MESAİ SAATLERİMİZ

Telefon Numaralarımız;
+90 252 317 05 28
Mesai Saatlerimiz;
Hafta İçi: 09:00-17:00
Cumartesi: 09:00-13:00
Acil Durumlarda 24 Saat GSM' numaralarımızdan Ulaşabilirsiniz...

Haberler

Hepatit A Hepatit A, hepatit virüslerinden birinin yol açtığı karaciğerin iltihabi hastalığıdır. Hepatit virüsleri A'dan G'ye dek uzanan geniş bir yelpazede yer alırlar, farklı özellikleri vardır. Hepatit A, ülkemizde sık görülen, zaman zaman okullarda salgınlar yapan bir hepatit türüdür. Hastayla yakın temasla, enfekte su ve gıdayla bulaşır.  Mikrop alındıktan sonra bir kuluçka döneminin ardından; cilt ve göz aklarında sararma, iştahsızlık, halsizlik, bulantı, kusma, koyu renkli idrar görülebilir. 6 yaş altı küçük çocuklar, sarılık olmadan, hatta hiç belirti olmadan da hastalığı geçirebilirler. Gençler ve erişkinlerde daha ağır seyredebilir. Hasta kişi, belirtiler görülmeden önceki birkaç haftalık dönemde de bulaşıcıdır. Bulaşıcılık sarılık veya diğer belirtiler görüldükten bir hafta sonrasına kadar sürer. Kesin tanı kan testleriyle konur. Özel bir tedavisi yoktur, hastanın genel durumunu destekleyecek tedaviler verilir.Tedavide antibiyotiğin yeri yoktur.  Hijyen kurallarına dikkat etmek, özellikle el yıkama ile enfeksiyondan korunmak mümkündür. En güvenli yöntem ise, 2 yaştan sonra iki doz halinde yapılan aşıyla korunmaktır.  ? Details...

Rotavirüs İshali Rotavirüs, küçük çocuklarda görülen ağır ishallerden sorumlu bir grup virüstür.Yaklaşık 2 gün süren kuluçka döneminin ardından kusma, ateş, karın ağrısı ve sulu ishal başlar. Ateş ve kusma 2-3 günde geçer, ishal ise 1 hafta- 10 gün kadar sürebilir. Bulaşıcı mıdır? Rotavirüs çok bulaşıcıdır. Mikrop bulaşmış su veya gıdayla, mikrobu taşıyan eller yoluyla vücuda alınır. Yuva gibi kalabalık ortamlarda, özellikle çocuklar tuvaletten sonra ve yemekten önce ellerini yıkamayı unuttuklarında kolayca yayılır. O kadar bulaşıcıdır ki, genel hijyen koşulları ne kadar iyi de olsa, hemen her çocuk 5 yaşını doldurmadan rotavirüs ishali geçirmiş olmaktadır. Ülkemiz gibi ılıman iklim kuşağındaki ülkelerde, kış aylarında görülür. Özellikle 2 yaş altı küçük çocuklar etkilenir. Erişkinde ise, daha hafif seyreder. Nasıl Tanı Konur? Kesin tanı, gaitada virüsün gösterilmesiyle konur. Nasıl Tedavi Edilir? Tedavinin amacı, çocuğun susuz kalmasını önlemektir. Ağızdan sık sık az miktarda sıvı alımı uygun olur. Doktor tuz- şeker karışımından önerebilir. Ağızdan yeterli sıvı alımı sağlanamazsa, özellikle küçük çocukta, hastaneye yatırılıp serum verilmesi gerekebilir. Anne sütü alan bebeğin emzirilmeye devam etmesi çok önemlidir. Antibiyotikler işe yaramaz. Kusma ve ishali durdurucu ilaçlar önerilmez. Önleme: Bu kadar çok görülen bir enfeksiyondan korunmak için ne yazık ki, kullanabileceğimiz bir aşı yoktur. (Not : 2007 öncesi Rotavirüsten korunmak için güvenilir bir aşı mevcut değildi, ancak yapılan çalışmalar sonucunda koruyucu ve güvenilir bir aşı elde edildi. En önemli koruyucu yöntem, el yıkama alışkanlığının kazandırılmasıdır. Hasta çocuğun ishal geçene  ? Details...

Orta Kulak İltihabı (Akut Otit Media) Özellikle küçük yaşta çocuğu olan aileler için orta kulak iltihabı ( tıbbi adıyla otit ) ne yazık ki, çok tanıdıktır. Küçük çocukları en sık doktora getiren enfeksiyon sebeplerinden biri orta kulak iltihabıdır. Ani ağlamalar, şiddetli kulak ağrısıyla aileyi de çocuğu da üzen bir tablodur. Neden Çocuklarda Orta Kulak İltihabı Sık Görülür? Çocuklarda, özellikle 6 ay- 2 yaş arası, başka bir risk faktörü olmasa da anotomik olarak östaki tüpleri (genizden orta kulağa uzanan tüp), erişkindekine göre daha kısa ve yatay olduğu için, burun veya boğazdaki mikroplar kolayca orta kulağa kadar ilerleyebilmektedir. Ayrıca bağışıklık sistemi henüz yeni gelişmekte olduğundan sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirirler, bu da orta kulak enfeksiyonuna zemin hazırlar. Diğer Risk Faktörleri Nelerdir? Sigara dumanına maruz kalmak Yatar pozisyonda biberonla beslenmek Yuva, kreş gibi kalabalık ortamlarda bulunmak Allerjik bünye- özellikle inek sütü, ev tozu allerjileri Kulağa Su Kaçması Orta Kulak Enfeksiyonuna Yol Açar mı? Hayır. Mikrop kulağa dışarıdan değil içeriden (boğazdan) gelip enfeksiyona yol açar. Annelerin, banyoda kulağına su kaçırıp kulağının iltihaplanmasına yol açtım diye üzülmesine gerek yoktur! Nasıl Anlaşılır? Derdini anlatabilen yaşta bir çocuksa, zaten kulak ağrısını tarif edecektir. Özellikle gece, yatınca artan veya aniden uykudan uyandıran bir ağrı görülebilir. Daha küçük çocuklarda ise, huzursuzluk, ağlama, uyuyamama kulak ağrısına işaret edebilir. Kulakla oynama, kulağı çekiştirme bebeklerde her zaman kulak iltihabı demek değildir. Çoğu bebek bunu sırf meraktan veya diş çıkarırken yapar. Gerçekten iltihap olduğunda ise, çoğu zaman kulağı ellemeyecek veya elletmek istemeyecektir. Ateş görülebilir. Kusma, ishal görülebilir. Bazen kulaktan kanlı veya iltihaplı akıntı görülebilir. Bu yakınmalarla doktora gittiğinizde, doktorunuz kulak muayenesi ile kesin tanıya ulaşacaktır. Otit Nasıl Tedavi Edilir? Tedavide temel amaç, ağrı kesiciyle çocuğu rahatlatmak ve antibiyotikle enfeksiyonu ortadan kaldırmaktır. Tedavide doktorun önerdiği süre ve doza uymak önemlidir. Korunmak İçin Neler Yapılabilir? Öncelikle dengeli beslenme, uygun aşılama ile çocuğunuzun bağışıklık sistemini güçlü tutmalısınız. Anne sütü alan bebeklerin, diğer pek çok enfeksiyon gibi orta kulak iltihabına karşı da korunaklı olduğunu unutmamalı, ilk 6 ay bebeğinizi sadece anne sütüyle beslemelisiniz. Bebeğe yatar pozisyonda biberon vermemelisiniz. Özellikle yuva gibi kalabalık ortamlarda bulunan çocuğa el yıkama alışkanlığı kazandırmalısınız. Bebek ve çocukları sigara dumanından uzak tutmalısınız.  ? Details...

Doğuştan Kalça Çıkığı  Doğuştan Kalça Çıkığı, çocuklarda sık görülen, erken anlaşılıp tedavi edilmezse kalıcı sakatlıklara yol açabilen bir sorundur. Üst bacak kemiğinin başı ile kalça eklemi arasında değişik derecelerde uyumsuzluk vardır. Bebek anne karnında gelişirken oluşan bazı problemler, kalça çıkığına neden olur. Kızlarda, ilk bebeklerde, makat gelişiyle doğan bebeklerde ve ailede kalça çıkığı öyküsü olanlarda daha sık görülmektedir. Genellikle, kalça tek taraflı olarak etkilenir. Hiç belirti vermeyebilir. Bebeğin bir bacağı daha kısa görünebilir, uyluktaki cilt kıvrımları asimetrik olabilir. Bebeğin bacaklarını rahatça yana açamadığı farkedilebilir. Bebeklikte anlaşılmamış vakalarda, yürümeye başladığında yalpalama, topallama, parmak ucunda yürüme görülebilir. Sağlam bebek izleminde, doktorunuz kalça kontrollerini de yapacak, şüphelenirse kalça grafisi veya ultrasonu ile kesin tanıyı koyacaktır. Daha sonra bir ortopedi uzmanına gönderileceksiniz. Özel bazı cihazlar veya alçılar yardımıyla kalça eklemi istenen pozisyona getirilecek, normal gelişim sağlanacaktır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonuç o kadar iyi ve tedavi o kadar kolay olacaktır. Geç kalınmış vakalarda, ameliyat gerekli olacaktır. Bebekte tam gelişmemiş bir kalça eklemi mevcutsa, kalça çıkığına meydan vermemek için bebeği sıkıca sarıp kundaklamaktan, hareketini kısıtlayacak sıkı kıyafetler giydirmekten, küçük bez kullanmaktan kaçınmak gerekir.  ? Details...

Kızıl Kızıl, çocuklarda görülen ateşli ve döküntülü bir hastalıktır. Anjine yol açan streptokok adlı bakterinin bazı türlerinin ürettiği bir toksin, hassas kişilerde kızıl döküntüsüne yol açar. Diğer çocukluk çağı döküntülerinden en önemli farkı antibiyotik tedavisi gerektirmesidir.  Hastalığın başlangıcında boğaz ağrısı ve ateş vardır. Çocuk kendini oldukça kötü hissetmekte, başağrısı, karın ağrısı, bulantıdan şikayet etmektedir. Mikrop, boğaza alındıktan 2 gün sonra döküntü görülür. Döküntü yüz ve enseden başlayıp vücuda yayılır. Kasık ve koltuk altında daha yoğun olabilir. Hafif ciltten kabarık, kaşıntılı bir döküntüdür, dokununca zımpara kağıdı hissi verir. Bu sırada, hastanın dili de beyaz veya kırmızı çileğe benzer bir görünüm alabilir. Kesin tanı, boğazdan alınacak kültürde streptokok bakterisinin gösterilmesiyle konur. Streptokok anjini geçiren biriyle yakın temas, aynı bardak, çatal-kaşığı kullanmakla mikrop bulaşır. Temastan sonra kuluçka dönemi 2-5 gündür. Ancak, kişinin hassasiyetine bağlı olarak aynı mikrobu alan başka biri, cilt döküntüsü olmadan sadece anjin geçirebilir. Hasta kişi, tedavi başlandıktan 24 saat sonra artık bulaşıcı değildir.  Kızılda, en önemli nokta doktorun önerdiği antibiyotik tedavisini uygun şekilde kullanmak, önerilenden önce kesmemektir. Doktorunuz, eğer iğne değil de ağızdan tedaviyi tercih ederse, antibiyotik şurubu 10 gün vermeniz gerekecektir. Bu, boğazdan mikrobun tam olarak silinebilmesi ve romatizmal ateş gibi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Çocuğun boğazı acıyacağı için kolay yutabileceği sıvı, yumuşak kıvamlı gıdalar vermek, ılık tuzlu suyla gargara yaptırmak rahatlatıcı olacaktır. Ateş için doktorunuzun önereceği ateş düşürücüyü birkaç gün kullanmanız gerekebilir. Günümüzde kızıl artık korkunç bir hastalık değildir, ancak tedavi edilmesi gereken bir döküntülü hastalık olduğu da unutulmamalıdır.  ? Details...

BEŞİNCİ HASTALIK Beşinci hastalık, parvovirüs B19 adlı virüsün yol açtığı döküntülü bir hastalıktır. Özellikle 5-15 yaş arası çocuklarda görülür. Çocuklarla temasta olan, önceden bu virüsle karşılaşmamış erişkinlerde de görülebilir. Beşinci Hastalık Nasıl Bulaşır? Nasıl Belirti verir?  Hastalık etkeni olan virüs, kişiden kişiye hava yoluyla, örneğin aksırık, öksürükle bulaşır. 1-3 hafta kadar süren kuluçka döneminden sonra gribe benzer yakınmalar ortaya çıkar. Hasta kişi bu dönemde çevresi için bulaşıcıdır. Ardından yanaklarda tokat atılmış görünümü veren bir kızarıklıkla döküntü başlar. Birkaç gün içinde kol ve bacaklarda dantel görünümlü bir döküntü ortaya çıkar. Nadiren vücuda da yayılabilir. Beşinci hastalığın döküntüsü kaşıntılıdır. Hastalığı erişkin yaşta geçirenlerde, kadınlarda daha sık olmak üzere eklemlerde ağrı ve şişlikler görülebilir. Ateş, halsizlik olabilir. Bazen de hiç belirti vermeden geçirilebilir. Döküntü yaklaşık 1 hafta kadar sürer. Sonraki birkaç haftada; ısı değişiklikleri, stres, efor gibi tetikleyicilerle döküntünün tekrar çıkıp kaybolduğu görülebilir. Hastalığı geçiren kişi ömür boyu bağışıklık kazanacaktır. Beşinci Hastalık Tehlikeli midir? Beşinci hastalık, bazı riskli kişiler dışında tehlikeli bir hastalık değildir, masum bir döküntülü hastalıktır. Bu riskli gruplar: Önceden virüsle karşılaşmamış hamileler ( Hamile kadın virüsü alırsa %5 olasılıkla bebeğe de geçebilir. Bu durumda bebekte ciddi kansızlıklara yol açabilir. Düşük veya ölü doğumlara da neden olabilir. ) Bağışıklık sistemi zayıf hastalar Kronik kansızlığı olan hastalardır. Beşinci Hastalık Nasıl Tedavi Edilir? Viral bir hastalık olduğundan etkene yönelik tedavisi yoktur, kendiliğinden geçer. Ancak ateş veya kaşıntı için rahatlatıcı ilaçlar önerilebilir. Hastayı serin tutmak, serin suyla duş yaptırmak kaşıntıya iyi gelecektir. Tedavi gerektiren diğer döküntülü hastalıklardan, ilaç ve gıda alerjilerinden ayrılması için doktor tarafından görülmesi uygun olacaktır.   ? Details...

Kızamıkçık Kızamıkçık, çocuk ve erişkinde görülebilen, hafif ateş ve döküntüyle seyreden bulaşıcı bir hastalıktır. Ancak hamile kadın, özellikle ilk aylarda kızamıkçık geçirirse, anne karnındaki bebek etkilenebilir. Aşının kullanıma girmesinden önceki dönemlerde, gebelikte annenin geçirdiği enfeksiyon sonucu; düşükler veya bebekte katarakt, körlük, sağırlık gibi sorunlar ortaya çıkabiliyordu. Kızamıkçık, virüs kaynaklı bir enfeksiyondur. Özellikle kış sonu ve ilkbahar aylarında görülmektedir. Döküntü yüzden başlayıp aşağıya yayılan soluk kırmızı renktedir. 3 gün sürer. Özellikle kulak arkası ve ensede şişmiş lenf bezleri tipiktir. Hafif bir ateş veya boğaz ağrısı olabilir. Nadiren, eklemlerde ağrı, şişlik görülür. Oldukça bulaşıcı bir enfeksiyondur. Hastalık tablosu başlamadan 2 hafta öncesinden 1 hafta sonrasına kadar bulaşıcıdır. Direkt temas veya havayoluyla bulaşır. Genellikle klinik tablo, tanı koydurucudur. Eğer doktor gerekli görürse, kan testleri de yaptırabilir. Viral bir hastalık olduğundan herhangi bir tedavisi yoktur. Gerek olursa, ateş düşürücü, ağrı kesiciler verilebilir. Aşı ile korunulan bir hastalıktır. Aşısı oldukça etkilidir. 1 yaşına gelen çocuk, kızamık kızamıkçık kabakulak aşısı şeklinde kombine bir aşıyla aşılanır. Bunun 4-6 yaştaki tekrarı da ihmal edilmemelidir. Hastalığı geçirmemiş, aşılanmamış, hamilelik planlayan genç kadınların, işi gereği çocuklarla, gebelerle temasta olanların aşılanması uygun olur.  ? Details...

Kusma ve İshalli Çocuğa Yaklaşım Kusma ve ishal her yaşta çocukta sık görülen yakınmalardır. Aynı anda başlayabilir veya kusmanın ardından ishal gelebilir. Kusma ve ishalin pek çok nedeni olabilir, ancak en sık kusma nedeni sindirim sistemine alınan bir virüs veya yenilen gıdalardır. İshal de en sık yenilen gıdalardan, enfeksiyondan veya antibiyotik alımından ortaya çıkar.  Kusma anne babaları en çok endişelendiren belirtilerden biridir. Bu endişe ve panikle de bazen yanlışlar yapabilirler. Örneğin çocuğun susuz kalacağından korkup hızla birşeyler içirmeye çalışmak doğru değildir. Evet, sıvı alması gerekmektedir, ama bunun yavaş yavaş, yudum yudum olması emilebilmesine olanak sağlayacaktır. Yemek için teklifte bulunmamak en iyisidir. Altta ciddi bir neden yoksa, çoğu kusma yaklaşık 12 saatte geçecek, çocuk rahatlayacaktır. Yudum yudum vereceğiniz sıvı, su veya doktorunuzun önereceği tuz-şeker karışımı olabilir. Kusma azalınca sıvı verme hızını arttırabilirsiniz. Ancak, çocuğun susuz kaldığından endişe ediyorsanız, kaybını yerine koyamadığınızı düşünüyorsanız, hemen doktorunuza ulaşmalısınız. Sindirim sistemine aldığımız virüsler, önce kusma ardından ishale yol açarlar. İshalde de çocuğun sıvı kaybını karşılamak çok önemlidir. Eğer, ishalle kaybettiği sıvıyı verdiğiniz içeceklerle telafi edebiliyorsanız, ne kadar sık gaita yapsa da sorun olmayacaktır. Eğer, yemek istiyorsa, barsak hareketlerini hızlandırmayacak muz, şeftali, elma, patates, ekmek, pirinç, yoğurt ( özellikle probiyotik yoğurt ) gibi gıdalar verebilirsiniz. Eğer hasta anne sütü alan bir bebekse, emmeyi sürdürmekte fayda vardır, böylece ishali daha kolay atlatacaktır. Kusma ve ishal durdurucu ilaçları, doktorunuz genellikle önermeyecektir. Çünkü; kusma ve ishal vücudun kendini rahatsız eden maddeyi uzaklaştırması için faydalı mekanizmalar olarak kabul edilmektedir.  ? Details...

Kabızlık Çocuklarda kabızlık, gaita sıklığından çok gaitanın sertliği veya yapmadaki zorlukla tanımlanır. Çünkü gaita sıklığı çocuktan çocuğa ve bebeklik, çocukluk döneminin belli zamanlarında farklı olabilmektedir. Bebekler, özellikle anne sütüyle beslenenler, her gün çok sayıda bez kirletirler. Bebek büyüdükçe sayı azalacak, 2 yaşında ortalama günde 2, 4 yaşında ortalama günde 1 kaka yapacaktır. Eğer, alışılmış sıklıkta kaka yapmıyor ve kakası sert, kuruysa, yaparken zorlanıp canı yanıyorsa kabız olduğundan söz edebiliriz. Kabızlığın Nedenleri :   Beslenme : Anne sütünden ek gıdalara geçiş veya yeni bir mamaya başlama kabızlığa sebep olabilir. Daha büyük çocuklar ise, genellikle tercih ettikleri gıdalar lifden fakir, barsakta posa bırakmayan gıdalar olduğu ve yeterince su içmedikleri için kabız olurlar. Ayrıca inek sütü ve süt ürünleri bazı çocuklara kabızlığa neden olmaktadır.    Erken Tuvalet Eğitimi : Çocuk henüz hazır olmadığı bir dönemde tuvalet eğitimine zorlanırsa, protesto edip kakasını tutmaya başlayabilir. Tuvalet İhtiyacını Erteleme : Eğer çocuğunuz, oyunu veya seyrettiği çizgi filmi bırakıp tuvalete gitmiyor, ihtiyacını erteliyorsa, bu durum kabızlığa sebep olacaktır. Hastalıklar : Bazı barsak hastalıkları, tiroid bezinin az çalışması ( hipotiroidi), gıda allerjileri kabızlığa yol açabilir. İlaçlar : Kullandığı bazı ilaçlar kabızlığa neden olabilir. Kabızlığa Yaklaşım : Kabız olan çocuk, gaita yaparken çok zorlanıp canı yandığı için bundan kaçınmaya başlar. Böylece de, gaita giderek sertleşir, bir sonraki seferde canı daha çok yanar. Hatta bazen makatta çatlaklar oluşup kanamaya neden olabilir. Böylece, bir kısır döngü başlar. Çocuğu rahatlatmak için bu kısır döngüyü kırmak gereklidir. İlk adım olarak beslenme düzenini değiştirmek uygundur. Bol sebze, meyve, posalı gıdalar yedirmek, beyaz un mamülleri, muz, pilav, patates, süt ürünlerini azaltmak, bol su içmesini sağlamak yararlı olacaktır. Tuvalet ihtiyacını ertelemeden, hergün belli bir saatte ( özellikle kahvaltı, yemek sonrası) tuvalete oturmasını sağlamak alışkanlık kazanmasını sağlayacaktır. Bu önlemlerle sonuç alınamıyorsa, doktorunuz bazı ilaçlar da önerebilir.  ? Details...

Hepatit B Hepatite yol açan virüslerden biri de Hepatit B virüsüdür. Ancak; Hepatit A'dan farklı olarak ciddi bir enfeksiyona yol açar, kronik karaciğer hasarına, ölümcül komplikasyonlara neden olabilir. Ne yazık ki, ülkemiz Hepatit B 'nin sık görüldüğü ülkeler arasında yer almakta, bazen taşıyıcılar rutin kontrollerde tesadüfen saptanmaktadır. Mikrobu taşıyan anne, doğum sırasında bebeğe bulaştırabilir. Ayrıca, kan ve vücut sıvılarıyla temasla, cinsel yolla da bulaşır. Hepatit B virüsü, anne sütüyle bulaşmamaktadır. Mikrop alındıktan yaklaşık 6 hafta sonra belirtiler görülebilir. 1-2 ay sürebilir, bazen hiç belirti olmayabilir. İştahsızlık, halsizlik, döküntü, eklem ağrısı, sarılık görülebilir. Kronik karaciğer hasarına yol açabilir, kronik taşıyıcılık gelişebilir, yıllar içinde karaciğer kanseri, siroz gibi komplikasyonlarla ölümcül olabilir.  Kesin tanı, kan testiyle konur. Gebelikte annenin hepatit B kan testlerinin yapılması ihmal edilmemelidir. Çünkü anne taşıyıcı bile olsa, yenidoğan bebeği hemen yapılacak aşı ve immunglobülin ile korumak mümkündür. Kesin bir tedavisi yoktur. Enfekte kişi, uzun dönemde takibe alınır. Bebeklere doğar doğmaz başlanan aşı ile ( toplam üç doz ) korunma mümkündür.    ? Details...

--= NFSP =--

İnmemiş Testis Erkek bebekte, doğum öncesi karında olan testisler ( yumurtalıklar), 32-36 gebelik haftalarında skrotuma ( torbaya ) inerler. Ancak, bazı bebeklerde doğumda bu iniş tamamlanmamış olabilir. Eğer, bebeğin testisleri normal yerinde ele gelmiyorsa, kasıkta kalmış olabilir, skrotumun üstünde ele gelirler. Bazen de testisler, karın içinde olabilirler veya hiç gelişmemiş olabilirler. İnmemiş Testis Kimlerde Görülür? İnmemiş testis, anne karnındaki normal süreyi tamamlamadan doğan prematür bebeklerde daha sık görülmektedir. Doğumda Yerinde Olan Testisler Sonradan Yukarı Çıkar mı? Bazı çocuklarda, testisler bebeklikte yerinde olup çocuk büyüdükçe, testisleri karına birleştiren bağın yeterince hızlı büyümemesi sonucu yukarıda kalabilirler. Bu yüzden anaokulu, ilkokul çağındaki erkek çocukların testisleri de kontrol edilmelidir. Retraktil Testis Nedir? Bazı çocuklarda ise, retraktil testis denilen, bazen skrotuma inen bazen de yukarı kaçan testisler görülebilir. Eğer, testis günün büyük bölümünde skrotum dışında kalıyorsa, bunu da inmemiş testis gibi kabul edip tedavi etmek hastanın lehine olacaktır. İnmemiş Testisin Yol Açtığı Riskler Nelerdir? İnmemiş testis, ileride kısırlık veya kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Bazen kasık fıtığıyla da birlikte olabilir. Ne Zaman Tedavi Edilir? Nasıl Tedavi Edilir? İnmemiş testislerin çoğu ilk 3 ayda, bir bölümü de 3-6 ay arasında normal yerine iner. 6 ayda inmeyen testisin tedavi edilmesi gereklidir. Bazen hormon tedavisi denenir, ancak kesin tedavi ameliyattır. Operasyon ile testis normal yerine getirilir. Ameliyatın mümkün olan en kısa zamanda, tercihen 1 yaşı geçmeden yapılması uygun olur.  ? Details...

DİL SEÇİMİ

English Arabic Bulgarian Croatian Czech Danish Dutch Finnish French German Greek Hindi Italian Japanese Korean Norwegian Polish Portuguese Romanian Russian Spanish Swedish Catalan Filipino Hebrew Indonesian Latvian Lithuanian Serbian Slovak Slovenian Ukrainian Vietnamese Albanian Estonian Galician Hungarian Maltese Thai Turkish

İSTATİSTİK

BUGÜN156
DÜN219
BU HAFTA677
BU AY2586
TOPLAM745678

(C) BilCELL
Lösemi Nedir?

 Lösemi, bağışıklık sistemimizin önemli bir parçası olan beyaz kan hücrelerinin ( alyuvarlar ) kontrolsüz çoğalması sonucunda oluşan bir çeşit kanserdir. Çocukluk çağında en sık görülen kanser türüdür. En çok görüldüğü yaşlar 2-8 yaşları arasıdır. Lösemide, kemik iliğinde çok sayıda anormal hücre kontrolsüzce çoğalır ve normal kan hücrelerinin yerini alır. Bu nedenle hasta, enfeksiyon ve kanamaya açık hale gelir. Kemik iliğinden başlayan lösemi, vücudun farklı yerlerine de yayılabilir. Çocukluk çağında en sık ALL ( Akut Lenfoblastik Lösemi ) denilen türü görülmektedir.

Löseminin Nedeni Nedir?
Löseminin nedeni kesin olarak bilinmiyor. Ancak, bazı risk faktörlerinden bahsedilebilir. Down sendromu gibi bazı kromozomal hastalıklar, genetik yatkınlıklar, bazı viral enfeksiyonlar, yüksek doz radyasyona maruz kalmak, benzen türü kimyasal maddelere maruz kalmak bu risk faktörleri arasındadır. Bu risklere sahip kişilerin tümünde lösemi görülmemektedir.

Son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda, gebelik sırasında sigara içen annelerin çocuklarında artmış lösemi sıklığı saptanmıştır.

Anne sütü almanın ise, çocuklarda lösemiden koruyucu etkisi olduğu düşünülmektedir.

Löseminin Belirtileri Nelerdir?
Soluk görünüm ( düşük kan değerlerine bağlı)
Ateş
İştahsızlık, halsizlik
Kilo kaybı
Kolay morarma ve kanama ( Burun kanaması, dişeti kanaması )
Gece terlemesi
Kemik ve eklem ağrıları
Düzelmeyen enfeksiyonlar
Karında şişlik ( Karaciğer ve dalak büyümesine bağlı )
Lenf bezelerinde büyüme ( boyun, koltukaltı, kasıkta olabilir )
Lösemi Nasıl Tedavi Edilir?
Çocukluk çağı lösemisi tedavi edilebilen bir hastalıktır. Hastalığın türüne göre bazı tedavi protokolleri uygulanmakta, uygun tedavi ve destekle iyi sonuçlar alınmaktadır.

Kemoterapi ( ilaç tedavisi ): İlaçlar hap şeklinde, iğne şeklinde olabilir veya damardan serum içinde verilebilir. Bu ilaçların etkisiyle kötü huylu hücreler yok edilmektedir.

Radyoterapi ( ışın tedavisi )

Kemik iliği nakli: Nadiren bazı hastalarda gerekebilmektedir.
 

 
BilCELL Bilgisayar letiim - Bodrum Web Tasarm Bilgisayar Cep Telefonu Iphone Notebook Tamiri Sat Kampanyas Bodrum Servis ve Servisi
Copyright © 2010 BilCELL.® All rights Reserved.