuzun önereceği tuz-şeker karışımı olabilir. Kusma azalınca sıvı verme hızını arttırabilirsiniz. Ancak, çocuğun susuz kaldığından endişe ediyorsanız, kaybını yerine koyamadığınızı düşünüyorsanız, hemen doktorunuza ulaşmalısınız. Sindirim sistemine aldığımız virüsler, önce kusma ardından ishale yol açarlar. İshalde de çocuğun sıvı kaybını karşılamak çok önemlidir. Eğer, ishalle kaybettiği sıvıyı verdiğiniz içeceklerle telafi edebiliyorsanız, ne kadar sık gaita yapsa da sorun olmayacaktır. Eğer, yemek istiyorsa, barsak hareketlerini hızlandırmayacak muz, şeftali, elma, patates, ekmek, pirinç, yoğurt ( özellikle probiyotik yoğurt ) gibi gıdalar verebilirsiniz. Eğer hasta anne sütü alan bir bebekse, emmeyi sürdürmekte fayda vardır, böylece ishali daha kolay atlatacaktır. Kusma ve ishal durdurucu ilaçları, doktorunuz genellikle önermeyecektir. Çünkü; kusma ve ishal vücudun kendini rahatsız eden maddeyi uzaklaştırması için faydalı mekanizmalar olarak kabul edilmektedir.  ? Details...

--= NFSP =--

Doğuştan Kalça Çıkığı  Doğuştan Kalça Çıkığı, çocuklarda sık görülen, erken anlaşılıp tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara yol açabilen bir sorundur. Üst bacak kemiğinin başı ile kalça eklemi arasında değişik derecelerde uyumsuzluk vardır. Bebek anne karnında gelişirken oluşan bazı problemler, kalça çıkığına neden olur. Kızlarda, ilk bebeklerde, makat gelişiyle doğan bebeklerde ve ailede kalça çıkığı öyküsü olanlarda daha sık görülmektedir. Genellikle, kalça tek taraflı olarak etkilenir. Hiç belirti vermeyebilir. Bebeğin bir bacağı daha kısa görünebilir, uyluktaki cilt kıvrımları asimetrik olabilir. Bebeğin bacaklarını rahatça yana açamadığı farkedilebilir. Bebeklikte anlaşılmamış vakalarda, yürümeye başladığında yalpalama, topallama, parmak ucunda yürüme görülebilir. Sağlam bebek izleminde, doktorunuz kalça kontrollerini de yapacak, şüphelenirse kalça grafisi veya ultrasonu ile kesin tanıyı koyacaktır. Daha sonra bir ortopedi uzmanına gönderileceksiniz. Özel bazı cihazlar veya alçılar yardımıyla kalça eklemi istenen pozisyona getirilecek, normal gelişim sağlanacaktır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonuç o kadar iyi ve tedavi o kadar kolay olacaktır. Geç kalınmış vakalarda, ameliyat gerekli olacaktır. Bebekte tam gelişmemiş bir kalça eklemi mevcutsa, kalça çıkığına meydan vermemek için bebeği sıkıca sarıp kundaklamaktan, hareketini kısıtlayacak sıkı kıyafetler giydirmekten, küçük bez kullanmaktan kaçınmak gerekir.  ? Details...

DİL SEÇİMİ

English Arabic Bulgarian Croatian Czech Danish Dutch Finnish French German Greek Hindi Italian Japanese Korean Norwegian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Swedish Catalan Filipino Hebrew Indonesian Latvian Lithuanian Serbian Slovak Slovenian Ukrainian Vietnamese Albanian Estonian Galician Hungarian Maltese Thai Turkish

İSTATİSTİK

BUGÜN462
DÜN776
BU HAFTA1238
BU AY8156
TOPLAM856578

(C) BilCELL
Doktorun Notları
5-6 Ay Arası Beslenme

 5 AY-6 AY ARASI BESLENME

Verilecek ek gıdalar
1)Meyve Püresi
2)Sebze Çorbası
3)Muhallebi
4)Yoğurt
                                   Meyve Pürelerinin Hazırlanışı
4. aydaki beslenmede anlatılan meyveleri aynı işlemlerden geçirin,robotta püre haline
getirin ve kaşıkla yedirin.Günde 1 veya 2 öğün verebilirsiniz(100 ml.meyve suyu veya 1 meyve püresi)
                              Sebze Çorbasının Hazırlanışı
4. ayda anlatıldığı gibi sebzeleri aynı işlemlerden geçirin, farklı olarak bir tutam tuz atın,irmik ilave edilirken bir tatlı kaşığı kadar da pirinç ve 1 çay kaşığı tereyağı veya zeytinyağı ilave edin ve pişirin ,tamamını robotta ezin ve 1 çorba kasesi kadar yedirin.(200-250 gr)
                                     Muhallebinin Hazırlanması
4.aydan sonraki hazırlanışı ile aynıdır.İsterseniz miktar çoğaltılabilirsiniz ,nişasta unu veya mısır unu da kullanılabilirsiniz(200-250 gr).Diğer hazır kaşık mamalarını da deneyebilirsiniz.
                                               Yoğurt Verilmesi
Evde yapılmış yoğurtlar tercih edilir,evde yapılamıyorsa marketten alınan yoğurdun taze olmasına özen gösterin,sade olarak yedirmeye alıştırın,sevmediği zaman içine kendiniz meyve rendeleyin,hazır meyveli yoğurtların kullanımı tercih edilmemektedir.
Yoğurda alıştırırken 3-4 tatlı kaşığıyla başlayın ,miktar artırarak zamanla 1 yoğurt kasesine kadar verebilirsiniz(200-250 gr).
 
                         5 AY-6 AY ARASI BESLENME ŞEMASI
 
        08 00-09 00                                Anne sütü(anne sütü yoksa formül mama)
 
          11 00-12 00                                          Meyve Püresi
 
          13 00-14 00                                          Sebze Çorbası
 
          16 00-17 00                                Yoğurt + Anne sütü(anne sütü yoksa formül mama)
 
          19 00-20 00                                          Muhallebi
 
          23 00-24 00                                Anne sütü(anne sütü yoksa formül mama)
 
Bebeğiniz gece uyanırsa anne sütü veya formül mama verebilirsiniz.
 
                                                                                  
 
                                                                     Hazırlayan:Dr.Sibel Kılıçaslan
 
                                                             
 
4-5 Ay Arası Beslenme 2

4-5 AY ARASI BESLENME

      08 00-09 00                    Anne sütü(anne sütü almayanlar formül mama)
 
       11 00-12 00                                Meyve Suyu
 
       13 00-14 00                                Sebze Çorbası
 
       16 00-17 00                                Meyve Suyu+
                                               Anne sütü(anne sütü almayanlar formül mama)
 
       19 00-20 00                                 Muhallebi
 
       23 00-24 00                   Anne sütü(anne sütü almayanlar formül mama)
 
       Gece boyunca uyuyan bebeğinizi özel olarak mama vermek için uyandırmayın
 eğer uyanırsa anne sütü(anne sütü almayanlar formül maması) verebilirsiniz
       Sebze çorbası ve muhallebiye ilk alıştırdığımız birkaç gün, birkaç kaşık verdiğimiz yemekle
 bebek doymayacağı için ,o öğünler ilk önce denenecek gıdalar tattırıldıktan sonra yine
  anne sütü ve formül maması ile öğün tamamlayabilirsiniz.Bu saatler bebeğin uyuma saatlerine
 göre kaydırılabilir.Artan gıdaları bekletmeyin ve atın.Ek gıdaları verirken bu gıda çeşitlerinin
 dışına çıkmayın,diğer gıdaların sonraki ay verileceğini unutmayın.
 
                                 4  AYLIKKEN OYNANABİLECEK OYUNLAR
Bebeğiniz 4 aylık olduğunda ellerini ,ayaklarını,parmaklarını artık daha kontrollü kullanmaya başlayacaktır,onun bu becerilerini geliştirici oyunlar oynayabilirsiniz.
Tut ve salla oyunu:
Ona sallandıkça ses çıkaran oyuncaklar(çıngırak,halka,sıkınca öten oyuncaklar)verebilirsiniz
ayrıca küçük yastıklarla da oynatabilirsiniz.
Vurma oyunu:
Bebeğinizin ulaşabileceği bir uzaklığa ilginç bir oyuncak veya obje asın,ona vurmasına ve eliyle
onu yakalamasına gayret gösterin.
Tekme oyunları:
Ayak bileklerine kısa ipli ponponlar,sallandıkça ses çıkaran toplar,ya da az şişmiş bir balon
bağlayabilirsiniz,bu nesneleri tekmelemekten zevk alacaktır,ancak sizin gözetiminizde oynamalıdır
Parmak oyunları:
Gözlem altında eline değişik türden kumaşlar ve iplikler verin,bunlarla oynarken ellerini,kollarını parmaklarını nasıl kullandığını gözleyin,ipliklerle oynarken sakın onu yalnız bırakmayın.
Yukarı çekme oyunları:
İnce bir çubuk alın(oklava gibi),bunu bebeğiniz yatarken göğüs hizasında tutun,bebeğiniz bunu
bir süre sonra yakalayacaktır,siz bu çubuğu yavaş yavaş yukarı çekin.
Cee oyunu ve gıdıklama oyunu:
Yüzünüze bir bez,karton veya sadece ellerinizi tutarak saklanın,sonra abartılı seslerle ortaya çıkın
                                                                                                           Hazırlayan:Dr.Sibel Kılıçaslan
 
 
 
4-5 Ay Arası Beslenme 1

 

 4 AY -5 AY ARASI BESLENME
 
Verilecek ek gıdalar
1)Meyve Suyu veya püresi
2)Sebze çorbası
3)Muhallebi 
                                          Meyve sularının hazırlanışı   
Kullanılacak Meyveler=Elma,armut,şeftali,muz,portakal,mandalina(çilek allerjik  olduğu için önerilmez)kivi,kavun ve karpuz ileriki aylarda önerilebilir ,havuç da meyve suyu olarak verilebilir.Elma,armut,havuç,şeftali gibi meyveleri yıkayın,sıcak suda 1 dk kadar bekletin,kabuklarını soyun,meyve sıkacağında suyunu çekin veya cam rendede rendeleyin ve bir tülbentten geçirin ve verin.Portakal,mandalina,kivi gibi yiyecekleri yıkayın,kabuklarını soyun,meyve sıkacağında suyunu çekin veya çatalla iyice ezilip tülbentten geçirin.Muzu yıkayın, kabuğunu soyun,çatalla ezip bir miktar elma veya portakal suyu ile karıştırıp verin.
Meyve sularını günde 1 veya 2 kez verebilirsiniz, ilk 15 gün sadece meyvelerin sularını verin,sonraki aylarda meyveler püre halinde de verilebilir,önceden biberon kullanmış bebeklere meyve suları biberonla verilir,hiç biberon kullanmamış bebeklere ise mümkün olduğunca kaşık veya suluk ile vermeye çalışın.Meyve püresi yaparken cam rende kullanmaya özen gösterin ,içine şeker katmayın.Gaz yapan meyve sularını(portakal,mandalina,kivi),kabızlık yapan meyveleri(muz,elma)şikayet durumuna göre seyrek verin,hazır meyve sularını ise katkı maddesi içermesi dolayısı ile vermeyin.Verilecek miktar 100 ml.
                                         Sebze Çorbasının Hazırlanışı
Kullanılacak sebzeler=Patates,havuç,kabak,taze fasulye,ıspanak,pırasa,enginar,kereviz
maydanoz,dereotu,brokoli,soğan (patlıcan,bakla,karnabahar ,lahana tercih edilmez).
Tüm sebzeleri hazırlanmadan önce yıkayın,kabuklarını alın,ayıklayın.
Hazırlanışı:3 büyük çay fincan suyu tencereye koyun,kabuğu soyulmuş 1/2 havuç ve 1/2 patatesi doğranmadan tencereye koyun ağzını kapatın, normal tencerede 40-45 dk kısık ateşte pişirin,üzerine 1 tatlı kaşığı irmik ilave edin ve 5 dk daha pişirin(düdüklü tencerede 2 fincan su koyun ve 10 dk pişirin ve irmiği en baştan ilave edin) ocaktan alın suyuyla birlikte tamamını robottan geçirin veya çatalla ezin ve yedirin,bu hazırlanan çorbadan ilk gün 2-3 tatlı kaşığı,2. gün 4-6 tatlı kaşığı verin,pişirdiğiniz çorbayı 24 saatten kısa bir zaman aralığında tüketin,ilk gün konulan sebzelere ilaveten 2. gün yarım kabak ve 6-7 adet taze fasulye de ekleyin,bundan 8-10 tatlı kaşığı verin ve her gün verilen miktarı artırarak toplam 1 çorba kasesi verecek duruma gelin(200 gr).Zamanla sebze adetlerini artırıp miktarlarını azaltın,çok sebzeli ama iki tabak yenecek miktarda çorba yapmış olun,az miktarlarda yedirirken önemli olan eklenen sebzelerin bebeğinizde vereceği tepkilerdir allerjik reaksiyonlar,gaz,kabızlık,ishal durumlarını kontrol edin.
                                         Muhallebinin Hazırlanışı
İnek sütü 1 yaşına kadar kesinlikle kullanılmamaktadır.Bu yüzden muhallebi hazırlarken hazır formül mamalar kullanılacaktır.
Hazırlanışı:200 ml suyu cezveye koyun,üzerine 3 tatlı kaşığı pirinç unu ekleyin ve ocakta karıştırın yoğunlaşmaya başlayınca altını kısarak 5 dk karıştırın.pişme bitince ocağı kapatın,cezveyi kenara alın 30-40 derece sıcaklığa kadar soğumasını bekleyin üzerine hazır mamadan 6 ölçek katın.İlk muhallebiye başlarken aynı sebze çorbalarında olduğu gibi bebeğinize muhallebiyi 2-3 tatlı kaşığı verin sonradan miktar artırarak 1 çorba kasesi kadar verecek miktara gelin(200 gr verin).Bu yüzden başlangıçta muhallebiyi yarı ölçü olarak  hazırlamanızı öneririm.Muhallebi öğünü yerine sütlü pirinçli kaşık maması da kullanılabilir.
 
 
2-6 Yaş Oyun

 

              2-6 YAŞ ARASI OYNANACAK OYUNCAKLAR
     İki yaşındaki bebeğiniz bütün olanları parçalara ayırmaktan,kutuların içini doldurup boşaltmaktan zevk alır.Ayrıca lego gibi oyuncaklardan kuleler yapabilir.Bu tür oyuncaklar çocuklarda görsel koordinasyon gelişmesine,şekilleri ve renkleri tanımasına yardımcı olur.Yaşı büyüdükçe basit ve az parçalı bu oyuncağın daha karmaşık ve daha çok parçalı olanlarını tercih edebilirsiniz.Bu dönemde ilgisini çekecek oyuncaklar arasında mutfak eşyaları,bebekler ve arabalar da vardır.Doktor seti marangoz eşyalarının bulunduğu çantadaki nesneleri kullanarak yetişkinleri taklit etmekten hoşlanır. Müzikli oyuncaklar yine vazgeçilmez oyun araçlarıdır.Davul ,trampet gibi vurarak çalacağı oyuncakları tercih eder,enstrümanlar dinlemeye ve taklit etmeye yönlendirir.
     Üç yaş döneminde en çok sevilen oyuncakların başında üç tekerlekli bisikletler gelir.Ayrıca evde kullanılmak için yapılmış plastik büyük arabalara binip dolaşmaktan ayrı bir zevk alır.Yaratıcılığını keşfetmeye çalışan çocuk legolarla oynamaktan hoşlanır.Arabalar,top,bebekler ve basit evcilik oyuncakları yine en çok tercih edilenlerdir.Oyun hamuru bu döneme özgüdür,renkleri ve şekilleri tanımasına yardımcı olur ve el becerisini,hayal gücünü geliştirir.Oyun hamurundan zevk alma durumu uzun süre devam edeceğinden ilerde hamur miktar ve sayısını artırabilirsiniz.Mum boya ve resim yaratıcılığın gelişmesi için çok önemlidir.
     Üç-beş yaş dönemi çocukların keşfetmeye ve grup halinde oynamaya başladıkları dönemlerdir.
Onun için evcilik malzemeleri çok önemlidir.Bebekler,mutfak ve doktor muayene aletleri onların fantezilerini ve keşfetme duygularını artırır.Renkli tuşları olan müzik aletleri,kuklalar dil gelişimini hızlandırır.Lego,maketler onların bilişsel ve algısal hareket becerilerini geliştirir.Oyun hamuru, boyama çalışmaları yaratıcı anlatımları için gereklidir.Bu dönemde küçük insanlar,çiftlik hayvanları gibi çeşitli oyuncaklar da çocuğunuz için çekicidir.
     Altı yaş ve sonrası için açık havada oynanabilecek oyunların yanı sıra masa başında çalışma yapmaktan da hoşlanırlar.Bloklar,kalemler,kağıtlar,boyalar,eşleştirici oyuncaklar,resimli küpler, yap-bozlar en çok sevdikleri oyuncaklar arasında yer alır.Bu oyunlarla çocukların yanılma,düzeltme yeni yorumlar ve çözüm geliştirme yetenekleri de gelişir.Yine arkadaşlarıyla beraber oynayabilecekleri çeşitli evcilik oyunları ,hayvan setleri,marangozluk araçları gibi oyuncaklarla oynamaya bayılırlar.Bu dönemde top,ip gibi hareket etmesine ve enerji harcamasına neden olan oyuncaklar da tercihlerin başında gelir.
Her Dönemde Kitap:
Bebeğinizi çok küçük yaştan kitaplara alıştırmalısınız.Bebeğiniz oturmaya başladıktan sonra bol resimli öykü kitabını açarak öncelikle içindeki resimlere bakmasını sağlayın.Sonra kısa öyküyü okuyun.Bebeğiniz büyüdükçe farklı kitaplar almaya çalışın.Sayfaları açıldıkça içinden kabartmalı resimlerin çıktığı kitapları bir oyuncak gibi algılayacağından daha çok ilgi gösterecektir.Kitap okuma onun sözcük hazinesini geliştirir,hayal gücünün artmasına neden olur.
Oyuncakların Gelişime Katkısı:
Çocuklarda hangi oyuncakların gelişimine katkılarını merak edenler için şöyle sıralama yapmak mümkün.Büyük kas gelişimi için tekerlekli bisiklet,arabalar,tırmanabileceği,kayabileceği oyuncakların yanı sıra tahterevalliyi de saymak mümkün.Küçük kas gelişimi için çeşitli kalemler , mum boya,makas,yapıştırıcı ,legolar,kayma,sallanma oyuncaklarından yararlanabilirsiniz.Yaratıcı gücünü geliştirmek için çeşitli kuklalar,bez bebek,bebek arabası,çeşitli giysiler,süs eşyaları,telefon doktor veya tamirci setini sayabiliriz.Aynı oyuncak örneğin legolar gibi hem kas hem de yaratıcı yeteneğini kullanmak için yararlıdır.           Hazırlayan Dr.Sibel Kılıçaslan.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>

Sayfa 8 / 9
BilCELL Bilgisayar letiim - Bodrum Web Tasarm Bilgisayar Cep Telefonu Iphone Notebook Tamiri Sat Kampanyas Bodrum Servis ve Servisi
Copyright © 2010 BilCELL.® All rights Reserved.