MESAİ SAATLERİMİZ

Telefon Numaralarımız;
+90 252 317 05 28
Mesai Saatlerimiz;
Hafta İçi: 09:00-17:00
Cumartesi: 09:00-13:00
Acil Durumlarda 24 Saat GSM' numaralarımızdan Ulaşabilirsiniz...

Haberler

Karın Ağrısı Karın ağrısı çocuklarda en sık görülen, anne babayı endişelendiren yakınmalardan biridir. Ani başlangıçlı ( akut ) veya uzun süreli ( kronik ) olabilir. Genellikle masum nedenlere bağlıysa da, bazen de zaman kaybetmeden müdahale edilmesi gereken ciddi hastalıklarla ortaya çıkabilir. Karın Ağrısına Neden Olan Hastalıklar Nelerdir? Akut Gastroenterit : Çocukta en sık karın ağrısı nedenlerinden biri rotavirüs gibi virüslerin veya bazı bakterilerin yol açtığı mide barsak enfeksiyonlarıdır. Karın ağrısıyla birlikte ishal, kusma, ateş görülür. Apandisit : Çocukta önce göbek çevresinde başlayan karın ağrısı, saatler geçtikçe karnın sağ alt tarafına yerleşir. Çocuk bir şey yiyemez, kusmaya başlar. Yürüyemez, iki büklüm yatıp kalır. Kabızlık: Çocuklarda sık görülen bir karın ağrısı nedenidir. Gaz sancısı : Çocuk karında yer değiştiren keskin bir ağrı tarifler. Beraberinde kusma, ishal yoktur. Gıda zehirlenmesi : Balık, tavuk, mayonez gibi şüpheli bir gıdanın alımından birkaç saat sonra karında kramp tarzı ağrılar, kusma, ardından da ishal başlar. Barsak tıkanıklığı : Karın ağrısına yol açan acil durumlardan biridir. Şiddetli karın ağrısı, sarı- yeşil, safralı kusmalar olur. Çocuk gaz, gaita çıkaramaz. Fonksiyonel karın ağrısı : Beraberinde ishal, kusma, kabızlık, kilo kaybı yoktur. Göbek çevresinde hafif bir ağrı tarifler. Tam nedeni bilinmemektedir. Çocuğa endişe veren, ilgi görmek istediği durumlarda ortaya çıkabilir. İdrar Yolu Enfeksiyonu : Karnın alt tarafında ağrı, idrar yaparken acıma, sık idrara çıkma, ateş gibi bulgular görülür. Ülser : Mide bölgesinde yanıcı bir ağrı olur. Yemek öncesi, sabah ve gece ağrı daha şiddetlidir. Kanlı gaita görülebilir. Ailede ülser öyküsünün oluşu tanıya yardımcıdır. Hepatit : Karaciğer iltihabına genellikle virüsler neden olur. Çocukta halsizlik, bulantı, kusma, karnın sağ üst bölgesinde ağrı, sarılık görülür. Jinekolojik nedenler : Genç kızlarda adet sancısı da sık görülen bir karın ağrısı nedenidir. Karın Ağrısı Olan Çocuğa Yaklaşım Nasıl Olmalı? Kendini iyi hissettiği pozisyonda yatıp dinlenmesine izin verin. Yedirmeye çalışmayın. Eğer alabiliyorsa, az az sıvı almasını sağlayın. Doktorunuza danışmadan herhangi bir ilaç vermeyin. Doktora gitmeden karın ağrısıyla birlikte olan bulguları ( ishal, kabızlık, ateş …gibi), ağrının yerini, azaltan veya arttıran faktörleri not ederseniz tanı konmasına yardımcı olacağınızı unutmayın. Fonksiyonel karın ağrısında da çocuğun rol yapmadığını, gerçekten ağrı hissettiğini bilin ve onu suçlamayın. Karın Ağrısında Ne Zaman Doktora Başvurmak Gerekir? Eğer karın ağrısı 12-24 saatte geçmiyorsa veya sık sık tekrarlıyorsa Karın ağrısı, göbek çevresi dışında başka bir bölgedeyse ( Özellikle karnın sağ alt tarafında olan karın ağrılarında apandisit olasılığını göz ardı etmemek gerekir !) Çocuğun genel durumu kötü görünüyorsa ( Anne baba kendi hislerine güvenip hareket etmeliler, kimse çocuğunuzu sizin kadar iyi tanıyamaz ) Uzamış kusma varsa ( 12-24 saati geçen kusmalar ) Sarı- yeşil, safralı kusmalar varsa Kanlı kusma varsa Kanlı ishal varsa İdrar yapmada ağrı, sık idrara çıkma varsa çocuk doktoruna başvurmalısınız. Doktor Ne Yapar? Doktor çocuğu ayrıntılı bir muayeneden geçirir. Bazen muayene bulguları ve sizin verdiğiniz bilgiler tanıya ulaşmada yeterli olur. Bazen de karın filmi, ultrason, gaita incelemesi, idrar testi, bazı kan testlerinin görülmesi gerekebilir. Eğer, ilk muayenede karın bulguları belirgin değilse, doktor çocuğu takibe alıp birkaç saat içinde muayenesini tekrarlamak isteyebilir. Bazen de cerrahi bir nedenden şüphelenirse, çocuğu bir cerrahın da görmesi gerekebilir.  ? Details...

Hepatit B Hepatite yol açan virüslerden biri de Hepatit B virüsüdür. Ancak; Hepatit A'dan farklı olarak ciddi bir enfeksiyona yol açar, kronik karaciğer hasarına, ölümcül komplikasyonlara neden olabilir. Ne yazık ki, ülkemiz Hepatit B 'nin sık görüldüğü ülkeler arasında yer almakta, bazen taşıyıcılar rutin kontrollerde tesadüfen saptanmaktadır. Mikrobu taşıyan anne, doğum sırasında bebeğe bulaştırabilir. Ayrıca, kan ve vücut sıvılarıyla temasla, cinsel yolla da bulaşır. Hepatit B virüsü, anne sütüyle bulaşmamaktadır. Mikrop alındıktan yaklaşık 6 hafta sonra belirtiler görülebilir. 1-2 ay sürebilir, bazen hiç belirti olmayabilir. İştahsızlık, halsizlik, döküntü, eklem ağrısı, sarılık görülebilir. Kronik karaciğer hasarına yol açabilir, kronik taşıyıcılık gelişebilir, yıllar içinde karaciğer kanseri, siroz gibi komplikasyonlarla ölümcül olabilir.  Kesin tanı, kan testiyle konur. Gebelikte annenin hepatit B kan testlerinin yapılması ihmal edilmemelidir. Çünkü anne taşıyıcı bile olsa, yenidoğan bebeği hemen yapılacak aşı ve immunglobülin ile korumak mümkündür. Kesin bir tedavisi yoktur. Enfekte kişi, uzun dönemde takibe alınır. Bebeklere doğar doğmaz başlanan aşı ile ( toplam üç doz ) korunma mümkündür.    ? Details...

İdrar Yolu Enfeksiyonu İdrar yolu enfeksiyonu, çocuklarda sık görülür. Anatomik yapılarından dolayı kızlar, bu enfeksiyona daha yatkındırlar. Erkeklerde ise, 1 yaştan önce idrar yolu enfeksiyonu daha sık görülür. Sünnet olmuş erkek çocuklarda, idrar yolu enfeksiyonu riski azalmaktadır. En sık nedeni, barsaktaki bakterilerin idrar yoluna bulaşarak yukarı doğru yol almalarıdır. Çocuğun yaşı ne kadar küçükse, belirtileri anlamak da o kadar güç olur. Küçük bebeklerde, huzursuzluk, ateş, kilo alamama, kusma, idrarda değişik renk veya koku görülebilir. Daha büyük çocuklar ise; karın ağrısı, sık ve az idrar yapma, idrarda yanma, kanlı idrar, ateş, idrar kaçırma gibi şikayetlerle karşımıza gelebilirler. Ateş çok yüksekse, kusma, yan ağrısı varsa piyelonefrit ( böbrek iltihabı ) düşündürür. Böbreklerin zarar görmemesi için tedaviye hızla başlanması gerekir. Bu yakınmalarla doktora başvurduğunuzda, tanı koymak için çocuktan idrar tetkiki ve idrar kültürü istenecek, kültürde saptanan mikrobun hangi antibiyotiğe hassas olduğu antibiyogram ile saptanacaktır. Uygun antibiyotik tedavisi ile çabuk sonuç alınacak, çocuk 1-2 gün içinde rahatlayacaktır. İdrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda, idrarın mesaneden böbreklere doğru geri kaçışının ( reflü ) olup olmadığını saptayacak özel grafilerin çekilmesi gerekebilir. Eğer, reflü varsa koruyucu tedavilerle böbreklerin zarar görmesi önlenecek, ileri derece reflülerde ameliyat gerekecektir. İdrar yolu enfeksiyonunu önlemek için; bebeklerde bezi sık değiştirip altının kirli kalmamasını sağlamak, özellikle kızlarda alt temizliğini önden arkaya doğru yapmak önemlidir. Çocuk büyüdüğünde de tuvalette kendi temizliğini uygun şekilde yapması, gerekli oldukça tuvalete gidip mesaneyi boşaltması konusunda uyarılmalıdır. Özellikle okul çağındaki çocuklar, okulda geçirdikleri uzun saatler boyunca tuvalete gitmeden eve gelebiliyorlar, böylece idrarın uzun süre mesanede kalmasıyla enfeksiyonlara zemin hazırlıyorlar. Bol su içilmesi de, idrar yolu enfeksiyonundan koruyucu olacaktır.  ? Details...

Kızıl Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. Diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı antibiyotik tedavisi gerektirmesidir.  Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini oldukça kötü hissetmekte, başağrısı, karın ağrısı, bulantıdan şikayet etmektedir. Mikrop, boğaza alındıktan 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır. Kasık ve koltuk altında daha yoğun olabilir. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür, dokununca zımpara kağıdı hissi verir. Bu sırada, hastanın dili de beyaz veya kırmızı çileğe benzer bir görünüm alabilir. Kesin tanı, boğazdan alınacak kültürde streptokok bakterisinin gösterilmesiyle konur. Streptokok anjini geçiren biriyle yakın temas, aynı bardak, çatal-kaşığı kullanmakla mikrop bulaşır. Temastan sonra kuluçka dönemi 2-5 gündür. Ancak, kişinin hassasiyetine bağlı olarak aynı mikrobu alan başka biri, cilt döküntüsü olmadan sadece anjin geçirebilir. Hasta kişi, tedavi başlandıktan 24 saat sonra artık bulaşıcı değildir.  Kızılda, en önemli nokta doktorun önerdiği antibiyotik tedavisini uygun şekilde kullanmak, önerilenden önce kesmemektir. Doktorunuz, eğer iğne değil de ağızdan tedaviyi tercih ederse, antibiyotik şurubu 10 gün vermeniz gerekecektir. Bu, boğazdan mikrobun tam olarak silinebilmesi ve romatizmal ateş gibi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Çocuğun boğazı acıyacağı için kolay yutabileceği sıvı, yumuşak kıvamlı gıdalar vermek, ılık tuzlu suyla gargara yaptırmak rahatlatıcı olacaktır. Ateş için doktorunuzun önereceği ateş düşürücüyü birkaç gün kullanmanız gerekebilir. Günümüzde kızıl artık korkunç bir hastalık değildir, ancak tedavi edilmesi gereken bir döküntülü hastalık olduğu da unutulmamalıdır.  ? Details...

Rotavirüs İshali Rotavirüs, küçük çocuklarda görülen ağır ishallerden sorumlu bir grup virüstür.Yaklaşık 2 gün süren kuluçka döneminin ardından kusma, ateş, karın ağrısı ve sulu ishal başlar. Ateş ve kusma 2-3 günde geçer, ishal ise 1 hafta- 10 gün kadar sürebilir. Bulaşıcı mıdır? Rotavirüs çok bulaşıcıdır. Mikrop bulaşmış su veya gıdayla, mikrobu taşıyan eller yoluyla vücuda alınır. Yuva gibi kalabalık ortamlarda, özellikle çocuklar tuvaletten sonra ve yemekten önce ellerini yıkamayı unuttuklarında kolayca yayılır. O kadar bulaşıcıdır ki, genel hijyen koşulları ne kadar iyi de olsa, hemen her çocuk 5 yaşını doldurmadan rotavirüs ishali geçirmiş olmaktadır. Ülkemiz gibi ılıman iklim kuşağındaki ülkelerde, kış aylarında görülür. Özellikle 2 yaş altı küçük çocuklar etkilenir. Erişkinde ise, daha hafif seyreder. Nasıl Tanı Konur? Kesin tanı, gaitada virüsün gösterilmesiyle konur. Nasıl Tedavi Edilir? Tedavinin amacı, çocuğun susuz kalmasını önlemektir. Ağızdan sık sık az miktarda sıvı alımı uygun olur. Doktor tuz- şeker karışımından önerebilir. Ağızdan yeterli sıvı alımı sağlanamazsa, özellikle küçük çocukta, hastaneye yatırılıp serum verilmesi gerekebilir. Anne sütü alan bebeğin emzirilmeye devam etmesi çok önemlidir. Antibiyotikler işe yaramaz. Kusma ve ishali durdurucu ilaçlar önerilmez. Önleme: Bu kadar çok görülen bir enfeksiyondan korunmak için ne yazık ki, kullanabileceğimiz bir aşı yoktur. (Not : 2007 öncesi Rotavirüsten korunmak için güvenilir bir aşı mevcut değildi, ancak yapılan çalışmalar sonucunda koruyucu ve güvenilir bir aşı elde edildi. En önemli koruyucu yöntem, el yıkama alışkanlığının kazandırılmasıdır. Hasta çocuğun ishal geçene  ? Details...

Yenidoğan Sarılığı Yenidoğan sarılığı, bebeklerde yaşamın ilk haftasnda sık görülen bir sorundur. Sağlıklı bebeklerdeki normal sarılığa ' Fizyolojik Sarılık ' denir. Sarılığa, bilirubin adlı bir maddenin kan düzeyinin artışı yol açar. Kırmızı kan hücrelerimizin parçalanmasıyla oluşan bilirubin, yenidoğan bebeklerin bazılarında vücuttan atılamaz ( Karaciğer henüz yeterince olgunlaşmamıştır, veya bilirubin biraz fazla miktarda ortaya çıkmıştır) Sonuçta, bebeğin cildi ve göz aklarındaki sarı renk anne babanın dikkatini çeker. Sarılık, genellikle 2-3. günlerde yüzden başlar, giderek vücudun aşağı kısımlarına yayılır. Sarılığın ilk günde başlaması normal değildir, altta başka bir hastalık olabileceğine işaret eder. Yenidoğan sarılığı, bulaşıcı bir hastalık değildir. Doktora başvurduğunuzda, bir kan testi isteyerek bilirubin düzeyine bakacaktır. Sonuca göre, ya bebeği izleme alacak,ya belli bir dalga boyunda UV ışını alması için hastaneye yatıracak ( bu işleme fototerapi diyoruz ), ya da nadiren eğer değer çok yüksekse kan değişimi gerekecektir. Genellikle sarılık 7-10 günde kaybolur. Zor doğumlarda veya prematüre bebeklerde sarılık daha şiddteli olup daha uzun sürebilir. Bebeği sık sık emzirirseniz, barsakları daha sık çalışacak, bilirubin düzeyi daha kolay düşecektir. Toksik düzeylerde bilirubin, bebeğin beynine zarar verebilir, işitme kaybına yol açabilir. Bu nedenle, zaman geçirmeden doktora başvurup uygun tedavinin başlanması önemlidir.  ? Details...

Tüberküloz Her ne kadar çocuk hastalıkları başlığı altında ele alsak ta, aslında tüberküloz (verem) tüm dünyada her yaştan kişiyi tehdit eden yaygın bir hastalıktır. Özellikle akciğerleri etkileyen bakteriyel bir enfeksiyondur. Kişi mikropla karşılaştıktan sonra, bağışıklık sistemi onunla savaşır. Üstesinden gelemezse bakteri akciğerlere yerleşir.Bazen de belirti vermeden yıllarca vücutta kalıp yıllar sonra hastalık alevlenebilir. Bağışıklık sistemi henüz zayıf olduğundan bebekler ve kalabalık, pis ortamlarda yaşayan, iyi beslenemeyen çocuklar hastalık için en riskli gruplardır. Belirtiler Nelerdir? Öksürük, kanlı balgam, hafif ateş, iştahsızlık, kilo kaybı, yorgunluk, terleme, göğüs ve sırt ağrısı, parmaklarda çomaklaşma görülebilir. Ayrıca, tüberküloz vücutta farklı bölgeleri etkileyip menenjit, eklem iltihabı da yapabilir. Etkilenen bölgeye göre belirtiler de farklılık gösterir. Tanı koymak için doktorunuz bir cilt testi isteyecek, şüphe varsa akciğer filmi çektirecek, bazı kan testleri yaptıracak, mikrobun varlığını kanıtlayacak testleri görmek isteyecektir. Tüberküloz, hasta kişinin aksırık ve öksürüğünden bulaşır. Çocuklar, genellikle mikrobu erişkinlerden alırlar. Hasta bir çocuğun yaşıtlarına mikrobu bulaştırma riski çok düşüktür. Tedavi başlandıktan sonra 2-4 hafta daha bulaşıcılık sürebilir. Tedavi 1 yıl kadar uzun sürebilir.  BCG aşısıyla tüberkülozdan korunmak mümkündür.  ? Details...

Katılma Nöbeti Katılma nöbeti, çocukluk çağında, özellikle 2 yaş civarında sık görülen, anne babayı korkutan, ancak neyse ki göründüğü kadar korkunç olmayan nöbetlerdir. Görülme sıklığı yaklaşık % 5 'tir. 6 aydan önce nadirdir, 5 yaş civarında da kaybolur. Nöbet öncesinde çocuğun keyfini kaçıran bir olay olur. Örneğin istediği birşeyin kendine verilmemesi, istediğini yaptıramaması gibi bir olay sonucu yaşadığı hayal kırıklığı veya kızgınlık, korku, canının yanması nöbeti tetikler. Çocuk ağlamaya başlar, ağlama sırasında aniden nefesini tutar, ardından morarır, katılır.Bir diğer türünde ise, rengi bembeyaz olur. Bilincini kaybeder, yaklaşık 30-60 sn içinde kendine gelir. İlk katılma nöbetinde, havale ile giden hastalıklardan ayırt etmek için çocuğun doktor tarafından görülmesi gereklidir. Demir eksikliği bu durumun görülme sıklığını arttıracağı için, tam kan sayımı kontrolü istenecektir. Çok sık tekrarlayan, ciddi nöbetler varsa, ilaç önerilebilir. Katılma nöbeti sırasında fazla ilgi göstermek, nöbetin tekrarlamasını teşvik eder. Bu nedenle; anne babanın çocuğun zarar görmeyecek bir pozisyonda olduğundan emin olduktan sonra, mümkün olduğunca kayıtsız kalması gereklidir  ? Details...

Altıncı Hastalık ( Roseola İnfantum ) Anne babaların altıncı hastalık adıyla tanıdığı Roseola, herpes ailesinden bir virüsün yol açtığı döküntülü bir hastalıktır.  Ateş nedeniyle hastaneye götürülen bebeklerde sık görülen bir enfeksiyondur. En sık 6-18 aylar arasında, bazen diş çıkarma ile birlikte görülür. Önce, bebekte 40 dereceye varabilen bir ateş görülür.( Diş çıkarma tek başına asla bu kadar yüksek ateş yapmaz ) Ateşin bu kadar yüksek olması, anne babayı endişelendirir. Bu endişe oldukça haklıdır, çünkü ateşe hassas bebeklerde ateşli havaleler görülebilir. Ateş düşürücü alınca, bebeğin biraz daha keyifli olduğu görülür. Bu yüksek ateşli dönem, 3-4 gün sürebilir. Bu sırada bebekte yapılan muayenede, tanı koydurucu belirgin bir bulgu saptanmaz. Ateşli dönemin ardından, aniden ateş kaybolur ve özellikle gövde, boyun ve kollarda soluk kırmızı döküntü ortaya çıkar. İşte artık ateşin nedeni ve hastalığının adı belli olmuştur. Bağışıklık sistemi normal olan çocuklarda, herhangi bir komplikasyona yol açmaz   ? Details...

Büyümüş Lenf Bezleri Çocuklarda lenf bezleri, genelde enfeksiyonlar sırasında şişerek özellikle boyunda gözle görülen, ele gelen kitlelere yola açarlar. Bu durum, anne babayı kaygılandırır, kötü olasılıkları akla getirir. Bu yazıda, büyümüş lenf bezleri hakkında bilinmesi gereken önemli noktalara değineceğiz. Lenf bezleri, vücudumuzun savunma sisteminin önemli bir parçasıdır. Enfeksiyonlarla savaşmak için gerekli antikorları üreten hücreler, bu bezlerde bulunur. Bir enfeksiyon sırasında, o bölgeye yakın lenf bezleri aktifleşir, büyürler ve savunma hücreleri ve antikorların üretimi artar. Böylece, vücut enfeksiyon etkenine karşı korunmuş olur. Çocukların bağışıklık sistemi, sık sık önceden karşılaşmadığı mikroplarla karşılaşmakta, onlarla baş etmeye çalışırken vücudun normal bir reaksiyonu olarak lenf bezleri büyümektedir. Belli bir bölgede büyümüş lenf bezleri, genellikle çevre dokulardaki enfeksiyonlara veya o bölgedeki cilt bütünlüğünü bozan kesik, yanık, çizik, sinek ısırığı gibi olaylara bağlıdır. Baş, boyun bölgesi çocuklarda büyümüş lenf bezlerinin en sık görüldüğü yerlerdendir. Anjin, diş veya dişeti enfeksiyonları, ağız içindeki başka enfeksiyonlar buna neden olur. Kafatasının arka bölümü, kulak arkasındaki bezlerde büyüme; bu bölgeyi ilgilendiren enfeksiyonlarda, kızamıkçık gibi bazı döküntülü hastalıklarda görülür. Eğer vücuttaki lenf bezlerinde yaygın bir büyüme saptanırsa, bu durumun nedenleri Enfeksiyonlar Bazı romatizmal hastalıklar İlaçlara reaksiyon Lösemi gibi hastalıklar olabilir. Bazen de lenf bezleri kendileri iltihaplanabilir ( bu duruma lenfadenit denir ). Bu durumda lenf bezi hızla büyür, üstünde kızarıklık, ısı artışı fark edilir. Antibiyotikle tedavi edilmesi gerekli olur. Eğer lenf bezi şişmiş, ısı artışı veya kızarıklık yoksa izleme alınır. Neden olan enfeksiyon geçtikten 1-2 hafta sonra, küçüldüğü görülür. Ancak küçük çocuklarda, bu süreç bazen aylar alabilmektedir. Eğer tüm vücutta lenf bezlerinde büyümeler varsa Beraberinde ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri varsa Şişmiş lenf bezi giderek büyüyorsa Ele sert ve hareketsiz geliyorsa Büyüklüğü 1 cm’den fazlaysa, gerekli araştırmaların yapılabilmesi için zaman kaybetmeden doktora başvurmak gereklidir  ? Details...

--= NFSP =--

Menenjit Menenjit, beyni saran zarların iltihaplanmasıyla oluşan, hemen tedavi edilmezse işitme kaybı, beyin hasarı ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir bakteriyel enfeksiyondur. Hastalığa yakalananların %95'i 5 yaş altındaki çocuklardır. Kalabalık ortamlarda bulunan çocuk ve erişkinler daha fazla risk taşırlar. Bazı virüs türleri de daha hafif bir menenjit tablosuna yol açabilirler. Ancak, bakteriyel menenjit tıbbi bir acildir. Belirtiler Nelerdir? Ateş, şiddetli başağrısı,halsizlik, iştahsızlık, ensede ağrı veya ense sertliği, bilinç bulanıklığı, uyku hali, kusma, parlak ışığa bakamama, ciltte basmakla solmayan lekeler, havale geçirme menenjitin belirtileri olabilir. Menenjit, birkaç gün süren bir üst solunum yolu enfeksiyonu veya barsak enfeksiyonu gibi de başlayabilir. Devamında çocuğun tablosu ağırlaşır, diğer belirtiler de ortaya çıkmaya başlar. Bebeklerde belirtiler daha zor anlaşılabilir. Yüksek veya düşük vücut ısısı, huzursuzluk, kucağa alınınca geçmeyen ısrarlı ağlamalar, uyku hali, beslenmede isteksizlik, kafadaki bıngıldağın normalden bombe olduğu farkedilebilir. Nasıl Bulaşır? Mikrop, solunum yoluyla veya ellerle vücuda alınır. Tanı ve Tedavi Nasıl Yapılır? Bakteriyel menenjit, tıbbi bir acildir. Çocuğun durumundan şüphelenirseniz, hemen doktorunuza başvurmalısınız. Doktor, çocuğu muayene edecek, kesin tanı için beyin omurilik sıvısından örnek alacaktır ( Bu işlemin sanılanın aksine çocuğa herhangi bir zararı yoktur, işlemin yapıldığı bölgede sinir dokusu bulunmamaktadır ). Bakteriyel etken söz konusuysa, hemen antibiyotik tedavisine başlanacak, çocuk büyük olasılıkla hastanede izleme alınacaktır. Bazen, hastayla temastaki kişilere de koruyucu ilaç verilebilir. Eğer viral bir menenjit söz konusuysa, antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Ağrı kesici, ateş düşürücü, sıvı tedavisi gibi rahatlatıcı yöntemlerle hasta takip edilecektir. Menenjiti Önlemek Mümkün mü? Hijyen kurallarına uymak, sık sık elleri yıkamak tehlikeli mikropların vücudumuza ulaşmasına engel olacaktır. Bu konuda, çocuklarımıza örnek olmalı, küçük yaşta iyi alışkanlıklar kazandırmalıyız. Özellikle çocuklarda önemli menenjit etkenleri olan H.influenza ve Pnömokok adlı bakterilerden aşıyla korunmak mümkündür. Anne sütü almanın, pekçok başka faydaları yanında, bebekleri menenjitten de koruduğu gösterilmiştir.  ? Details...

DİL SEÇİMİ

English Arabic Bulgarian Croatian Czech Danish Dutch Finnish French German Greek Hindi Italian Japanese Korean Norwegian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Swedish Catalan Filipino Hebrew Indonesian Latvian Lithuanian Serbian Slovak Slovenian Ukrainian Vietnamese Albanian Estonian Galician Hungarian Maltese Thai Turkish

İSTATİSTİK

BUGÜN62
DÜN336
BU HAFTA1831
BU AY7704
TOPLAM771534

(C) BilCELL
Kabakulak

Kabakulak, tükürük bezlerinde şişliğe yol açıp yanaklarda dolgun görünüme neden olan bir viral enfeksiyondur. Basit bir çocukluk çağı hastalığı olarak görülse de, nadiren menenjit, ensefalit, işitme kaybı, orşit ( testiste iltihabi şişlik ) gibi ciddi komplikasyonlara da yol açabilir. Özellikle 2-12 yaş arası aşısız çocuklar risk altındadırlar. Bebeğinize ilk olarak 15 ayda yaptıracağınız kızamık ızamıkçık Kabakulak aşısı ile, bu hastalığa karşı koruma sağlayabilirsiniz. Ancak tek doz aşı, ömür boyu koruyucu olmadığından önerilen zamanda tekrarını yaptırmayı da unutmamalısınız!

 Hastalık, genellikle ateş, iştahsızlık, halsizlik ile başlar. Ardından tükürük bezinin şişmesiyle yanakta tek veya iki taraflı dolgun bir görünüm ortaya çıkar. Çocuk çene hareketlerinde ağrıdan, yutma güçlüğünden, ağız kuruluğundan yakınır. Bazen başağrısı, karın ağrısı , kusma da olabilir. Mikrobu almış kişilerin 1/3' ü de belirti göstermeden hastalığı geçirirler.

Hasta ile yakın temasla, özellikle solunum yoluyla, öpmeyle, aynı bardak, çatal kaşığı kullanmakla çevredekilere de bulaşır. Bulaşıcı dönem, şişliğin başlamasından 1 gün öncesinden 9 gün sonrasına dek sürer. Bu süreçte okul çocuğunun evde izole edilmesi, sık el yıkamaya önem verilmesi gereklidir. Hasta ile temastan 2-3 hafta sonra, mikrobu alan diğer kişide de belirtiler başlar.

Hastalık sırasında lüzuma göre doktorun önereceği ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir. Yumuşak, kolay çiğnenen, asitli olmayan gıdalar tercih edilmelidir. Eğer; şiddetli başağrısı, yüksek ateş, ısrarlı kusmalar, uyku hali, testislerde ağrı varsa hemen doktorunuza başvurmalısınız.
 

 
BilCELL Bilgisayar letiim - Bodrum Web Tasarm Bilgisayar Cep Telefonu Iphone Notebook Tamiri Sat Kampanyas Bodrum Servis ve Servisi
Copyright © 2010 BilCELL.® All rights Reserved.